Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9682 E. 2023/8661 K. – Kurum İşleminin

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9682
Karar No
2023/8661
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yurtdışında geçen ev kadınlığı sürelerini 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandığını, borçlanmaya ilişkin borçlanma tahakkuk cetveli sunulduğunu, davalı kurumun hazırlamış olduğu borçlanma tahakkuk cetvelinde sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını girdiği 24.06.1990 tarihinin esas alındığını, borç tahakkuk cetvelinde de çıkartılan miktarı ödediğini, davacının kendisine yüklenmiş olduğu sorumlulukları yerine getirmiş olmasına rağmen maaş bağlanmadığını, davalı kurumca başlangıç tarihinin borçlama tarihinden geriye götürülerek ilk sigortalılık tarihi olarak Türkiye'deki ilk işe giriş tarihi olan 07.08.1994 tarihinin esas alındığını, sigortalılık başlangıç tarihi olarak 07.08.1994 tarihinin esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerek 3201 sayılı Kanun gerekse Türkiye - Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29/4 üncü maddesi gereğince davacının 18 yaşını ikmal ettiği ve ev hanımı bulunduğu 24.06.1990 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiğini belirterek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 24.06.1990 tarihi olduğunun tespiti ile davacının 5450 prim gün şartını sağladığı tarihten itibaren emeklilik hakkına haiz olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkil kurum nezdinde 3201 sayılı Kanun kapsamında 2349 gün yurt dışı borçlanması, 2012 gün 4/a çalışması ve 1083 gün 4/b Bağ-Kur hizmeti olmak üzere toplam 5444 prim gün sayısı olduğunu ve halen 4/a kapsamında çalıştığını, yasal mevzuat gereğince davacının Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olan 16.02.2001 tarihinden, borçlandığı 2349 gün kadar geriye götürülerek hesaplanan işe giriş tarihi 07.08.1994, yurt dışında ilk defa çalışmaya başladığı 01.03.1997 tarihinden daha önceki bir tarih olduğu için ilk işe giriş tarihinin 07.08.1994 olarak tespit edildiğini, 07.08.1994 hizmet başlangıcı olan kadın sigortalıların emeklilik şartlarının 51 yaş, 5750 prim günü ve 20 hizmet yılı olduğunu, buna göre davacı hizmetlerinin başlangıç tarihlerine göre 51 yaş ve 5750 prim günü şartlarını sağlamadığından davacıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin Türkiye’deki sigortalılık süresi olan 16.02.2001 tarihinden geriye dönük 2349 gün öncesi olan 07.08.1994 tarihi olacağı kanaati ile 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci madde kapsamında tahsis talep tarihi itibariyle prim ödeme gün sayısını, sigortalılık süresini ve yaş şartını taşımadığı anlaşıldığından davacının talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; normlar hiyerarşisi prensibi gereğince kanunlar ve Anayasa'nın 90 ıncı maddesi gereğince usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş milletlerarası sözleşmelerin genelgenin üstünde olduğunu ve çelişki olduğu takdirde kanun ve milletlerarası sözleşmelerin uygulanması gerektiğini, dolayısıyla gerek 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası, gerek ise Türkiye- Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29/4 üncü maddesi gereğince davacının 18 yaşını ikmal ettiği ve ev hanımı bulunduğu 24.06.1990 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiğini, davalı Kurum işleminin iptali ile davacının yurt dışı borçlanmasının 24.06.1990 tarihinden itibaren geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bundan mütevellit davacının emeklilik hakkını 5450 prim gün sayısını sağladığı tarih itibari ile kazanacağını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yurt dışı borçlanması nedeniyle sigortalılık başlangıcının 24.06.1990 tarihi olduğunun tespiti ile aksine kurum işlemlerinin iptali ve davacının 5450 prim gün şartını sağladığı tarihten itibaren emeklilik hakkına haiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9682, K. 2023/8661, T. 25.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9682-e-2023-8661-k-6b40056d1fd0