Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6719 E. 2023/8056 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6719
Karar No
2023/8056
Karar Tarihi
Konu
Tespit

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1891 E., 2023/958 K. DAVALILAR : 1-... Başkanlığı KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/89 E., 2020/335 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle, davalı işverene ait lokantada 10.04.2017 tarihinden beri motor kuryelik yaptığını, 01.05.2017 günü servise çıktığı sırada...plakalı aracın çarpması sonucu % 42 oranında malul kaldığını, çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek 01.05.2017 tarihinde geçirdiği iş kazasının ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili, davacının hizmetinin yöntemince ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı işverene ait motosikletle paket dağıtırken 01.05.2017 tarihinde geçirdiği iş kazasının ve kaza neticesi oluşan maluliyet oranının tespitini talep ettiği davada; davacı tarafça dava açılmadan Kuruma müracaat şartı yerine getirilmemiş olması nedeniyle Kuruma müracaat hususunda kesin süre verilmiş ve davacı tarafça Kuruma müracaat edilmiş ve Kurumdan gelen kayıtlara göre davacının yaşadığı kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiği, müracaatı halinde de maluliyet oranının tespit edileceği bilgisi verildiği anlaşılmakla, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve konusuz kalan davada yargılama sırasında Kurum tarafından iş kazası tespitinin yapılması nedeniyle Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca yargılama giderlerinin iş kazasının ihbarına ilişkin kanuni yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıya yüklenmesi gerektiği kanaatine varılarak; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacının dava açmadan önce Kuruma başvuru şartını yerine getirmediği, dava açtıktan sonra 24.01.2019 tarihinde yapılan başvuru sonucu Kurumun inceleme başlatarak iş kazası tespiti yaptığını, kuruma başvurmadan açılan davada davacının kendi kusuruyla davaya sebebiyet verdiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1992 doğumlu davacı ...'in 01.05.2017 tarihinde davalıya ait işyerinde motor kurye olarak çalışırken mesai saatlerinde tibia şaft kırığı ile sonuçlanan trafik kazası geçirdiği, davacının dava tarihinden sonra 24.01.2019 tarihli 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine göre olayın iş kazası sayılmasına dair başvurusu üzerine yapılan incelemede Kurum tarafından 18.02.2020 tarihli kararla; olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği; Kurum ve ... aleyhine açılan davada, Kurum tarafından yargılama aşamasında iş kazasının kabul edildiği, ancak diğer davalı tarafından talebin kabulüne yönelik herhangi bir beyan ve işlemin bulunmadığı, buna rağmen Mahkemece davalı ... yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken tüm tarafları kapsar şekilde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla birlikte, davalı ...'nın istinaf başvurusunun bulunmadığı görülmektedir. Davacının yargılama sırasında 24.01.2019 tarihli başvurusu üzerine Kurum tarafından bir yılı aşan süre sonrası 18.02.2020 tarihli kararla olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği anlaşılmakla Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle; ... 36. İş Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli, 2018/89 Esas - 2020/335 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının davalı işverene ait lokantada 10.04.2017 tarihinden beri motor kuryelik yaptığı 01.05.2017 günü servise çıktığı sırada...plakalı aracın çarpması sonucu % 42 oranında malul kaldığı, çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek 01.05.2017 tarihinde geçirdiği iş kazasının ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95'inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6719, K. 2023/8056, T. 13.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6719-e-2023-8056-k-800c752c09ba