Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4543 E. 2023/4704 K.
Konu: İş Kazasına Dayalı Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4543
- Karar No
- 2023/4704
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasına Dayalı Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1614 E., 2021/1336 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/507 E., 2020/49 K. Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının çocuk işçi olarak işe giriş kaydı yapılmadan davalı ... ve diğer davalı ... tarafından parke döşeme işinde çalıştırıldığını, 04.09.2012 tarihinde davalı davalı ...'a ait Has Emlak Gayrimenkul Danışmanlığı isimli işyerinde döşeme işi yaparken iş kazası geçirdiğini, sol el bileğini elektrikli laminant parke kesme makinesı ile kestiğini, davalı işverenlerin işyerinde iş güvenliği ve işçi sağlığı yönünden yeterli önlem almadıklarını, kaza tarihinde günlük 50,00 TL aldığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...; davacının kendi yanında çalışmadığını, davacının öğrenci olduğunu, o güne mahsus olarak temizlik ve ufak tefek araçların getirilip götürülmesi işini yaptığını, asıl işverenin ... olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...; davacının kendi yanında çalışmadığını, olay günü ...'yı aradığını ve olay yerine gittiğini, davacıyı hastaneye götürdüğünü, olayın gerçekleştiği gün başkasına ait işte çalışmakta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ...; işyerinde bir iş kazası olmadığını, davacının kendi işçisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece Mahkemesince "...Davacının çalıştığı inşaatın davalılardan ...'a ait olduğu, davalı ...'ın inşaatın laminant parkelerini dava dışı ... Yapı Market ünvanlı işyerinden aldığı, ancak dava dışı ... Yapı Market tarafından düzenlenen fatura incelendiğinde döşeme işinin de ücrete dahil olduğu, hal böyle olunca inşaat sahibi olan ...'ın inşaatın parke döşeme işini dava dışı ... Yapı Market'e verdiği, dava dışı ... Yapı Market tarafından ise parke döşeme işinin davalı ...'ya verildiği, yani işin bir bölümü niteliğinde olan parke döşeme işinin dava dışı ... Yapı Market'e verildiği, bu şekilde dava dışı ... Yapı Market'in alt işveren konumunda olduğu, iş bu alt işveren tarafından da aynı işin davalı ...'ya verildiği, bu şekilde davalılardan ...'ın iş sahibi olarak asıl işveren, davalı ...'nın ise bu inşaatın parke döşeme işini üstlenen alt işveren, diğer davalı ...'nın ise hem davalı ...'nın kardeşi hem de o inşaatta işçi olarak çalıştığı ve işveren vekili sıfatının bulunduğu, bu nedenle tüm davalıların meydana gelen zarardan toplam kusurları oranında (% 100) müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği değerlendirilmiştir.." gerekçesine dayalı olarak, "Davanın kabulü ile, -91.921,80-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 04.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, -10.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili, işveren olmadıklarını, zamanaşımının geçtiğini, ıslaha itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi, 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bir iş kazası sonucu, zarara uğrayan işçi veya hak sahiplerinin maddi veya manevi tazminat talepleri, ancak işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilebilir. Bunun dışında, aracı olarak tabir edilen kişiler aracılığı ile işe alınan işçilerin uğrayacakları zararlardan dolayı, asıl işveren de aracılarla birlikte 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca sorumlu olur. 3.Gerek 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrası ve gerekse 5510 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin son fıkrası ile yürürlükten kalkan Sosyal Sigortalar Kanununun 87 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; aracının hukuksal açıdan tarifi yapılmış kimlerin aracı veya halk arasındaki deyimi ile "Taşeron" sayılacağı belirlenmiştir. Buna göre; aracıdan bahsedilebilmek için; öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerinden bir iş alt işverene devredilmelidir. Buna karşın bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda artık üst-alt işveren ilişkisi söz konusu olamaz. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin doğabilmesinin ilk koşulu; işyerinde işçi çalıştıran bir asıl işverenin, bulunması, diğer unsurda, işin asıl işverene ait işyerinde görülüyor olmasıdır. Çoğu kez bina inşaat işlerinde görüldüğü gibi, ana binayı veya asıl işi bitirmekle yükümlü bir işveren, bu işin doğrama, döşeme, su tesisatı gibi bölümlerini aracılara devretmektedir. Bu gibi durumlarda üst-alt işveren ilişkisinden söz edilebilir. Buna karşı, bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda, artık üst-alt işveren ilişkisi ortada bulunmamaktadır. Arsanın veya binanın salt maliki olmak ve ihale makamı olarak işi bütünüyle devretme durumlarında, ortada aracı denilen kurumdan söz edilemez. Çünkü burada iş tamamıyla ve bütün olarak bağımsız bir işverene devredilmektedir. 4.İlk Derece Mahkemesince, inşaatın davalı ...'a ait olması, Hasan'ın inşaat laminant parkelerini dava dışı ... Yapı Market ünvanlı işyerinden alması, aralarında düzenlenen faturada döşeme işinin de ücrete dahil edilmesi, buna göre inşaat sahibi Hasan'ın işin bir bölümü olan parke döşeme işini vermesi sonucu dava dışı ... Yapı Market'in alt işveren olduğu, işbu alt işverenin de döşeme işini ...'ya vermesine göre, davalılardan Hasan'ın iş sahibi olarak asıl işveren, davalı ...'nın parke döşeme işini üstlenen alt işveren, davalı ...'un hem davalı ...'nın kardeşi hem de o inşaata işçi olarak çalıştığı ve işveren vekili sıfatının bulunduğu belirtilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de, davalı ...'ın 4857 sayılı İş Kanunu 2 nci maddesi düzenlemesine göre asıl işveren olduğu kabul edilmiştir. 5.Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı ...'ın inşaat laminat parkelelerini dava dışı ... Yapı Market ünvanlı işyerinden aldığı ve aralarında düzenlenen faturadan bu parkeleri döşeme işinin de ücrete dahil olduğu, parke döşeme işini davalı ...'nın aldığı ve davacının parke döşeme işi yaparken iş kazasına uğradığı belirgin olmakla, İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde davalı ...'ın işveren olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.