Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3615 E. 2023/5126 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3615
Karar No
2023/5126
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2655 E., 2022/2411 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/274 E., 2022/112 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı, davalı şirket ve davalı kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirket ve davalı Kurum istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilnin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 16.09.1996 - 10.05.2005 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyanla Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının çalıştığı dönemde hiçbir zaman sürekli ve kesintisiz çalışmasının olmadığını, davacının her yıl çağrı üzerine işbaşı yapan mevsimlik işçi olduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde sezon dönemlerinde ve sipariş olduğu zamanlardaki çalışmalarının Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini ve bu bildirimler neticesinde primlerinin eksiksiz olarak yatırıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanlarında davalı işyerinde geçici işçi statüsünde üzüm sezonu olan yılın Eylül - Ekim - Kasım ve Aralık aylarında kesintisiz olarak diğer aylarda ise iş durumuna göre sigortalı ve sigortasız olarak çalıştırıldığı, davacının 03.05.1999 tarihinde işe başladığı, 10.05.2005 tarihinde işten ayrıldığı, davacı ve davalı şirket arasında 03.05.1999 tarihinde imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 3.maddesinde davalı işyerinde "kayısı, üzüm, incir hasadını takip eden sürede müşteri siparişlerine göre temizlik, ayıklama ve paketleme işlerinin görüleceği, işçi yaş meyvenin işlenmesi süresince kampanya döneminde mevsimlik imalat işçisi olarak çalışacaktır" ibaresinin yer aldığı ve taraflarca imzalandığı, işten çıkış tarihinin işveren feshi olduğu, celp edilen puantaj kayıtlarından ücret pusuları ile puantaj kayıtlarının birbirleri ile örtüştüğü, tüm toplanan delillerden davacının davalı ... Tarım Ürünleri İth.İhrç.San. Tic.A.Ş.'nin 1029365 sicil numaralı işyerinde geçici işçi statüsünde üzüm sezonu olan yılın Eylül, Ekim, Kasım ve aralık aylarında 30 gün diğer aylarında ise iş 15 gün süreyle sigortalı ve sigortasız olarak çalıştığı, tespit edilen sigortalılık sürelerinin dışında 313 gün bildirilmeyen fiili çalışmasının bulunduğu gerekçesiyle; " "1-Davanın kısmen kabulüne, 1-Davacı ...... T.C ve ...... sigorta sicil sayılı sigortalı Rukiye Deniz'in davalı işveren ... Tarım Ürn.İth.İhr.San.ve Tic. A.Ş’ye ait ... SGK İl Müdürlüğünde 1029365.45.01 işyeri sicil sayılı dosyada işlem gören üzüm işletmesi işyerinde 03.05.1999 – 10.05.2005 tarihleri arasında toplam 1349 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 1036 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği 313 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığı, 1999/3. dönem 57; 2000/1. dönem 15; 2000/4. dönem 1; 2001/12. dönem 30; 2002/2 dönem 15; 2003/2 dönem 15; 2003/4. dönem 15;2003/6. dönem 15; 2003/8. dönem 15; 2003/11. dönem 30; 2004/3. dönem 15; 2004/4. dönem 15; 2004/5. dönem 15; 2004/12. dönem 30; 2005/2. dönem 15; 2005/4. dönem 15 gün olmak üzere davacının 03.05.1999 – 10.05.2005 tarihleri arasında bildirilmeyen toplam 313 gün davalı işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin bozma ilamında belirtilen usul ve esasa dair kuralların uygulanmadığını, bordro tanıklarının mahkemeye verdikleri ifadelerinde davalıya ait işyerinde mevsimlik olarak çalışıldığına ilişkin herhangi bir ibare olmamasına rağmen mahkemece davalıya ait işyerinde mevsimlik olarak çalışıldığına kanaat getirildiğini, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda sezonluk ve tam zamanlı olarak çalışma ayrımı yapılarak iki ayrı hesaplama yapıldığını, mahkemece sezonluk çalışıldığına karar verilerek müvekkilinin 229 günlük hak kaybı olduğunu, kısmen kabul kısmen red kararı verilerek müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, gerekçeli kararda şirket unvanının doğru olarak yazılmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkilinin üzüm işi yapan bir firma olduğunu ve işi gereği mevsimlik veya siparişe bağlı çalışma yaptığını, siparişin olmadığı veya mevsim dönemi olmadığı zamanlarda işçilerin ücretsiz izne çıkarıldığını, bu uygulamanın hem sözlü hem yazılı olarak tüm işçiler tarafından kabul edildiğini, davacının izinli olduğu ve çalışmasının bulunmadığı dönemlerde çalışması varmış gibi bildirimde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının, müvekkili nezdindeki tüm çalışmalarının eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini, davacının çalıştığı süre zarfında müvekkili şirkette hiçbir zaman tam zamanlı çalışma olmadığını, davacının hizmet döküm cetvelinde bu hususun doğrulandığını, davacının çalışmasına rağmen bildirimi yapılmayan günü bulunmadığını, davacının talep ve iddialarını kesin ve net deliller ile ispat edemediğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin somut delillere dayanmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, gerekçeli kararda usul yönünden eksiklikler bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yoğun dönem olarak tespit edilen dönemlerde aynı davalıya ait aynı nitelikte bir çok dosyada davacıların yoğun olarak nitelendirilen bu dönemde çalıştıklarının kabul edildiğini, her bir davacı için ayrı ayrı inceleme yapılmadan genel olarak aynı gerekçe ile hüküm kurulduğunu, davalı şirkete ait bir çok hizmet tespit davası bulunması ve tanıklarında aynı davalıya karşı dava açmış olması nedeniyle beyanlarına itibar edilmeyeceğini, yeterli delile ulaşılamadığını ve davanın ispatlanamadığını, hak düşürücü sürenin gözetilmediğini, davacının çalıştığı sürelerde davalı işveren tarafından Kuruma bildirim yapıldığını, davacının Kurum kayıtlarında olan hizmet süreleri dışında bir çalışması bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin ve net bir şekilde davacının çalışma olgusunu ispatlayacak delil bulunmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, tanık beyanlarının çalışmanın ne kadar süreyle olduğuna ilişkin kesin bir bilgi vermediğini, davacının, çalıştığını iddia ettiği dönemde imzasını içeren hiçbir ücret bordrosu-puantaj kaydı bulunmadığının davacının bu dönemlerde çalışmadığının göstergesi olduğunu, davanın 2014 yılında açıldığı ve müvekkili Kurumun davalı sıfatı ile yer aldığından reddedilen kısım yönünden müvekkili Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "..İmzalı ücret bordrosu veya davacının imzasını taşıyan puantaj kayıtlarının bulunduğu dönemlerde ise yazılı delil aksine olan tanık anlatımına itibar edilemeyecektir. Yukarıda bir emsal kararda ortaya çıktığı üzere bir kısım işçilerin kadrolu tabir edilerek yılın tamamında sürekli çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. İş bu dava dosyasında davacının sezonda çalışan işçilerden olmadığı, yılın tamamında makine başında paketleme bölümünde çalıştığı bildirimleri kayda yansıyan, bordro tanıkları Ergün Parlar (Davalı tarafça tanık olarak bildirilmiştir.), ... ve ... tarafından açıkça ifade edilmiştir. İş bu tanık anlatımlarının aleyhine bir beyanda bulunmamaktadır. Davacının çalışmalarının bir kısmının imzalı belge ile kayıt altına alındığı görülmekle davacının imzasının bulunduğu dönemlere ilişkin yazılı kayıtlara üstünlük tanınması gerekmiştir. Şu halde davacının imzasının bulunmadığı dönemler yönünden tanık anlatımları esas alınarak tam çalışmaya göre kabul kararı verilmesi gerekirken davacının sezonluk işçi olduğundan bahisle sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Belirtilen nedenlerle davacının istinafı yerinde görülmüş davalıların istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Davacı taraf ilk derece mahkemesinin ilk hükmü aleyhine kanun yoluna başvurmamış olmakla tespitine karar verilen gün sayısının toplam 490 günden fazla olması mümkün görülmemiştir. Zira bu tespit davacı aleyhine kesinleşmiş bulunmaktadır. Yine tespite karar verilmesi gereken, ispatlanan dönem aralığının 03/05/1999-10/05/2005 arası olduğu aynı gerekçe ile kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesinin 2018/658 karar sayılı ilamı bu açıdan da davacı aleyhine kesinleşmiştir. Belirtilen delil durumuna göre davacının kuruma yapılan bildirime ek olarak 1999/2 inci dönem 35 gün, 1999/3. Dönem 57 gün, 2000/1. Dönem 46 gün, 2001/1. dönem 14, 2001/3. dönem 30, 2002/1 dönem 30, 2003/1 dönem 60, 2003/2. dönem 60, 2003/3. Dönem 30, 2004/1. Dönem (3 ve 4 üncü ay) 60, 2004/2. Dönem (5 inci ay) 30, 2004/12. ayında 30, 2005/2. ayında 8 gün çalışmasının bulunduğu ve fakat bildiriminin yapılmadığının tespiti gerekmiştir. 2005/2 inci dönemdeki ve 2005/4 üncü dönemdeki daha fazla çalışma süresinin davacı lehine tespiti mümkün olmamıştır. Zira yukarıda belirtildiği üzere ilk hükümde bildirimsiz kaldığı tespit edilen toplam gün sayısı 490 olmakla iş bu miktara kadar olan bölümün tespiti gerekmiştir. ..." gerekçesiyle; "A) 1-Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 25/02/2022 tarih, 2019/274 Esas ve 2022/112 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin davalı işveren vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine, 2-İstinaf yargılama giderlerinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf talebi reddedilen davalı işverenden alınması gereken 80,70 TL harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, B) 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 25/02/2022 tarih, 2019/274 Esas ve 2022/112 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, Davacının davasının kısmen kabulü ile, Davacının davalı işverene ait, 1029365.45 sicil sayılı işyerinde, dönemin asgari ücreti ile, 1999/2 inci dönem 35 gün, 1999/3. Dönem 57 gün, 2000/1. Dönem 46 gün, 2001/1. dönem 14, 2001/3. dönem 30, 2002/1 dönem 30, 2003/1 dönem 60, 2003/2. dönem 60, 2003/3. Dönem 30, 2004/1. Dönem (3 ve 4 üncü ay) 60, 2004/2. Dönem (5 inci ay) 30, 2004/12. ayında 30, 2005/2. ayında 8 gün çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; İstinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3615, K. 2023/5126, T. 10.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-3615-e-2023-5126-k-c4a978a5d2ca