Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6645 E. 2024/8629 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6645
Karar No
2024/8629
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3598 E., 2023/423 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/1008 E., 2021/961 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin 02.09.2008 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazası neticesinde müvekkilinin vücudunda yanıklar meydana geldiğini, müvekkilinin bu kaza sonucunda bir süre tedavi gördüğünü, buna rağmen sürekli iş gücü kaybı oluştuğunu, sonra arttırılmak üzere HMK 107/1 maddesi uyarınca belirsiz alacak dava hükümlerine göre 10,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsile ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hiçbir hukuki dayanağı ve gerçekliği bulunmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen olaya ilişkin taleplerin zamanaşımına uğradığı konusu uyuşmazlık dışı olup davanın esasına girilmeden usulden reddi gerektiğini, dava konusu olayın iş kazası olduğunu kabul ettiğimiz anlamına gelmeksizin iş kazası olarak değerlendirilecek olsa dahi iş kazasından doğan tazminat talepleri genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süreye tabi olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, Konya Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstirüktif Cerrahi Servisinin 13.10.2008 düzenleme tarihli dosya özetinde hastanın yatış tarihinin 15.09.2008 - çıkış tarihinin ise 26.09.2008 olduğu, yine Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinin 20.10.2008 tarihli heyet raporunda giriş ve çıkış tarihinin 13.10.2008 tarihi olduğu, SGK tarafından mahkememize gönderilen yazı cevaplarında davacı ...'ın iş kazasını 02.09.2008 tarihinde geçirdiği anlaşılmış olup iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi gerek olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl olduğu bu nedenle sigortalının % 4,2 oranında sürekli iş göremezliğine neden olan iş kazasının 02.09.2008 tarihinde gerçekleştiği, davanın 02.09.2020 tarihinde ikame edildiği, yukarıda anlatıldığı üzere 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığı, ceza zamanaşımının daha uzun olması halinde davacı lehine uygulanması gerektiği ancak ceza soruşturmasının zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iş kazasında yaralandığını davacının rahatsızlıklarının halen devam etmesi nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin hatalı olduğunu, davacının Ankara Kocatepe Bölge Sağlık Kurulunun 10.01.2019 tarihli kararıyla maluliyeti öğrendiğini zamanaşımının bu tarihten başlaması gerektiğini ayrıca arabuluculuk dosyası olmadığından davacı aleyhine hükmedilen arabuluculuk ücretinin de hatalı olduğu bu nedenle İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6325 sayılı Kanun, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkeme kararında arabuluculuk ücreti olarak hüküm altına alınan hükmün 3 üncü fıkrasında; "3-Hazine tarafından karşılanan 680,00 TL arabuluculuk giderindin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına," ilişkin ibarenin bulunduğu ancak dosya kapsamında taraflar arasında düzenlenen arabuluculuk görüşmesi bulunmadığından davacı aleyhine arabuluculuk ücreti yönünden hüküm kurulması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 üncü bendinde yer alan; "3-Hazine tarafından karşılanan 680,00 TL arabuluculuk giderindin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına," ibaresinin silinmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6645, K. 2024/8629, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6645-e-2024-8629-k-6a7adbf6354d