Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5956 E. 2024/12686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5956
- Karar No
- 2024/12686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/253 E., 2023/427 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi SAYISI : 2016/20 E., 2022/567 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle ; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ...'in 31.10.2014 tarihinde davalılardan ...'un sahibi ve müteahhidi olduğu, diğer davalı ...'un ise inşaat şantiye şefi olarak görev yaptığı Rize ili ... Mahallesi 1 Numaralı Soğuksu Sokakta faaliyet gösteren ... Yapı İnşaata ait inşaatta meydana gelen kaza neticesinde inşaat halindeki binanın 6. katından 16 metre aşağıya toprak yığını üzerine düşmesi neticesinde ağır şekilde yaralandığını, davacının kazadan sonra, önce Rize Devlet Hastanesine götürüldüğünü, ardından Rize ... Tayyip ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, Devlet Hastanesinin 31.10.2014 tarih ve A140633369 sayılı Genel Adli Muayene Raporu ve Eğitim Araştırma Hastanesinin 31.10.2014 tarih ve 830657 sayılı Adlî Muayene Raporlarında yaşanan kaza sebebi ile şahsın ... tehlikesinin mevcut bulunduğu ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek durumda olduğunun, kati raporun Beyin Cerrahisi, Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ve Anestezi Uzmanlarınca verileceği tespitlerinin yapıldığını, yaşanan bu talihsiz olaydan sonra davalılar davacıyı arayıp sormadıkları gibi uğramış olduğu maddi ve manevi zararın da telafisi yoluna gitmediklerini, bu kaza sebebi ile maddi ve manevi olurak oldukça zor günler geçiren davacının yaşadığı üzüntü ve hayal kırıklığının davalıların vurdumduymaz tavırları ile daha da arttığını, davacının sol ayağında kazadan sonra yaklaşık 2,5 cm kısalma olduğunu ve sol kolunda da güç kaybı meydana gelmesi sebebi ile kolunu normal bir insan gibi kullanamaz ... geldiğini, davacının şu anda koltuk değnekleri ile yürüdüğünü ve sol kolunu kullanamadığını beyanla maddi ve manevi tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza sonrası davalı ...'un davacıyı arayıp sormaması, maddi manevi destek olmaması hususlarının doğru olmadığını, kazadan sonra davacının hastanede yattığı süreçte davalı ...'un davacı ile bizzat ilgilendiğini, hatta bir çalışanını davacıya refakat için görevlendirdiğini, davacının tedavi ve bakımı ile ilgilendiğini ayrıca davalı ... tarafından davacıya maddi yardım sağlandığını, kaza sonrası davacının iş akdinin feshedilmediğini, sigortasının yatırılmaya devam edildiğini, davalı ...'un işyerinde gerekli ve yeterli iş güvenliği tedbirlerini almadığı hususunun doğru olmadığını, gerekli tedbirlerin davalı ... tarafından alındığını, davalı ...'a ait işyerinde çalışan işçilere baret, emniyet kemeri ve diğer kişisel koruyucu donanımların eksiksiz olarak verildiğini ,iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitime ve uygulamaya tabi tutulduğunu, davacının kendi ihmali yüzünden yaralandığını, alması gereken her türlü önlemi alan, gerekli eğitimleri veren, uyarılarda bulunan, çalışması için gerekli araçları temin eden, nezaret ve denetim görevlerini yerine getiren davalı ...'a izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını beyan ederek davanın ve davacının tüm taleplerinin reddini talep etmiştir. 2.Davalı ...'un cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda; "1-Davalı ... yönünden; 629.724,74 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.10.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davalı (... olmasına karşın): ... ...'a ilişkin açılan davanın reddine" dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... vekili, davalının iş yerinde gerekli güvenlik tedbirlerini aldığını, davacının iş güvenliği eğitimlerine tabi tutulduğunu, tanık ...'nun bu durumu doğruladığını, dava konusu iş kazasında davalının kusuru bulunmadığını, davacıya maddi ve manevi destek olunduğunu, mağdur işçinin Tüzüğün kendisine yüklediği önlemleri almadığını, zarar görenin ağır kusurunun illiyet bağını keseceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Davacının malul kalmasına neden olan kazanın davacının inşaat halindeki binanın 6. katından 16 metre aşağıya toprak yığını üzerine düşmesi neticesinde meydana geldiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen tarafların olaya etken ihmali davranışları dikkate alındığında, davalı işverene %80, davacı işçiye %20 işçi oranında kusur atfedilmesinde hata bulunmadığı, kaldı ki Kurum raporu, rücuan tazminat davasında alınan kusur raporu ile dosya kapsamında alınan raporların birbiriyle uyumlu olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır." gerekçeleriyle "Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; "Dava konusu iş kazasında davacının kusuru bulunmaktadır. Dava dilekçesinde iddia edilen; kaza sonrası müvekkilin davacıyı arayıp sormaması, maddi manevi destek olmaması hususları kesinlikle doğru değildir. Kazadan sonra davacının hastanede yattığı süreçte müvekkil davacı ile bizzat ilgilenmiş, hatta bir çalışanını davacıya refakat için görevlendirmiş, davacının tedavi ve bakımı ile ilgilenmiştir. Ayrıca müvekkil tarafından davacıya maddi yardım sağlanmıştır. Kaza sonrası davacının iş akdi feshedilmemiş olup, sigortası yatırılmaya devam edilmiştir. Tüm bunlara rağmen mağdur işçinin Tüzüğün kendisine yüklediği önlemleri almadığı, iş güvenliği malzemelerini kullanmadan çalıştığı, iş güvenliği önlemlerinin alınması hususunda bir talepte bulunmadığı ortadadır. İşverenin hukuki sorumluluğunun doğması için Yargıtay yapılan iş ile zarar verici olay arasında nedensellik bağını aramaktadır. Yargıtay, işverenin sorumluluğunun risk esasına dayandığını kabul etmekte ancak olayda zorlayıcı neden, zarar görenin veya üçüncü kişinin tam kusurlu olması halinde nedensellik bağının kesildiğine karar vererek işvereni sorumlu tutmamaktadır. Nitekim bahsi geçen olayda mağdur işçi kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediği için söz konusu olay gerçekleşmiştir. Zira gerçekleşen neticeye çalışan kendisine isnad edilen kusur oranından çok daha fazla bir oranla sebebiyet vermiştir. Belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda müvekkilin kusurlu bulunarak bu yönde aleyhine hüküm kurulması açıkça hukuka aykırıdır." sebepleriyle kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı Kanun hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere özellikle temyiz edenin sıfatı ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı HMK'nun 297 nci maddesinde "(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesine yer verilmiştir. 3. Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı olarak ... ile ...'a husumet yönelttiği, taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı ve kararın da anılan davalılar hakkında verildiği, nitekim karar başlığında her iki davalının isimlerinin doğru olarak belirtilmekle beraber, davalı ...'un hüküm fıkrasında soyadının hatalı olarak "..." olarak belirtilmiş olması yukarıda belirtilen yasa maddesinin emredici hükmüne aykırı olmuştur. 4. O halde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır. 8. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazları nedeniyle, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 01.03.2023 tarih ve 2023/253 E.- 2023/427 K. sayılı kararının kaldırılarak; Rize İş Mahkemesinin 17.11.2022 tarih ve 2016/20 Esas - 2022/567 Karar sayılı kararın içerik ve hüküm fıkrasında yer alan davalı "... ..." ifadelerinin silinerek yerine; davalı " ..." isminin yazılmak suretiyle hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.