Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9834 E. 2023/10048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9834
- Karar No
- 2023/10048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/405 E., 2023/121 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde kurum işleminin iptali davasında davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı Kurum'un bila tarihli b13.2 SSK.4.34.07.00 sayılı yazısı ile bildirilen resen iş yeri tescil işleminin ve 06.02.2017 tarihli 88862918/202.01.0/664469 ilgi sayı ile talep edilen fark prim borcunun iptali talebidir. Söz konusu idari para cezasının kooperatif üyesine tebliğine iptal kararı verilinceye kadar yapılacak işlemlerin telafisi imkansız zararlara sebebiyet verecek olması nedeni ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2019 tarih, E.2017/177, K.2019/212 sayılı kararıyla; "Dosyanın incelenmesinden; şikayet üzerine ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 913 ada 1 Parsel Göksu Evleri Begonya Caddesi No:25 Blok B22b adresinde yapılan denetimde "B22b" numaralı bağımsız bölümün önünde bulunan havuzun ruhsatsız olarak yapıldığının 20.12.2016 tarihli yapı tatil zaptıyla tespit edilmesi üzerine ... Belediye Encümeninin 28.12.2016 tarih ve 2016/707 sayılı kararı ile yapının sahibi olduğundan bahisle davacı kooparatife 3194 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince 986,36 TL para cezası ve aynı Kanun'un 32 nci maddesi uyrarınca yıkımına ilişkin işlemin tesisi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, söz konusu yapıdaki ayrılıkların tespiti üzerine verilen idari para cezası ve yıkımına ilişkin ... Belediye Encümeni kararlarının iptali istemiyle davacı tarafından açılan dava dilekçesi ekinde para cezasının davaya konu bağımsız bölüm sahibi şahıs tarafından kredi kartı ile ödendiği, dava konusu yapıya ilişkin tespit edilen mimari porojesine aykırılıklar yapının bağımsız bölümlerine ilişkin olduğu, davacının maliki olduğu söz konusu taşınmazı (yapının bağımsız bölümünü) 1995 tarihinde devir yoluyla elde etmiş olduğu, yapı tatil tutanağında ise yapının kim tarafından yapıldığına ilişkin somut bir tespitinde olmadığı birlikte değerlendirildiğinde söz konusu yapının davacı tarafından yapılmadığı sonucuna varılmıştır. ... 2. İdare Mahkemesinin 2017/206 Esas 2017/1653 karar sayılı kararı ve ... 4. İdare Mahkemesinin 2017/911 Esas 2017/2083 karar sayılı davanın kabulüne dair kararlar nazara alınarak dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı olan işlemlerin iptal edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, müvekkili kurumun 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi doğrultusunda işlem gerçekleştirdiğini, tutanağa bağlanmış tespit ve işlemin aksinin ispat yükünün davacı tarafa ait olup, davacının ispat yükünü yerine getiremediğinden davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2021 tarih ve E.2019/1837, K.2021/1967 sayılı kararı ile "... İncelemede; ... 2. İdare Mahkemesinin 2017/206 Esas 2017/1653 karar sayılı kararı ve ... 4. İdare Mahkemesinin 2017/911 Esas 2017/2083 karar sayılı kararları nazara alınarak, dava konusu resen iş yeri tescil işleminin ve 06.02.2017 tarihli ilgi sayı ile talep edilen fark prim borcunun dayanağı ruhsatsız yapının davacı kooperatif tarafından yapılmadığından işlemlerin iptal edildiği anlaşılmakla, SGK tarafından resen iş yeri tescil işleminin ve 06.02.2017 tarihli yazı ile talep edilen fark prim borcunun iptaline dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu görülmekle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 11.04.2022 tarih ve E.2022/1307, K.2022/5307 sayılı kararında; "Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi olup "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; şikayet üzerine ... Belediyesince ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 913 ada 1 Parsel Göksu Evleri Begonya Caddesi No:25 Blok B22b adresinde yapılan denetimde "B22b" numaralı bağımsız bölümün önünde bulunan havuzun ruhsatsız olarak yapıldığı tespit edilerek 20.12.2016 tarihli yapı tatil zaptı düzenlendiği, durumun SGK ya bildirilmesi üzerine SGK tarafından kooperatif adına işyeri dosyası resen tescil edilerek prim borcu çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, resen tahakkuk ettirilen prim borcu bulunmadığının tespiti ve tahakkuk işleminin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, kooperatife kesilen cezanın idare mahkemesince iptal edilmesiyle idare mahkemesi kararındaki gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik incelemeye dayalıdır. Bu nedenle yukarıda belirtilen mevzuat hükmü çerçevesinde prosedür işletilerek talep hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedeni" olduğu gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Bozma ilamı doğrultusunda ... SGM'ye müzekkere yazılarak davacı kooperatifin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi uyarınca dava konusu resen tescil işleminin ve kurumca tespit edilen prim borcu kurum işlemine karşı ilgili kurum ünitesine itiraz edip etmediği, itiraz sonucunda davalı kurum tarafından verilen kararın, bu kurum işlemlerine dair tebliğ evraklarının araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... SGM 15.08.2022 tarihli yazı cevabı ile bozma ilamına konu bilgi ve belgeler dosya arasına celp edilmiştir. İncelenmesinde davacı kooperatifin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi gereğince kurumun ilgili ünitesine itiraz başvurusunda bulunulmuş, itirazın reddine karar verilmiş, ret kararından itibaren 1 aylık yasal süre içinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; Davacı kooperatifin, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 913 ada 1 Parsel Göksu Evleri Begonya Caddesi No:25 adresinde bulunan inşaatı 1995 yılında tamamlamış olup, anılan daireleri hak sahiplerine teslim ettiği, Davacı hakkında; bu taşınmazın önünde bulunan havuzun ruhsatsız olarak yapıldığından bahisle 20.12.2016 tarih ve 5150 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlendiği, Anılan yapı tatil tutanağına istinaden ... Belediye Encümeninin 28.12.2016 tarih ve 2016/707 sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42 nci maddesi gereğince söz konusu yapının yıkılmasına ve davacıya para cezası verilmesine karar verildiği, Söz konusu yapı tatil tutanağı ve encümen kararı uyarınca; davacının 20.12.2016 tarihinden itibaren sigortalı işçi çalıştırmasına rağmen 5510 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde öngörülen işyeri bildirgesinin en geç sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren kuruma vermediğinden bahisle, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 27.01.2017 tarih ve E.505279 sayılı işlemiyle; davacıya 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi uyarınca 1.647,50 TL idari para cezası verildiği, Anılan idari para cezasına davacı tarafından yapılan itirazın, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 20.03.2017 tarih ve 7 no'lu komisyon kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır. ... 2. İdare Mahkemesinin 2017/206 Esas sayılı dava dosyasında: davacı kooperatif tarafından, davalı ... Belediyesi aleyhine, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 913 ada 1 Parsel Göksu Evleri Begonya Caddesi No:25 Blok B22b adresinde bulunan taşınmazın önünde bulunan havuzun ruhsatsız olarak yapıldığından bahisle düzenlenen 20.12.2016 tarih ve 5150 sayılı yapı tatil tutanağına istinaden ... Belediye Encümeninin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42 nci maddesi gereğince söz konusu yapının yıkılmasına ve para cezası verilmesine ilişkin 28.12.2016 tarih ve 2016/707 sayılı kararın iptali istemiyle dava açıldığı, Mahkemece 08.09.2017 tarih, 2017/1653 karar sayılı kararı ile; " dava dilekçesi ekinde para cezasının davaya konu bağımsız bölüm sahibi şahıs tarafından kredi kartı ile ödendiği, dava konusu yapıya ilişkin tespit edilen mimari porojesine aykırılıklar yapının bağımsız bölümlerine ilişkin olduğu, davacının maliki olduğu söz konusu taşınmazı (yapının bağımsız bölümünü) 1995 tarihinde devir yoluyla elde etmiş olduğu, yapı tatil tutanağında ise yapının kim tarafından yapıldığına ilişkin somut bir tespitinde olmadığı birlikte değerlendirildiğinde söz konusu yapının davacı tarafından yapılmadığı sonucuna varıldığı, bu durumda; 3194 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinde, para cezası yaptırımının uygulanacağı ruhsata aykırı veya ruhsatsız "yapının sahibi" ibaresinden, ister yapının mülkiyetine sahip kişiler isterse kiracı, yapı malikinin yakını, intifa hakkı sahibi gibi üçüncü kişiler olsun inşai faaliyeti yapan kişilerin anlaşılması gerektiği açık olup, davacının söz konusu aykırılıkları yapan yapı sahibi olduğu kabul edilerek para cezası ile cezalandırılması yolundaki dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline" karar verildiği, anlaşılmıştır. ... 4. İdare Mahkemesinin 2017/911 Esas sayılı dosyasında; davacı kooperatif tarafından davalı Kurum aleyhine, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 20.03.2017 tarih ve 7 no'lu komisyon kararının iptali ile söz konusu idari para cezasının kooperatif üyesine tebliğine karar verilmesi istemiyle davanın açıldığı, Mahkemece 30.10.2017 tarih, 2017/2083 karar sayılı karar ile;" ... 2. İdare Mahkemesi'nin 2017/206 sayılı esasına kayden açılan davada, "davacının söz konusu aykırılıkları yapan yapı sahibi olduğu kabul edilerek para cezası ile cezalandırılması yolundaki dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği" gerekçesiyle Mahkemenin 08.09.2017 günlü, E:2017/206, K:2017/1653 sayılı kararıyla, söz konusu yapının davacı tarafından yapılmadığı sonucuna varılarak encümen kararının iptal edildiği, bu durumda, davacı tarafından yapılmadığı Mahkeme kararı ile tespit edilen yapıda, davacının işçi çalıştırması söz konusu olamayacağından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlılık bulunmamıştır." gerekçesiyle, dava konusu ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 20.03.2017 tarih ve 7 no'lu komisyon kararının iptaline, idari para cezasının kooperatif üyesine tebliğine karar verilmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verildiği, kararın 30.10.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller, kurum kayıtları, ... 2. İdare Mahkemesinin 2017/206 Esas 2017/1653 karar sayılı kararı ve ... 4. İdare Mahkemesinin 2017/911 Esas 2017/2083 karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; ... 2. İdare Mahkemesinin 2017/206 Esas 2017/1653 karar sayılı kararı ve ... 4. İdare Mahkemesinin 2017/911 Esas 2017/2083 karar sayılı kararları nazara alınarak, dava konusu resen iş yeri tescil işleminin ve 06.02.2017 tarihli ilgi sayı ile talep edilen fark prim borcunun dayanağı ruhsatsız yapının davacı kooperatif tarafından yapılmadığından işlemlerin iptal edildiği, bu haliyle SGK tarafından resen iş yeri tescil işleminin ve 06.02.2017 tarihli yazı ile talep edilen fark prim borcunun iptaline dair kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı kurum vekili, hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından resen iş yeri tescil işleminin ve 06.02.2017 tarihli 88862918/202.01.0/664469 ilgi sayı ile talep edilen fark prim borcunun iptaline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.