Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8858 E. 2023/10287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8858
- Karar No
- 2023/10287
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/144 E., 2023/140 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının, davalı firmanın Nakliye Sitesi 5. Blok No:509-510 .../... adresinde eski ünvanıyla ... Nakliyat Tic. Ltd. Şti. faaliyet gösteren işyerinde yazılı bir hizmet akdi olmaksızın 12.07.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, daha sonra ünvan değiştiren davalı şirketin ... Kargo Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti yeni ünvanlı işyerinde çalışmaya başladığını ve aralıksız çalıştığını, işe başladığında sigortasının başlatılmadığını, 2005 yılında çalışmaya başlayan ve kesintisiz çalışan davacının sigortasının 2010 yılı 11. ayında Kuruma bildirildiğini, davacının davalı şirkette 1.600,00 TL ücretle çalıştığını, primlerinin asgari ücretten gösterildiğini, davacının çalışmaya başladığı tarihte anlaşmalı mal yüklemesi yaptığı ve karşılğında irsaliyeli fatura ladığı, adlarını daha sonra sunacakları birçok firma bulunduğunu, davacı tarafından fazla mesaileri ve sigortasının yapılması istendiğinde sebepsiz yere 09.01.2012 tarihinde kovulmak suretiyle işine son verildiğini, davacının belirtilen tarihler arası sigortasız çalıştığı dönemlerdeki davacıya ait hizmet süresinin tespitine, 12.07.2012 tarihinden itibaren sigortalı sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkili şirket bünyesinde 15.11.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, müvekkili şirketten aldığı son ücretinin brüt 1.050,00 TL olduğunu, davacının müvekkili şirket yetkililerinin eski bir irkadaşı olduğunu, davacının eşi olan ...'in ... Kargo ismi ile taşıma işi ile iştigal ettiğini, davacının da eşinin ticari işletmesine aitolan araçla müvekkili şirkete ait taşıma işlerini yaptığını, davacının müvekkili şirkette çalıştğını iddia ettiği dönemde müvekkili şirket ile davacının eşi arasında münasebet bulunduğunu, bu bağlamda davacının eşine Ambar Kargo isimli firmanın müvekkil şirketten ... plaka numaralı aracı satın aldığını, değinildiği üzere davacının Ambar Kargo ismi müvekkili şirketten taşıma işini yaptığını, dolayısıyla bu dönemde müvekkili şirket ile davacı arasında hizmet akdi söz konusu olmayıp bu dönemdeki ilişkinin ticari nitelikte olduğunu, davacının eşine ait araçla müvekkili şirketin ... Ambarlar'da bulunan işletmesini kullandığını, müvekkili şirktten bağımsız kendi işini yaptığını, müvekkili şirketin davacıya lojistik destek sağladığını, davacının 23, 24 ve 25 Ocak tarihlerinde işe gelmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Davacının ikame ettiği davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının taleplerinin hak düşürücü süre bakımından incelenerek reddinin gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu tür hizmet tespiti davalarının çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içerisinde açılmasının gerektiğini, davanın 5 yıllık süre içerisinde açılmadığının açık olduğunu, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunun tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlanması gerektiğni, hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının ispatlanması gerektiğini, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusunun titizlikle araştırılması gerektiğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlmarına dayanak hüküm verilmemesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2013 tarihli ve 2012/82 E. 2013/375 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1.-12.07.2005-31.12.2005 arası 170 gün, günlük 16,29 TL -01.01.2006-31.12.2006 arası 360 gün, günlük 17,70 TL -01.01.2007-30.06.2007 arası 180 gün, günlük 18,75 TL -01.07.2007-31.12.2007 arası 180 gün, günlük 19,50 TL -01.01.2008-30.06.2008 arası 180 gün, günlük 20,28 TL -01.07.2008-31.12.2008 arası 180 gün, günlük 21,29 TL -01.01.2009-30.06.2009 arası 180 gün, günlük 22,20 TL -01.07.2009-31.12.2009 arası 180 gün, günlük 23,10 TL -01.01.2010-30.06.2010 arası 180 gün, günlük 24,30 TL -01.07.2010-14.11.2010 arası 134 gün, günlük 25,35 TL ücretlerle davalı işveren yanında sigortalı bir işte çalıştığının tespitine, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 03.03.2014 tarihli ve 2013/12887 E. 2014/4419 K. sayılı bozma ilamında davaya konu dönemde adı geçen bordrolu çalışanlar resen tespit edilerek beyanlarına başvurulması,işçilik alacağı dosyasının varlığının araştırılarak celbi,işçilik alacağı dosyasında alınan tanık beyanları ile işbu dosya kapsamında alınan tanık beyanlarının çelişki halinde olması halinde bu çelişkilerin giderilmesi,işyeri ile ilgili Kurum tarafından düzenlenmiş tespit veya teftiş raporunun olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. 2. Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 25.10.2016 tarihli ve 2014/157 Esas 2016/431 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile -12.07.2005-31.12.2005 arası 170 gün, günlük 16,29 TL -01.01.2006-31.12.2006 arası 360 gün, günlük 17,70 TL -01.01.2007-30.06.2007 arası 180 gün, günlük 18,75 TL -01.07.2007-31.12.2007 arası 180 gün, günlük 19,50 TL -01.01.2008-30.06.2008 arası 180 gün, günlük 20,28 TL -01.07.2008-31.12.2008 arası 180 gün, günlük 21,29 TL -01.01.2009-30.06.2009 arası 180 gün, günlük 22,20 TL -01.07.2009-31.12.2009 arası 180 gün, günlük 23,10 TL -01.01.2010-30.06.2010 arası 180 gün, günlük 24,30 TL -01.07.2010 - 14.11.2010 arası 134 gün, günlük 25,35 TL ücretlerle davalı işveren yanında sigortalı bir işte çalıştığının tespitine, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 2.Dairemizin 20.02.2017 tarihli ve 2016/18615 E. 2017/1259 K. sayılı bozma kararında,"... Mahkemece, davacının 12.07.2005-14.11.2010 arası dönem yönünden isteme konu sürelerin kabulüne karar verilmiş ise de; davacının 14.11.2010 dönemi öncesi eşine ait kamyonla davalı işveren nezdinde çalışması tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamıştır.Ayrıca davacının eşinin bu dönemde vergi kaydının olup olmadığı, davalı şirket ile davacı arasında hizmet akdi mi kira ilişkisi mi olduğu hususunun da netliğe kavuşturulmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, davacının eşinin vergi kaydının olup olmadığının araştırılması, davacının dava konusu dönemde şirkete ait eşinin kamyonu haricinde davalı şirkete ait başkaca araçlarda da çalışıp çalışmadığı, çalışmasını tek araca hasredip etmediği gerekirse davacının beyanı da alınmak suretiyle açıklığa kavuşturulmalı, yine davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkinin hizmet akdi mi kira ilişkisi mi net olarak ortaya konmak suretiyle çalışmanın tam zamanlı olup olmadığı, işin ve işyerinin kapsamı gözetilerek belirlenmeli, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir...." denilmek suretiyle bozulmuştur. C.Üçüncü Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 24.02.2021 tarihli ve 2020/2843 E. 2021/2141 K.sayılı ilamında, "...Mahkemece, dava konusu edilen dönem de gözetilmek suretiyle davacının eşi ... adına işyeri olup olmadığı kapsamda bir iş yerinin olup olmadığı, böyle bir işyerinin mevcut olması halinde bu işyerinden sigortalı bildiriminin olup olmadığı, yine ...’e ait olduğu anlaşılan 34 BFM 48 plakalı aracın davacı eşine kayıtlı olduğu dönem olan 03.07.2000-14.11.2010 tarihleri arasında kimler tarafından kullanıldığının tespiti ile aracı kullananlar hakında da sigorta bildirimi olup olmadığı araştırılmalı, bu kapsamda belirlenen çalışanların varlığının tespiti halinde davalılar savunması kapsamında tanık olarak dinlenmeleri gerekmekte olup ayrıca,davacının dava konusu dönemde çalıştığı ve davalı şirkete ait olduğu iddiasında bulunduğu araçların mülkiyet durumlarının, davalı şirket adına kayıtlı olup olmadıkları ile davalı şirket adına tescil tarih ve sürelerinin araştırılarak belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıdaki hususlarda yapılacak araştırma sonuçları gözetilerek davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkinin hizmet akdi mi kira ilişkisi mi olduğu hususu net olarak ortaya konmak suretiyle çalışmanın tam zamanlı olup olmadığı, işin ve işyerinin kapsamı gözetilerek belirlenmeli, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir...." gerekçesiyle bozulmuştur. D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yargıtay Bozma ilamına uyulduktan sonra, bozma doğrultusunda vergi dairesi başkanlığına, Tüv Türk'e ve araç yetkili servislerine yazı yazılmış, davacı tarafça davalı şirkete ait araçlara davacının sevk ve idaresinde iken yazılan trafik cezası tutanakları ibraz edilmiştir. Söz konusu ceza tutanağının davanın başından beri dosya kapsamında bulunduğu, ve davalıya ait 34 BJB 77 plakalı aracın ceza tutanağının 10.10.2005 tarihli olduğu görülmüştür. Diğer yandan davacının eşi üzerine kayıtlı bulunan aracın ise 2011 yılından öncesi için herhangi bir bakım muayene ve bakım kaydı bulunmadığından, aracın söz konusu yıllarda çalıştığına ilişkin bir sonuca ulaşılamamış, Fatih Vergi Dairesi'nden gelen cevapta davacının eşi ...'e ait vergi kayıtlarının incelenmesinde de davacı iddialarının aksi ya da davalı iddialarını destekler bir ticari hareket tespit edilmemiştir. ...Dosya kapsamındaki deliller ve bordro tanıklarının beyanlarından, davacının önce kendisine ait araçla, daha sonra ise kendi kamyonuyla davalı şirkette kesintisiz çalıştığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamı, araç kayıtları, bu tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerden 12.07.2005-14.11.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığı ve bu çalışmasının eylemli ve fiili olarak devamlılık arzettiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile -12.07.2005-31.12.2005 arası 170 gün, günlük 16,29 TL -01.01.2006-31.12.2006 arası 360 gün, günlük 17,70 TL -01.01.2007-30.06.2007 arası 180 gün, günlük 18,75 TL -01.07.2007-31.12.2007 arası 180 gün, günlük 19,50 TL -01.01.2008-30.06.2008 arası 180 gün, günlük 20,28 TL -01.07.2008-31.12.2008 arası 180 gün, günlük 21,29 TL -01.01.2009-30.06.2009 arası 180 gün, günlük 22,20 TL -01.07.2009-31.12.2009 arası 180 gün, günlük 23,10 TL -01.01.2010-30.06.2010 arası 180 gün, günlük 24,30 TL -01.07.2010-14.11.2010 arası 134 gün, günlük 25,35 TLücretlerle davalı işveren yanında sigortalı bir işte çalıştığının tespitine, Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.506 sayılı yasanın 77 nci, 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi, 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.