Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3289 E. 2023/12387 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3289
Karar No
2023/12387
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/683 E., 2022/1026 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/111 E., 2022/11 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf isteminin kabulüne ve kararın kaldırılması suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili 2014 yılında SGK’ya başvuruda bulunarak, emekli olabilmesi gereken şartları öğrenmiş ve kendisine verilen bilgiler doğrultusunda yurt dışındaki çalışma ve işsizlik süreleri ile doğum borçlanması ve yurt içinde de yaklaşık iki yıl çalışması halinde emekli olabileceği bilgisini aldığını bunun üzerine 1975-1976 yılları arasında yurt dışında çalışma ve işsizlik süreleri ile 3 çocuğa ait borçlanmaları hesaplanmış ve 2015 yılı Ocak ayında gerekli ödemeleri yaptığını ve 18.05.2017 tarihinde 3600 günü de tamamlanan davacının emeklilik için Kuruma başvuruda bulunmuş, 12.09.2017 tarihli cevap yazısı ile emeklilik talebinin reddedildiği, davacının tekrar Kuruma giderek bilgi almak istediğinde, yurt dışı çalışma ve işsizlik sürelerine ait borçlanma işleminin Kurum tarafından yanlış yapıldığı ev hanımı olarak borçlanma işleminin gerçekleştirildiği, bu nedenle gün sayısının düştüğü, müvekkilin 8 ay daha yurt içinde çalışması halinde koşulların gerçekleşeceği bilgisini aldığı, bunun üzerine müvekkilim gün sayısını tamamlamak için tekrar işe başlamış, 3600 günü tamamladıktan sonra 20.06.2018 tarihli tekrar emeklilik için başvuruda bulunduğu, Kuruma başvuru sonrasında, yurtdışı borçlanmasının hatalı olduğu, yapmış olduğu ödemeyi iade almasını, emekli olması için bir engel olmadığı yönünde bilgi vermiştir. Müvekkilimin başvurusu üzerinden 8-9 ay geçmesine rağmen olumlu yada olumsuz bir yanıt alamamış, Kuruma sözlü başvuru yapıldığında başvurunun incelemede olduğu, evrak beklendiği şeklinde yanıtlar verilmiş fakat en sonunda ikinci başvurusu da reddedildiğini belirterek müvekkilin yasal hakkını kullanarak 2015 yılında tüm ödemelerini yapmış, 3600 günü tamamlamış, önce Kurumun yanlış borçlandırma işlemi nedeniyle daha sonra da hiçbir açıklama yapılmadan emeklilik talebi reddedildiğini belirterek, gün sayısı 3613 gün olması ile gün şartı sağlanmış olduğu, her ne kadar dava dilekçesinde 18.05.2017 tarihi itibarı ile emekliliğe hak kazandığının ve o tarihten itibaren emekli maaşı ödenmesi gerektiğinin tespitine yönünde talepte bulunulmuşsa da, talebini ıslah ile değiştirdiğini, ıslah talebi ile müvekkilinin 30.06.2018 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının ve o tarihten itibaren emekli maaşı ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 3201 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde, Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık sürelerinin Kanun kapsamında değerlendirilebileceği düzenlenmiştir. Ancak davacı 31.01.1957 doğumlu olup, Almanya’daki zorunlu sigortalılığı 18 yaşını doldurduğu 31.01.1975 tarihinden önceki tarihlere ilişkindir. Bu nedenle 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapma imkanı bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere borçlanmaları iptal edilmiş ve borçlanma bedelleri davacıya iade edilmiştir. Bilirkişinin belirlediği 3244 gün, 18.05.2017 tarihli tahsis talep tarihi itibariyle belirlenmiştir. Borçlanma bedellerinin iadesi nedeniyle, davacının ıslah dilekçesinde iddia edildiği üzere 3613 prim ödeme gün sayısı bulunmamaktadır. Davacının yeniden borçlanma talebinde bulunması ve borçlanma bedellerini yasal süresi içerisinde Kuruma ödemesi halinde tahsis talebinde bulunması mümkün olabilecektir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlık 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanılabilecek sürenin tespiti ve buna bağlı olarak aylık hakkı doğup doğmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında 08.05.1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi "Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir." hükmündedir. Kanun'un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası ise " Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır..." hükmündedir. 3201 sayılı Kanun ve bu Kanun'un uygulama usul ve esaslarını düzenleyen 06.11.2008 tarihli ve 27046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmenliğin 1 inci maddesinde;" Bu Yönetmeliğin amacı, Türk vatandaşlarının, yurtdışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ile bu sigortalılık süreleri arasında veya sonundaki işsizlik sürelerinden her birinde bir yıla kadar olan kısmının ve yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerinin, talepleri halinde borçlandırılarak sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesindeki usul ve esasları düzenlemektir." Bu Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4 üncü maddesine göre " İşsizlik süresi " açıklanmıştır. İşsizlik süresi:" İlgili ülke mevzuatına göre çalışma süreleri ile bu çalışma sürelerine eş değer süreler haricinde o ülkede geçen süre" şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre davanın kabulü ile 30.06.2018 tarihinde 15 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş şartı, 3600 pirim gün sayısı şartını yerine getiren davacı 34514361456 T.C. kimlik. 3521201300323 sigorta sicil numaralı ...’ün, 01.07.2018 tarihinden başlamak üzere 506 Geçici 81/A maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 01.07.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alması gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili özetle, davacının müvekkili Kuruma 30.06.2018 tarihi itibariyle bir tahsis müracaatının bulunmadığını, 31.01.1957 doğumlu olup, Almanya'daki zorunlu sigortalılığı 18 yaşını doldurduğu 31.01.1975 tarihinden önceki tarihlere ilişkin olduğundan 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapma imkanının bulunmadığını, davacının prim ödeme gün şartının Mahkemenin 29.04.2021 tarihli ara kararı uyarınca 139 gün karşılığı borçlanma bedelini 17.05.2021 tarihinde ödemesi üzerine, dava devam ederken gerçekleştiğini ve bu durumun dikkate alınması gerektiğini, davacının davayı açtığı tarih itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanamadığı ve müvekkili Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 30.06.2018 tarihinde 15 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş şartı, 3600 prim ödeme gün sayısı şartını yerine getirdiğinden, 01.07.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığına yönelik Mahkemenin tespiti 31.01.1975 - 18.06.1975 tarihleri arası döneme ilişkin borçlanma primi iade alınmamış 139 günlük yurtdışı borçlanma süreci ve buna dayalı tescil tarihi esas alınarak geçerli sayılan doğum borçlanmasından kaynaklanan gün sayıları esas alınarak varılan sonuç yerinde ise de davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile talebini daralttığı gözetilmeden davanın kısmen kabulü yerine kabulüne denilerek hüküm kurulması hatalı olmuştur. Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında kısmen yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... 1. İş Mahkemesi'nin 01.02.2022 tarih 2019/111 Esas ve 2022/11 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı ...’ün, 01.07.2018 tarihinden başlamak üzere 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/A maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 01.07.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapma imkanının bulunmadığını, davacının prim ödeme gün şartının Mahkemenin 29.04.2021 tarihli ara kararı uyarınca 139 gün karşılığı borçlanma bedelini 17.05.2021 tarihinde ödemesi üzerine, dava devam ederken gerçekleştiğini ve bu durumun dikkate alınması gerektiğini, davacının davayı açtığı tarih itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanamadığı ve müvekkili Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu beyanla, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususundadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunla, Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini öngörmüştür. 2.Sigortalı hizmetlerin tasfiye edilmesi halinde, tasfiyeye uğramış hizmetlerin sosyal sigorta hukuku açısından geçerliliğini yitirmiş sayılması ve artık her iki ülke mevzuatına göre nazara alınabilecek bir sigortalılık süresi kalmayacağından, artık borçlanmanın yeniden ihyası mümkün değildir. Zira, 3201 sayılı Kanun'da borçlanmanın ihyası gibi bir müessese bulunmamaktadır. Ama bu durumda, borçlanma işleminin yeniden yapılması mümkündür. 3.Eldeki davada, davacının yurt dışı borçlanması ile elde edilen hizmetleri nedeniyle borçlanma karşılığı ödediği tutarı iade aldığının anlaşılması karşısında borçlanması geçersiz hale geldiği, ne varki yargılama aşamasında davacıya verilen süre içerisinde 17.05.2021 tarihi itibari ile yeniden ödeme yapıldığının anlaşılması karşısında, ödenen bu tutar nedeniyle davacı bakımından 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin b bendi kapsamında borçlanmasına karşılık gelen tutarın davalı Kurumdan sorulması ile bu sürenin de eklenmesi ile davacı hakkında yaşlılık aylığı tahsis şartlarının irdelenmesi, varlığı halinde ise borçlanma ödeme tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde geçersiz hale gelen bir borçlanmaya dayalı olarak ödeme olmaksızın tahsise karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 4.O hâlde, davalı ... Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2-Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3289, K. 2023/12387, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-3289-e-2023-12387-k-677a7c8f322a