Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8571 E. 2023/10038 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8571
Karar No
2023/10038
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1347 E., 2023/820 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/253 E., 2022/169 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve aksi yöndeki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili davacının 17.02.1989 tarihinden itibaren Hollanda’da ikamet ettiğini ve 28.10.2002 tarihinden itibaren çalıştığını, 5600 günden emekli olabilmesi için 17.12.1989 - 09.05.2007 tarihleri arası 5375 günü 20.12.2016 tarihinde ve 10.05.2007 - 23.12.2007 tarihler arası 225 günü de 12.05.2017 tarihinde borçlandığını ve borçlanma bedellerini ödediğini, müvekkilinin 02.01.1966 doğumlu olduğunu ve 49 yaşında emeklilik hakkını doldurduğundan 53 yaşında 07.05.2019 tarihinde tahsis dilekçesini davalı kuruma vermiş ise de 2018/38 sayılı genelgeye göre yeterli günü olmadığından 10.05.2019 yazı ile tahsis dilekçesini reddetmiş ise de bunun üzerine 21.05.2019 tarihli yazı ile yeniden kararın gözden geçirilmesi istenilmiş ise de 23.05.2019 tarihli yazı ile talebin reddedildiğini, davalı kurumun yazıda belirttiği 2018/38 sayılı genelgenin 06.11.2018 tarihli olduğunu ancak müvekkilinin borçlanma yapıp parasını ödediği tarihin 2017 yılı olduğunu, tahsis şartlarını yeniden düzenleyen 2018/38 sayılı genelgede genelgeden önceki ve sonraki borçlanma yapanlar konusunda ayrım yapmadan kadınlar aleyhine bir tutum içine girdiğini belirterek tahsis dilekçesinin verildiği 07.05.2019 tarihini takip eden 01.06.2019 tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının tahsis dilekçesinin 2018/38 sayılı genelgenin yürürlük tarihi olan 06.11.2018 tarihinden sonraki mevzuata göre incelenerek tespit edilen ilk işe giriş tarihine göre emeklilik şartlarını yerine getirmediğinden reddedildiğini, genelgede yapılan değişiklik nedeniyle davacının 5605 gününün olduğunu, 58 yaş 7000 gün veya 4500 gün 25 yıllık sigortalılık süresinin olmadığının görülerek reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm bu nedenlerle, davacı yurt dışında ev hanımı olarak geçen süreleri borçlanmış ise de bu borçlanmanın sigortalılık başlangıcı olarak ülkemizde kabulünün mümkün olmadığı, 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre davacının borçlandığı yurt dışı hizmet süreleri kadar geriye gidilmek suretiyle bulunacak olan tarihin, sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilebileceği, somut olayda davacının ilk çalışma tarihi Hollanda'daki ilk işe giriş tarihi olan 28.10.2002 olup 5605 prim ödeme gününün bulunduğu, bu durumda davacının 5510 sayılı Kanun'un geçici 9 uncu maddesine göre emekli durumunun değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu madde kapsamında 08.09.1999 - 30.04.2008 tarihleri arasında ilk defa sigortalı sayılanlar kadın ise 58 yaş - 7000 gün yada 25 yıl sigortalı bulunmak, en az 4500 gün prim ödeme ve 58 yaş ikmali ile emekli olabileceğinin düzenlendiği, davacının genelgenin yürürlük tarihinden önce prim borçlanması yapmış olmasının hukuken bir önemi bulunmadığı ve yürürlükteki mevzuat hükümleri doğrultusunda tahsis talebinde bulunduğu tarih itibari ile davacının yaşlılık aylığına hak kazanmak için gerekli koşulları sağlamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davalı Kurumun yazıda belirttiği 2018/38 sayılı genelgenin 06.11.2018 tarihli olduğunu, davacının genelgenin yayınlandığı tarihten önce borçlanma yapıp borçlanma bedelini ödediğini ve emekli olabileceği tarihi beklemeye başladığını, emeklilik şartları dolunca da tahsis dilekçesini gönderdiğini, davalı kurumun, genelgeden önce tüm borçlanma paralarını yatıran kadınların, yatırılan paraları kullandığı konusunu bile değerlendirmediğini, davacıyı ve onun gibilerin mağdur edildiğini, yerel mahkemenin dilekçelerinde belirtilen açıklamaları ve raporları değerlendirmediğini ve davanın reddine karar verildiğini belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında 17.12.1989 - 23.12.2007 tarihleri arası yurt dışı ev kadınlığı sürelerini ve yurt dışı çalışma sürelerini borçlanarak 07.05.2019 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, davacının sigorta başlangıç tarihinin Hollanda sigorta giriş tarihi olan 28.10.2002 olduğu, borçlanılan ev kadınlığı süresinin, sigorta başlangıç tarihini Hollanda sigorta girişi olan 28.10.2002 tarihinden geriye götürmeyeceği,davacının bu kabule ve 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 81 inci maddesine göre yaşı ve hizmet süresi dikkate alındığında yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli şartları taşımadığı, yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine yönelik kurum işleminin yerinde olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; 01.06.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması, aksi yöndeki Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci; 3201 sayılı Kanun'un 5 inci, 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve geçici 81 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8571, K. 2023/10038, T. 19.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8571-e-2023-10038-k-be123eaa6538