Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9369 E. 2023/9628 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9369
- Karar No
- 2023/9628
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/3518 E., 2021/2412 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/519 E., 2019/675 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davalı iş yerinde kurye olarak çalışmakta olup müvekkilinin 2014 yılı Ekim Ayı maaşının Net 1.000. TL olduğunu, 09.10.2014 tarihinde saat 13.00 civarı kendi sevk ve idaresindeki,kendi şahsına ait ... plakalı motor ile davalı tarafın davacı müvekkiline vermiş olduğu kurye paketlerini götürmek istediğinde yaklaşık 40 km hızla giderken yolda bulunan taşlar ve mıcır nedeni ile kaza yaptığını, akabinde yoldan geçen 3.şahıslar tarafından Beykoz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, acilen hastaneye kaldırıldığı için trafik polisine işbu keyfiyet haber verilemediğini, müvekkilinin 10.10.2014 tarihinde Polonozköy Polis merkezi Amirliğine gelerek kazanın nasıl olduğu hususunda ifade verdiğini, sözkonusu kazanın iş kazası olduğuna dair delillerinin ... Anadolu 6.lş Mahkemesi 2015/697 E. sayılı dosyası ile görülerek karar bağlanan ve kesinleşen dosyasında mevcut olduğunu,müvekkilinin kaza esnasında kullanmış olduğu ve kendi adına kayıtlı olan motorun uzun süre tamirde kalmış olup ağır hasar meydana geldiğini,müvekkilinin sözkonusu hasarın tamamını karşılayamamış olup bazı masraflar yapmasının akabinde de değerinin bir hayli altında satmış olup maddi hasar uğradığını, davalı tarafın kazadan dolayı müvekkiline hiçbir ücret ödememiş olup, hasara uğrayan motorun masraflarını da karşılamamış olduğunu, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle üç aydan fazla bir süre çalışamamış olup dolayısıyla müvekkilin iş kazasından dolayı çalışamamasına ilişkin çalışamadığı döneme ait maddi kaybının davalı tarafça karşılanması gerektiğini, uzun süre tedavi görmüş ve söz konusu tedavi masrafları da davalı tarafından karşılanmamış olup davalı taraftan bu masrafları da işbu dava vesilesiyle davalı taraftan sözk onusu masrafların da talep ettiklerini beyan etmiştir. İşbu durumlardan dolayı mükellefinin müvekkilin uğramış olduğu manevi kaybı giderebilmek adına yukarıda belirtilen ve kararı kesinleşmiş ... Anadolu 6.İş Mahkemesinin 2015/69 Esas sayılı dosyasında manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul edildiğini, yukarıda arz ve İzah edilen yaralamalı iş kazası nedeniyle İleride doğabilecek işçilik alacakları .fazlaya ilişkin her türlü dava, düzeltme, İslah ve talep haklan saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000.TL 'nin daha sonra yapılacak hesaplama üzerinden ıslah hakkımızı saklı tutarak) kaza tarihi olan 09.10.2014 tarihinden itibaren İşleyecek faizi İle birlikte tahsiline, davalının menkul ve gayrimenkul mallarına dava boyunca ihtiyati hacze dönüşecek şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilinin adli müzaherek talebinin kabulü ile birlikte yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında söz konusu kaza ve çalışma ilişkisine istinaden ... Anadolu 6. İş Mahkemesinin 2015/69 Esas sayılı dosyası ile manevi tazminat, aynı Mahkemenin 2015/657 Esas sayılı dosyası ile de ihbar tazminatı davalıların yargılamaları yapılarak sonuçlandırdıklarını belirtmiştir. Davacının işe başladıktan yaklaşık 20 gün sonra, herhangi bir yağışın olmadığı kuru yolda Ekim ayının başında kendi ifadesi ile 40 km hızla giderken motosikleti devirerek böyle bir kaza yapmasının mümkün olmadığını, davacım kaza sırasında yantız olamsından dolayı gerçekleri gizlediğini, bu kazadan davacının tek başına sorumlu olduğunu, davacını beyanının aksine motorsikletin şirket personeli tarafından kaldırıldığını ve görmüş olduğu ufak tefek hasarlarında tamir edildiğini, ayrıca davacının motosikletinin işe başlamadan önce de bakımdan geçirildiğini, motosikletteki eksiklikler ve güvenlik ekipmanlarının müvekkil şirket tarafından sağlandığını, buna ilişkin tüm iş ve harcama belgelerinin ... Anadolu 6.İş Mahkemesinin 2015/69 esas sayılı dosyasında mevcut olduğunu,davacının işe başlama gerekse de kazaya İlişkin iş kazası bildirimlerinin tamamının müvekkil şirket tarafından zamanında ve eksiksiz yapıldığını,bu nedenle tedavi masraftan gibi davacının çakmadığı ve raporlu olduğu döneme alt işgöremezlik ödeneğinin de S.G.K. tarafından karşılandığımıza nın öğren i leşinden sonra hastaneye gidilerek durumunun öğrenilmiş olduğunu, ihtiyaçlarının karşılanmış olduğunu, taburcu olduğunda da evine ulaşımının sağlanmış olduğunu,gerekli tüm İhtiyaçlarının karşılanmış olduğunu, davacının doktor raporunun bitim tarihinin 21.12.2014 olduğunu,davacının raporun bitiminden bir gün önce gönderdiği mektup ile İş akdini feshettiğini müvekkil şirketee bildirmiş ve raporun bitiminde işe başlamamış olduğunu,davacının bu durumu 6 İş. Mah.2015/657 sayılı dosyanın 22.12.2015 tarihli duruşmasında verdiği isticvab beyanında davacı işverenlikte aldığım maaş 1.000.-TL civarında idi, benim daha fazla paraya ihtiyacım vardı, o yüzden ayrıldım..'şeklinde anlattığını, kendi kusuru ile kaza yaparak yaralanan ve akabinde tamamen iyileşen davacının yasal dayanaktan ve delilden yoksun haksız ve mesnetsiz olan maddi tazminat taleplerinin reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesi kararında özetle; “S.G.K Yüksek Sağlık Kurulu raporunda davacının meslekte kazanma gücü "0" (sıfır) olarak tespit edildiğinden sürekli iş görmezlik ödeneği kazanamadığı, davacının tek taraflı olarak haklı sebebe dayanmadan istifa ettiği kanaatine varılmakla davacının davalı iş yerinden herhangi bir tazminat alacağı bulunmadığı ve davacının davasının sübut bulmadığından davanın reddine dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemede açılmış olan davanın iş kazasından kaynaklanan maddi tazminatın istenmesinden ibaret olduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından 15.10.2019 tarihinde verilen kararın, alınmış olan bilirkişi raporuna göre verildiğini, alınan rapor davanın konusundan farklı olarak işçilik alacağına ilişkin düzenlendiğini, düzenlenen raporun, somut olaya ilişkin olmadığından, olayın aydınlatılması için yeni bilirkişiye gönderilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak yerel mahkeme tarafından karar verildiğini, atıf yapılan Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere somut olayın eksik, hatalı ve konusu farklı olan bilirkişi raporuna dayanılarak yerel mahkemece yazılı şekilde karar verilmesini yerinde görmediğini açıkladığını, işbu sebepten verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak haklı davanın kabulüne karar verilmesini veyahut yeniden yargılama yapılması için yerel mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, yerel mahkemenin, davacının tek taraflı haklı nedene dayanmadan iş sözleşmesini fesih ettiğini işbu sebepten herhangi bir tazminat alacağının olmadığını ileri sürerek davayı reddettiğini, ancak dava konusu talebin iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat alacağına ilişkin olduğunu, dolayısıyla iş kazasından kaynaklı tazminat davasının; bir işverenin işyerinde çalışan işçinin iş ilişkisi nedeniyle yaralanması veya ölümü halinde, kendisine veya yakınlarına sorumlu işveren tarafından tazminat ödenmesi istemiyle açılan bir maddi ve manevi tazminat davası türü olduğundan yerel mahkemenin davayı reddetmesinin yerinde olmadığını, ... Anadolu 6. İş Mahkemesinin 2015/69 E. 2017/229 K. sayılı dosyası ile görülen ve tarafları işbu dosya ile aynı olan sadece dava konusu manevi tazminat olan davanın yargılaması yapılarak haklı davanın kabulüne karar verilmiş ve işbu karar kesinlemiş olmasına karşın yine aynı yerel mahkemenin eksik, hatalı ve farklı inceleme ile davayı reddetmiş olmasının bir önceki kararı ile açıkça çelişki doğurduğunu, Yerel mahkemenin vermiş olduğu kararda belirttiği ve tanıkların beyanlarında yer aldığı üzere davacının kazadan sonra ayağından iki kez ameliyat olduğunu ve hareketinde azalma olduğundan maluliyet meydana geldiğini, halen daha ayağındaki marazın devam etmekte ve ameliyat olması gerekmekle birlikte işbu kazanın hem maddi hem manevi anlamda etkilediğini ve telafisi güç zararlara duçar kalmasına sebebiyet verdiğini, davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile bedensel bütünlüğünün zedelenmesi sonucunda çalışma gücünü geçici olarak yitirdiğini, bu kayıp nedeni ile çalışamadığı günler için uğranılan maddi zararın ve tedavi giderlerinin işveren tarafından karşılanması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun gereğince kurum tarafından her ne kadar ödeme yapılmış olsa dahi işbu ödeme kanun gereği yapılması gereken ödemeyi karşılamamakla birlikte tedavi giderleri ve hastane giderlerini de karşılamadığını, söz konusu gerçekleşmiş olan trafik kazasında tüm kusurun davalı şirkete ait olduğunu, bu sebepten yeterli inceleme yapıldığında, kurum tarafından ödenen kısmın düşülerek şirket tarafından kusuru oranında şirket tarafından davacıya ödeme yaptırılması yönünde karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü yönünde karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde davanın tekrar görülebilmesi adına kararın bozularak dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın yeterli inceleme yapılmadan ve belirsizlikler giderilmeden hatalı hazırlanmış bilirkişi raporuna dayandığını, işbu haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılarak haklı davanın kabulüne veya yeniden yargılama yapılması için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesi yönünde karar verilmesinin talep edildiğini belirtmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; istinaf nedenleri çerçevesinde kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme İş kazalarından kaynaklanan tazminat davaları nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından mahkemece, davacı sigortalının dava konusu iş kazası nedeniyle bir süre çalışamadığı, davacının istirahatli kaldığı bu süreler bakımından ücret kaybının doğduğu hususu göz ardı edilerek neticeye varıldığı anlaşılmaktadır. Sigortalıya, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremez durumda bulunduğu sürece, Kurum tarafından 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Bu ödenek iş kazalarında olay, meslek hastalığında da tedavinin başladığı tarihten itibaren çalışmaz durumda kaldığı (raporlu olduğu) sürece ödenir. Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelir de iş kazası sonucu oluşan maddi zarar kapsamındadır. Raporlu olunan dönemde çalışamayan sigortalının bu dönemde yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının oluşacağı ve bu zararın da maddi zarar içerisinde kabul edilmesi gerektiği açıktır. Sigortalının zararlandırıcı olay nedeni ile tedavisinin devam ettiği ve çalışamadığı sürelerdeki maddi zararı bu dönemde % 100 iş gücü kaybına uğradığı kabulüne göre yapılmalıdır. Bilirkişi aracılığıyla maddi zararı tespit edilip SGK'ca sigortalıya ödenmesi gereken geçici iş göremezlik ödeneği var ise bunun rücuya tabi kısmının hesaplanan maddi zarardan düşülmesi ile elde edilecek sonuç kazalının geçici iş göremezlik dönemi de denilen istirahatli dönemdeki karşılanmamış zararını ortaya koyacaktır. Hal böyle olunca da Mahkemece sürekli iş göremezlik oranı %"0" olan davacının istirahatli (raporlu) kaldığı dönem bakımından yoksun kaldığı ücret kaybının hesaplanmadan yazılı gerekçe ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya doğru olmamıştır. Yapılacak iş; davacının raporlu olduğu dönemde %100 oranında malul kaldığını değerlendirerek, bu dönemde çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının olduğunun kabulüne göre maddi zararını bilirkişiye hesaplattırmak ve tüm delilleri bir arada değerlendirip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu sebeple anılan hususlara uyulmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.