Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7139 E. 2023/11018 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7139
Karar No
2023/11018
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2088 E., 2023/724 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/608 E., 2021/245 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması talepli davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne kararın kaldırılmasına davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çocuğu ...'nın çocukluğunda geçirdiği bir rahatsızlık sonucu fiil ehliyetini kaybederek malul kaldığını, ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.08.2008 gün ve 2008/933 Esas, 2008/899 Karar sayılı 16.09.2008 tarihinde kesinleşen kararı ile ...'nın süreyle sınırlı olmaksızın vasi atanarak kendisinin velayeti altına konulduğunu, ... Numune Eğitim Hastanesince 10.12.2004 gün ve 43649 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile ...'nın çalışma gücünü 40 kaybettiği, hastalığın sürekli olduğunun bildirildiğini, yine aynı hastaneden verilen 25.03.2013 gün ve 2013/31545 sayılı heyet raporunda ...'nın %57 oranında malul olduğunun, maluliyetinin sürekli olduğunun belirtildiğini, bundan başka G.Ü. Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından verilen 06.06.2014 gün ve 1780 numaralı raporunda kişinin %99 oranında ağır özürlü olduğu ve bu özrünün sürekli olduğu şeklinde rapor verildiğini, hastaya verilen bir kısım raporlar ve kısıtlama kararı üzerine davacı tarafından davalı Kuruma 29.01.2013 gün ve 1923216 sayılı dilekçeyle emeklilik başvurusunda bulunulduğunu, Kurum tarafından istenilen belgelerin Kuruma ibraz edildiğini, Kurumun yaptığı değerlendirmeler neticesinde 28.01.2015 tarihli yazısı ile Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 13.01.2015 tarih ve 1038 sayılı raporuna dayanak 09.06.2014 tarih, 1780183 sayılı H.Ü. Hastanesinin Sağlık Kurulu Raporu gereği ...'nın bakıma muhtaç derecede malûl olmadığı gerekçesiyle ve müvekkilinin normal emeklilik şartlarına göre 5300 prim gününü doldurmadığından emekli olamayacağına” karar verildiğini, söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, heyet raporlarında kişinin bakıma muhtaç olduğunun açıkça belirtildiğini ileri sürerek; Kurumca gönderilen 28.01.2015 gün ve 19125782 sayılı “Emekli Olmaz Yazısının” iptaline, 29.01.2013 tarihinden itibaren emekli olabileceğinin tespitine, birikmiş maaşlarının kendisine ödenmesine, birikmiş maaşlara dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile somut olayda talep tarihi olan 29.01.2013 tarihi itibariyle davacının 506 sayılı Kanun kapsamında toplam prim ödeme gün sayısının 2251 gün olduğu, 5510 sayılı Kanun kapsamında prim ödeme gün sayısının 981 gün olup, 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi gereğince 1/4'ü eklendiğinde toplam 1226 prim ödeme gün sayısı olduğu, toplam prim ödeme gün sayısının 3477 gün olduğu, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B bendinin e fıkrası gereğince 5300 gün prim ödeme gün sayısını doldurmadığından 29.01.2013 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin reddi mevzuata uygun olduğundan davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvurusunda; dava görülmekteyken davacıya yaşlılık aylığı bağlandığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, 01.02.2019 - 01.05.2019 tarihleri arasındaki birikmiş aylıkların ödenmesine rağmen yasal faizinin ödenmediğini, aylıkların 23.02.2021 tarihine kadar yasal faizinin ödenmesine karar verilmesi gerekirken olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.10.1988 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının başladığı, davacının 29.01.2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinden de yararlandırılarak yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, bunun üzerine 16.04.2013 tarihli sağlık kurulu kararı ile davacının çocuğu olan dava dışı ...'nın 25.01.2013 tarih ve 31545 sayılı ... Numune Hastanesinin sağlık kurulu raporu uyarınca "Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olmadığına" karar verildiği, itiraz üzerine 13.01.2015 tarihli sağlık kurulu kararında 09.06.2014 tarih ve 1780183 sayılı Hacettepe Üniversitesi'nin Sağlık Kurulu Raporu gereği davacının çocuğunun bakıma muhtaç derecede malûl olmadığına karar verildiği, bu karar uyarınca ve 5300 gün prim gün sayısı bulunmadığından davacının 29.01.2013 tarihli tahsis talebinin reddine karar verildiği, yargılama sırasında SS Yüksek Sağlık Kurulu'nun 18.11.2016 tarih ve 87/15060 sayılı kararı ile "Sigortalı çocuğunun mevcut hastalık ve arızalarına göre çalışma gücüne Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olmadığına" karar verildiği, yine yargılama sırasında yeniden müracaat edilmesi üzerine 09.02.2018 tarihli Kurum Sağlık Kurulu Kararı ile 07.12.2017 tarihli rapor gereği davacının çocuğunun başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli olduğuna karar verildiği ve davacıya 03.01.2019 tarihli tahsis talebi üzerine 720 gün doğum borçlanması ile 5510 sayılı Kanun sonrası 2460 gün olmak üzere 615 gün 28/8 inci madde uyarınca ilave edilmek sureti ile toplam 5326 gün üzerinden 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin f bendine göre 01.02.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, toplu ödeme tarihinin 23.02.2021 tarihi olduğu anlaşılmış, davacının ilk tahsis talep tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinden yararlandırılmış olsa dahi prim gün sayısının yetersiz olduğu anlaşıldığından ve dava dilekçesindeki talebinin 29.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkin olduğu görüldüğünden mahkemenin bu istemin reddine dair kararı yerinde ise de davacının dava dilekçesinde faiz isteminin de bulunduğu göz önüne alındığında yargılama sırasında Kurum tarafından tahsis edilen aylığın yasal faizi ile tahsiline ilişkin karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulüne, ... 3. İş Mahkemesinin 30.09.2021 tarih ve 2015/608 E. ve 2021/245 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerine; davanın kısmen kabul kısmen reddine a-Davacının 29.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis edilmesine ilişkin talebinin reddine b-Davacıya 01.02.2019 - 01.05.2019 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının 01.05.2019 tarihinden toplu ödeme tarihi olan 23.02.2021 tarihine kadar; 01.06.2019 - 23.02.2021 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten 23.02.2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde ;davanın açılma sebebinin müvekkilin özürlü çocuğunun "özür" oranın kabul edilmemesi nedeniyle, "Emekli Olamaz Yazısının" iptaline karar verilmesi, 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinden yararlandırılması gerektiğine karar verilmesi talebi olduğunu, yargılama devam etmekte iken, davalı idarenin önceki yazısını geri alarak, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 09.02.2018 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda; "adı geçenin başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli olduğuna, 01.10.2008 tarihinde de başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediğine" karar verildiğini ve 01.02.2019 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, 01.02.2019 - 22.02.2021 tarihleri arasında birikmiş aylıkları da hesaba yatırdığını, yani davalı idarenin, davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, işlemini dava görülmekte iken geri alıp ve müvekkiline aylık bağladığını, bu durumda, davanın reddine değil, "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğini, dolayısıyla davalı lehine vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu,hükmedilen vekalet ücretinde hata olduğunu belirterek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının 29.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş maaşlarının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi ile 506 sayılı Kanun'un geçici 81inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7139, K. 2023/11018, T. 09.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7139-e-2023-11018-k-8fea8ed81cf1