Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9401 E. 2023/12664 K. – Bağ-Kur Primle
Konu: Bağ-Kur Primlerinin İadesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9401
- Karar No
- 2023/12664
- Karar Tarihi
- Konu
- Bağ-Kur Primlerinin İadesi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1287 E., 2023/923 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/145 E., 2023/36 K. Taraflar arasındaki Bağ-Kur primlerinin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olarak görev yapmakta iken kadro yetersizliği gerekçesi 23.05.1984 tarihinde görevden alındığını ve 22.03.2011 tarihinde çıkarılan 6191 sayılı Kanun uyarınca, görevden alınma işlemi iptal edilerek emsali subayların statüsüne uygun olarak SGK’nun 29.11.2011 tarihli işlemi ile Emekli Sandığı üzerinden emekli aylığı bağlandığını, müvekkilinin 23.05.1984 tarihinden itibaren esnaf olarak çalıştığını ve her ay esnaf Bağ-Kur sigorta primini ödediğini, Emekli Sandığından emekli olması nedeniyle Jandarma Genel Komutanlığınca Emekli Sandığı kapsamında davacının ödemesi gereken primin 138.570,47 TL olarak defaten davalı Kuruma yatırıldığını, müvekkilinin 22.03.2011 tarihine kadar geçen dönemde Bağ-Kur primlerinin bizzat kendisi tarafından yatırıldığını ve iadesi için Kuruma başvurduğunu, davalı Kurumca olumsuz cevap verilmesi üzerine ... 2.İdare Mahkemesinde dava açtığını söz konusu mahkemenin 2016/908 E., 2018/1210 K. ve 01.202018 tarihli ilamı ile davanın kabul edildiğini, kararda davacının Bağ-Kur'a yatırmış olduğu prim bedellerinin davalı idareye yapılan başvuru tarihi olan 23.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi şeklinde hüküm kurulduğunu, müvekkilinin bu karar üzerine Kuruma başvurduğunu ancak, 18.12.1985-08.12.1999 tarihleri arasında Bağ-Kur'a ödemiş olduğu prim tutarı eski para ile 4.631.924.148 Türk Lirasına 23.03.2016-31.12.2018 tarihleri arasında yasal faiz işletilmiş ve faiziyle beraber Yeni Türk Lirasına göre 5.782,03 TL olarak iade edildiğini belirterek 18.12.1985-08.12.1999 tarihleri arasında ödenmiş olan prim tutarlarının gerçek değerinin ne kadar olduğunun tespiti ile tespit olunacak bedelden, davalı Kurumca faiziyle birlikte denilerek ödenen 5.782,03 TL'nin mahsup edilerek İdare Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli kararının kesinleştiği tarihten itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlem ve eylemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 01.01.1985-08.12.1999 tarihleri arasında davalı Kuruma ödediği 1479 sayılı Kanun kapsamındaki prim aslı tutarı olan 4.631,92 TL. ile bu tutar için 23.03.2016-25.12.2018 tarihleri arası için 1.150,11 TL yasal faiz hesaplanarak toplam 5.782,03 TL.nin ödendiği, davacının 01.01.1985-08.12.1999 tarihleri arasında her ay ödediği primler için ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faiz işletilmeme gerekçesinin, 2. İdare Mahkemesinin kesinleşen kararına göre davacının davalı Kuruma başvurduğu 23.03.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği yönündeki kararı olduğu, bu durumda asıl alacak olarak 4.631,92 TL için 23.03.2016 tarihinden başlamak ve 25.12.2018 tarihinde sonlandırılmak suretiyle yasal faiz tutarının 1.150,11 TL olacağı ve aynı tutarın davalı Kurumca hesaplanarak davacıya ödendiği, davacının asıl alacak ve faiz yönünden bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, Kurum tarafından ödenen miktarın güncellenmiş miktar olmadığı ve eksik ödeme yapıldığı, davacının ödediği tüm primlerin aylar ve yıllar itibari ile toplanması ile bulunan miktardan altı sıfır atılarak yapılan hesaplamanın doğru olmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereğince güncelleme yapılması gerektiği, hesaplama yapılması gereken faizin avans faizi olduğu, hukuka aykırı ve eksik bilirkişi incelemesi ile hüküm kurulduğu gerekçeleriyle, Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının Bağ-Kur primi olarak Kuruma ödediği miktarın eski para ile 4.631.924.148 TL olduğu, 23.03.2016-31.12.2018 tarihleri arasında yasal faiz işletildiği, faiziyle beraber Yeni Türk Lirasına göre 5.782,03 TL’nin davacıya iade edildiği, ödenen prim tutarları ve işletilen faiz toplamından altı sıfır atılarak, yürürlükteki Türk Lirasına göre davacıya iadesi gereken tutarın belirlendiği, 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesinin “Türk Lirası değerler Yeni Türk Lirasına dönüştürülürken, birmilyon Türk Lirası (1.000.000 TL) eşittir bir Yeni Türk Lirası (1 YTL) değişim oranı esas alınır.” hükmü gereğince Kurum işleminin yerinde olduğu, davacının asıl alacak ve faiz yönünden bir alacağının bulunmadığı, sonuç olarak Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 18.12.1985-08.12.1999 tarihleri arasında ödediği Bağ-Kur primlerinin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.