Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6159 E. 2023/13080 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6159
Karar No
2023/13080
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4878 E., 2023/634 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 45. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/151 Esas, 2022/483 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyasının davalısı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... şirketi vekili ve davalı Mirsan şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... Şirketi vekili ve davalı Mirsan Şirketi vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalılar vekilleri tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekili ile davalı ... şirketi vekilinin temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle ... şirketi vekilinin duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 19.12.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü mürafaalı temyiz eden davalı ... İnş. Tic. Müş. Ltd. Şti. adına ... ile davacı adına Avukat ... ve davalı ... adına Avukat ... geldiler. Diğer mürafaalı temyiz eden davalı ... Tem. Yapı .. Şti. adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.02.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilinin iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle 370.179,65 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Mirsan şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşeron ...'ın getirdiği işçi olarak çalışmaya başladığını, olay günü itibari ile meteorolojik bilgilere göre Ege Bölgesin'de 40/80 km/sa hızında rüzgar eseceği belirtildiğini, yüksek riskten bahsedilmediğini, olay günü rüzgarın tahtaları uçurduğu iddiasının gerçek ve bilimsel olmadığını, müvekkili şirketin Site Orta Sağlık Güvenlik Biriminden iş sağlığı güvenliği hizmeti aldığını, davacıya iş güvenliği malzemelerinin temin edildiğini, davacının kendi kusuru ile yaralandığını ve müvekkkili şirketin kusuru olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu hastanenin TOKİ tarafından yaptırıldığını, davacının çalışanı olduğu davalı firma ile aralarında hizmet alım sözleşmesi bululnmadığından davada taraf olmayacaklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı Mirsan şirketi ile akdedilen sözleşme gereği denetleme yükümlülüğünün Mirsan şirketine ait olduğunu, tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, kusurun davacıya ait olduğunu, olayın doğal afet olması nedeniyle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, davacının kullanmakta olduğu ilaç gereği kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağının araştırılması gerektiğini, ilacın yan etkileri arasında sersemlik bulunduğunu, davacının usta vasfında çalıştığı iddiasını ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarih, 2016/542 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararı ile özetle davalı bakanlığın işveren olmadığından bahisle adı geçen davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarih, 2016/542 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ile davalı ... şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2021 tarih, 2020/1875 Esas, 2021/68 Karar sayılı kararı ile kusur raporları arasında çelişki bulunmasına karşın bu çelişki giderilmeden karar verildiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarih, 2021/49 Esas, 2021/421 Karar sayılı kararı ile özetle davalı bakanlığın işveren olmadığından bahisle adı geçen davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. 4.İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarih, 2021/49 Esas, 2021/421 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili, davalı Mirsan şirketi vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2022 tarih, 2022/644 Esas, 2022/720 Karar sayılı kararı ile kusur raporları arasında çelişki bulunmasına karşın bu çelişki giderilmeden karar verildiği, rücuan tazminat dava dosyasının kesinleşmesi beklendikten sonra karar verilmesi gerektiği, kabule göre de hüküm altına alınan manevi tazminatın çok fazla olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 5.İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarih, 2022/151 Esas, 2022/483 Karar sayılı kararı ile özetle davalı bakanlığın işveren olmadığından bahisle adı geçen davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarih, 2022/151 Esas, 2022/483 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Mirsan şirketi vekili ve davalı ... şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı Mirsan şirketi ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmadığından onun yönünden de manevi tazminatın azaltılmasının usuli kazanılmış hakka aykırı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın çok az olduğunu, davalı ... hakkında davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen tazminatlara avans faizi yerine yasal faiz işletilmesinin doğru olmadığını, reddedilen manevi tazminat talebi bakımından aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı olduğu, maddi zararın düşük hesaplandığını, kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı Mirsan şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının ücretinin fazla hesaplandığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, davacının rahatsızlığının bulunduğu, kaza ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağının araştırılması gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin tamamının kabulünün hatalı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının taşeron ...'ın getirdiği işçi olarak çalışmaya başladığını, olay günü itibari ile meteorolojik bilgilere göre Ege Bölgesin'de 40/80 km/sa hızında rüzgar eseceği belirtildiğini, yüksek riskten bahsedilmediğini, olay günü rüzgarın tahtaları uçurduğu iddiasının gerçek ve bilimsel olmadığını, müvekkili şirketin Site Orta Sağlık Güvenlik Biriminden iş sağlığı güvenliği hizmeti aldığını, davacıya iş güvenliği malzemelerinin temin edilmiş olup davacının kendi kusuru ile yaralandığını ve müvekkkili şirketin kusuru olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin tamamının kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2023 tarih, 2022/4878 Esas, 2023/634 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Mirsan Şirketi vekili ve davalı ... Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, yargılama sırasında davalı mirsan şirketi bakımından kendileri lehine doğan kazanılmış hakların ihlal edildiğini, her hâlükârda hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, davalı ... hakkında davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen tazminatlara avans faizi yerine yasal faiz işletilmesinin doğru olmadığını, reddedilen manevi tazminat talebi bakımından aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, yargılama sırasında yapılan masrafların çoğunun -örneğin maddi zarar hesabının- aslında sadece maddi tazminatın tespiti için yapıldığını, maddi tazminat talebinin de tamamen kabul edildiği gözetilerek kabul-ret oranları belirlenmesi gerektiğini, ayrıca her hâlükârda 11.02.2020 tarihli karar hakkında istinaf kanun yoluna başvurmayan davalı Mirsan lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, davalı ... lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu, 2020 tarifesine göre vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, davalı ... yönünden her talep için ayrı ayrı ret vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı ... açısından dava husumet nedeniyle reddedildiğine göre tek bir ret vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğini, kendileri lehine takdir edilen vekâlet ücretinin de birleşen dava davalısı ... şirketinden ayrı, asıl dava davalısı mirsan şirketinden ayrı alınması gerektiğini, müvekkilinin maddi zararlarının da esasen hükme esas alınan raporda hesaplanandan daha fazla olduğunu, dosyada en son hesap raporu aldırıldıktan sonra asgari ücret, hesaplama kriterleri, Yargıtay içtihatlarının lehe değiştiğini, güncel maddi zararlar hesaplanacak olursa maddi zararın çok daha yüksek olacağını, ayrıca müvekkilinin maluliyeti ve ücretinin de çok daha yüksek olması nedeniyle maddi zararlarının çok daha fazla olduğunu, bu nedenle ileride maddi zararların tekrar hesaplanması durumunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını ileri sürmüştür. Davalı Mirsan Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur oran ve aidiyeti ile sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, hükme dayanak kılınan ücretin doğru olmadığını ileri sürmüştür. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, sürekli iş göremezlik oranına itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının kullandığı ilaçların yan etkilerinin değerlendirilmediğini, davacının usta olmadığını, ücret tespitinde hata olduğunu, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacıya kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, kusur raporlarında kaçınılmazlık olgusunun değerlendirilmediğini, müvekkilinin asıl işveren olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri ile ilgili hüküm kurulurken hata yapıldığını, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gerekçesiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371'inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31'inci maddeleri. 3. Değerlendirme a.Davalı ... Tem. Yapı Elekt. Nak. Tur. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. Vekilinin Temyiz İtirazları Açısından Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz kanun yoluna başvuracak olan tarafın da başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. 6100 sayılı HMK 361/2 nci fıkrasında "Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir" düzenlemesi vardır. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. (HMK 364/2-f bendine göre temyiz dilekçesinde "Temyiz sebepleri ve gerekçesi" bulunmak zorundadır) Aksi halde temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı kabul edilir. Kötü niyetle temyiz, davanın gereksiz yere uzamasına ve yargı organlarının yersiz meşgul edilmesine yol açar. Somut olayda, davalı ... Tem. Yapı Elekt. Nak. Tur. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin İlk Derece Mahkemesi'nin 11.02.2020 tarih, 2016/542 Esas, 2020/80 Karar sayılı ilk kararına karşı istinaf yoluna başvurmadığı buna karşılık o karara karşı daha lehine olan temyiz incelemesine konu son karara karşı önce istinaf sonrasında ise temyiz yoluna başvurduğu anlaşıldığından davalı ... Tem. Yapı Elekt. Nak. Tur. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ... Tem. Yapı Elekt. Nak. Tur. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir. b.Davacı Vekili ile Davalı ... İnş. Tic. Müş. Ltd. Şti. Vekilinin Diğer Temyiz İtirazları Açısından Dosya kapsamından, birleşen dava dosyasının davalısı ... İnş. Tic. Müş. Ltd. Şti. vekilinin davaya cevap dilekçesi ile birlikte Kurum Sağlık Kurulu tarafından belirlenen %40,20 sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiği, mahkemece sürekli iş göremezlik oranının tespiti noktasında itiraz prosedürü işletilmeksizin davacının %40,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranını %40,20 olduğuna ilişkin Kurum sağlık kurulu kararına karşı davalı ... İnş. Tic. Müş. Ltd. Şti. cevap dilekçesi ile birlikte itiraz edildiği dikkate alındığında mahkemece sırasıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu'ndan, itiraz halinde Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesi'nden rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması ve itiraz halinde ise; raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Kabul ve uygulamaya göre de davaların birleştirilmesinin sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurduğu, başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davaların bağımsız kimliklerini korudukları gözden kaçırılarak asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden ayrım yapılmaksızın tek hüküm kurulması, yine asıl dava dosyasının davalısı ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verildiği dikkate alındığında adı geçen davalı yönünden tek ve maktu red vekalet ücreti verilmesi gerektiği halde maddi ve manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı red vekalet ücretleri takdir edilmiş olması isabetsiz olmuştur. Bunlar yanında sigortalının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK’den, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ve ilgili meslek odasından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretlerin sorulması, elde edilecek sonuçlar dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirilip davacının gerçek ücreti tereddütsüz olarak belirlenmesi gerekirken davacı taraf iddiasının tanık beyanlarında belirtilen ücretin altında kaldığından bahisle davacı iddiası üzerinden maddi zarar hesaplanması, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden yapılan yargılama giderleri farklılık gösterdiğine göre (örneğin bilirkişi hesap raporu için yapılan yargılama giderlerinin manevi tazminat talebi ile ilgili olmadığı açıktır) mahkemece yargılama gideri hesabına esas olmak üzere kabul/red oranları belirlenirken bu hususun dikkate alınmaması, giderek maddi ve manevi tazminat tutarlarının toplamı üzerinden kabul/red oranlarının belirlenmesi, İlk Derece Mahkemesince davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine karar verilecek yargılama gideri kısmının adı geçen davalı yerine diğer davalı Mirsan şirketine verilmesine karar verilmesi, asıl ve birleşen dava dosyasında vekalet ücretlerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi de hatalı olan diğer hususlardır. Mahkemece yapılacak iş; yargılamaya konu iş kazası ile ilgili olarak önce Yüksek Sağlık Kurulu'ndan, sonrasında Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulundan davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti yönünde rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması halinde ise çelişkiyi Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'ndan rapor almak suretiyle gidermek, TÜİK’den, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ve ilgili meslek odasından ücret araştırmak ve elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirilip davacının gerçek ücreti tereddütsüz olarak belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde hükme dayanak kılınan bilirkişi hesap raporunun bilinen (iskontosuz) / bilinmeyen (iskonltolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini dikkate almak, hüküm kurulurken asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden ayrı ayrı karar verilmesi ve haliyle asıl ve birleşen dava dosyasında harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin de ayrıştırılması gerektiğini, davalı ... hakkındaki dava husumet nedeniyle reddedildiğine göre adı geçen davalı yönünden tek ve maktu red vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, davada kabul/red oranları belirlenirken maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden oranların ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, yargılama giderleri kabul ve red oranlarına göre paylaştırılırken maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden yapılan giderlerin müşterek olmayabileceğini gözetmek, bir taraftan tahsil edilip diğer tarafa ödenmesine karar verilen yargılama gideri tutarlarının ait olduğu tarafı isabetli bir şekilde belirlemek, usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı ... Tem. Yapı Elekt. Nak. Tur. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 4.Davacı vekili ile davalı ... İnş. Tic. Müş. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Davacı yararına 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ... İnş. Tic. .. Şti'ye yükletilmesine, Davalı ... İnş. Tic... Şti. yararına 17.100,00 TL duruşma Avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6159, K. 2023/13080, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6159-e-2023-13080-k-b02499023d0a