Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7321 E. 2023/8057 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7321
- Karar No
- 2023/8057
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türkiye'de muhtelif tarihlerde aralıklı olarak sigortalı çalıştığını, daha sonra Almanya'ya yerleştiğini, Almanya'daki çalışmalarını borçlanmak için Kuruma başvurduğunu, müracaattan sonra 3 ay geçtiği için yapılan başvurunun iptal edildiğini belirterek, borç tahakkuk cetvelinde belirtilen 68.955,25 TL'nin ödenmesine ve davacının A-4 sigortalılığına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, Kurum işleminin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/278 Esas, 2020/72 Karar sayılı kararıyla; Davacının davasının kabulü ile Davalı Kurum işleminin iptaline, davacının 14.05.2018 tarihli yapmış olduğu 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanma talebinin süresinde olduğunun tespitine, bu dilekçeye binaen çıkartılan 68.955,25 TL borç doğrultusunda ve bu borç tarihi itibariyle emeklilik hizmetlerinin yürütülmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF Verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/ 1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. 10. Hukuk Dairesinin 03.10.2022 tarihli 2020/1362 Esas, 2022/1097 Karar sayılı bozma ilamında; 2.1.Somut olayda, davacının 14.05.2018 tarihli borçlanma başvurusunun kabulüne dair yazının davacı tarafından bildirilen adrese tebliğ edilememesi üzerine, davacının 07.10.2019 tarihinde Kuruma başvurduğu, davalı Kurumun 09.10.2019 tarihli yazısıyla 3 aylık sürede yeni bir borçlanma talebinin bulunmaması nedeniyle borçlanma talebini geçersiz saydığı olayda, makul sürede açılmayan iş bu dava yönünden dava tarihindeki prime esas kazanç üzerinden borçlanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talep tarihindeki prim üzerinden borçlanılmasına karar verilmesi hatalı olduğundan bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının borçlanma talebinin reddine dair Kurum işleminin tebliğinden itibaren üç aylık makul süre geçtikten sonra dava açtığının anlaşılması üzerine Kurumdan davacının dava tarihi itibariyle ödemesi gereken borçlanmayı gösterir tahakkuk cetvelinin ibrazı defaten talep edilmiş; müzekkerelere cevaben davacı ...'nın 14.05.2018 tarihli dilekçe ile 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma ve aylık talebinde bulunduğu, Kurum tarafından 68.955,25 TL olarak ödenmesi gereken borç cetveli düzenlenip davacının adresine postalandığı, ödeme için 3 aylık sürenin belirlendiği, davacının süresinde ödeme yapmaması ve yenileme talebinde bulunmaması üzerine, davalı Kurum tarafından 14.05.2018 tarihli borçlanma talebinin geçersiz sayılmasına karar verildiği bildirilmekle yetinilmiş, dava tarihi itibariyle ödenmesi gereken prim borcunu gösterir tahakkuk cetveli sunulmamıştır. Bu itibarla, Kurum tarafından yapılan tebliğden itibaren üç aylık makul sürede dava açılmadığı sabit olup; davacının iş bu davayı açmakla yeni bir borçlanma iradesi ortaya koyduğu değerlendirilmiş, hükmün infazının Kurumca uygulanabilir olması da gözetilerek, davacının davanın açıldığı 14.10.2019 tarihi itibariyle geçerli primler esas alınarak borçlanabileceği gerekçesiyle, Davanın Kısmen Kabulü ile Davacı ...'nın dava tarihi olan 14.10.2019 tarihindeki veriler itibariyle borçlanabileceğinin tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili: kurum işlemlerinin kanuna uygun olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yurt dışı borçlanma isteminin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile 3201 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.