Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3937 E. 2024/10365 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3937
- Karar No
- 2024/10365
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/989 E., 2021/1365 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/704 E., 2020/675 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Paz. San. ve Tic. A.Ş. Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ilk inceleme neticesinde noksan tespit edilen hususların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten, noksan hususlar ikmal edilerek dosya dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacılar murisinin davalı ... kontrolünde bulunan araçta uğradağı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, söz konusu kazada araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ve hakkında kamu davası açıldığını, davacının işyerinden evine giderken içinde bulunduğu işyeri servisinde kazaya uğradığını, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu kaza nedeniyle davacıların maddi ve manevi açıdan çok müşkül duruma düştüğünü iddia ederek davacı eş ana ve çocuğun her biri için 2.500 TL'şer maddi ve eş ve çocuk için 150.000 TL'şer, ana için 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinde faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında 27.11.2017 tarihli hesap raporunda aleyhe olan hususları kabul etmediğini beyan etmek suretiyle zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketinden tahsil ettiği 152.000 TL kapsamında eşin maddi alacağının karşılandığını, çocuk ...'in bakiye maddi tazminat istemi olarak 22.393,41 TL, çocuk ... için bakiye maddi tazminat istemi olarak 31.256,28 TL’nin tahsiline dair talep artırımı başvurusunda bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... dilekçesinde özetle; davalı ... fabrikasına işçileri taşıma işini yaptığı sırada, havanın yağmurlu ve yerlerin de ıslak olduğunu, aracın kaydığını ve kazanın meydana geldiğini, maddi durumunun zayıf olduğunu, söz konusu olayın bir kaza olduğunu, bilerek ve isteyerek yapmadığını, davacılar murisinin vefatından dolayı derin üzüntü duyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili dilekçesinde özetle; davacılar murisinin davalı şirkette 20.04.2011 tarihinde işe başladığını, davacı ve diğer işçilerin işe gidiş gelişleri konusunda diğer davalı ... şirketi ile anlaşıldığını, davalı ... şirketine ait servis aracında davacılar murisinin kazaya uğradığını ve hayatını kaybettiğini, söz konusu kazada davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu kazanın davalı ... kontrolünde bulunan davalı ... şirketine ait araçta gerçekleştiğini, 25.12.2012 tarihinde iki parça halinde toplam 15.000 TL tutarında davacı ...’ya ödemede bulunduğunu, ayrıca bir çok yarımda bulunduğunu davanın işveren mali mesuliyet sigortacısı olan Allianz Sigorta A.Ş.’ye ihbarını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı (yargılama sırasında Koru Sigorta A.Ş. unvanını alan) SS Koru Sigorta Kooperatifi vekili dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarının bulunduğunu, davaya konu aracın davalı şirket nezdinde bulunan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında 09.05.2012-2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigorta teminatı altına alındığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı nezdinde sigortalı olan aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olabileceğini, şayet kazaya konu araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi kusurunun bulunmaması halinde davalı şirketinde mali mesuliyet sigortası kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 4.Davalı ... şirketi vekili dilekçesinde özetle; davalı şirketin diğer davalı SMA ... şirketinin işçilerini evden işe, işten eve taşıma işini yapmak üzere anlaştığını, 20.04.2011 tarihinde davalı şirkete ait ... plakalı aracın, diğer davalı ... yönetiminde karıştığı trafik kazası sonucu davacının hayatını kaybettiğini, söz konusu kazada davalı şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, söz konusu kazaya ilişkin ceza davasının bulunduğunu, yaşanan kaza sonucu davalı şirketin de derin üzüntü içine düştüğünü, kaza nedeniyle müşteri kaybına uğradığını ve maddi zarara uğradığını, olayakonu kaza ile ilgili olsa olsa kusursuz sorumluluğuna gidilebileceğini, bu durumda da davalı şirketin yine maddi olarak sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; uyuşmazlık iş kazası nedeni ile davacının davalılardan maddi tazminat ve manevi tazminatı alacağı bulunup bulunmadığı, kusur, zarar noktalarında toplanmaktadır. 17.09.2012 tarih saat 05.40 sularında davalı ....'nın şoför olarak kullandığı SMA ... şirketine ait işçileri taşıyan ... şirketine ait olan ... plakalı aracın trafik kazası yapması neticesi davacıların murislerinin önce yaralanması akabinde ölmesi neticesi gerçekleşen iş kazasında Mahkememizce kusur bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 18.01.2016 tarihli kusur bilirkişi raporu alınmıştır. Servis araç sürücüsü davalı ... aracı kullanırken yağışlı havada gerekli dikkat ve özeni göstermediği, trafik kurallarına uymayarak aracın hızını,aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş yol hav ave trafik durumuna göre kullanmadığı bahsiyle asli kusurlu sayılarak %60 kusurlu görülmüştür. Davalı SMA ... şirketi ... davacılar murisinin asıl işvereni olup ... şirketi bu şirketin persnel taşıma işini üstlenmiş olup aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu anlaşılmakla ve de işverenlerin iş sağlığı ve iş güvenliği açısından gerekli her tür tedbiri alıp şartları sağlama yükümlülükleri olup yolculuk esnasında meydana gelen kazada servis işini üstlenmiş alt işverenin sorumluluğunun daha yüksek olacağı nazara alındığında davalı şirket ... şirketinin %30 asıl işveren SMA ... şirketinin %10 sorumluluğu olduğu kabul edilmiştir.Olayın oluş şekli nazara alındığında davacılar mursinin kusurlu olmadığı diğer davalı şirketin ise sigorta şirketi olduğu nazara alındığında olayın oluşumunda kusur atfedilmeyeceği anlaşılmıştır. Dava devam ederken 21.04.2016 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz Mahkememize ibraz edilmiştir. Bu haliyle davacı vekili ile davalı ... arasında sulh sözleşmesi yapılıp taraflar arasında 197.636,00 TL toplam ödemeye istinaden sulh olunduğu ve de mevcut ödemenin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.Bu haliyle tarafların kabulündeki iş bu sözleşmeye istianeden ilgili ödemelerin yapıldığı anlaşılmakla davalı ... yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kabul edilen kusur durumu ve davacılar murisinin öldüğü gerçeğinde maddi tazminat yönünden ve de yapılmış ödemeler nazara alınarak davacı vekilinin davacı ... yönünden tüm zararın karşılandığı ancak diğer davacılar yönünden bakiye tazminat kaldığı beyanları karşısında dosyanın küllen değerlendirildiği bilirkişi hesap raporu alınmış ve davacının yaptığı iş esas alınarak aylık brüt ücretinin 980,00 TL olarak kabulüyle yapılan hesaplamaya göre davacı ... yönünden maddi tazminatın 46.756,63 TL olduğu,davacı ... için maddi tazminatın 42.813,45 TL olduğu belirlenmiştir. Bu haliyle sulh protokolünün yerine getirildiği görülmekle davalı ... yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı ...'in maddi tazminat istemi yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı anlaşılmakla davacının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Kısa hükümde davacının isminin Nejla olarak geçtiği ve de iş bu durumun harf hatasından kaynaklandığı anlaşılmakla HMK 304 maddesi gereği Nejla yazılan davacının ismi resen tashihen doğru olacak şekilde Necla olarak düzeltilmiştir. Davacı ... yönünden belirlenen maddi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken tahsiline, davacı ... yönünden belirlenen tazminatın taleple bağlı kalınmak suretiyle sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken tahsiline karar verilmiştir.omut olay yönünden değerlendirme yapıldığında, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi, tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerektiği, zararlandırıcı olay nedeni ile mevcut ve ileride duyulacak elem ve ızdırap dikkate alınarak davacı ... lehine 50.000,00 TL davacı Nejla lehine 50.000,00 TL ve davacı ... lehine 50.000,00 TL manevi tazminat kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin karar verilmek suretiyle" gerekçeleriyle "Davalı ...Ş. hakkında açılan dava hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, Davacı ...'in maddi tazminat istemi yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı anlaşılmakla davacının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... lehine 46.756,63 TL, davacı ... lehine 37.237,17 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... AŞ dışındaki davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacılara verilmesine, Davacılar ... ..., ... ve ... için 50.000,00 TL'şer manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... AŞ dışındaki davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gerek hesap, gerekse sigorta şirketine ihbar yoluna gidilmemesinin kararın kaldırılmasını gerektirdiği, trafik kazası sonucu meydana gelen kazada müteveffanın araçta bulunduğu fakat sürüşe dair bir idaresinin bulunmadığı, olayın ... ve müvekkili şirket yönünden iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir yönünün bulunmadığını, müvekkili şirketin Allianz Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen 29.12.2011 başlangıç 29.12.2012 bitiş tarihli İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereği sigortalı olduğunun ve bu şirkete ihbarla yargılama yapılması gerektiğini, meydana gelen kaza sonucu davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılmış olup, hesabın hatalı olduğu, sorumluluk oranlarına göre taksim yapılmadığı, her ne kadar davalıların sorumluluk oranları belli olsa da bunun kabulü anlamına gelmemek üzere oran üzerine maddi yükümlülüğün hesap edilmediğini, davacı vekilinin artan asgari ücret miktarı sebebiyle yeniden hesaplama yapılması için verdiği talep üzerine rapor düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, destekten yoksun kalma tazminatında dayanak alınacak bedelin, vefat tarihi yani desteğin sona erdiği tarihteki müteveffanın maaşı olduğunu, davacılar için hükmedilen tazminat bedelinin oldukça yüksek olduğunu, davaya konu kaza tarihinden sonra, 12.02.2014 tarihinde davacı asillerin bir araya gelerek belirtilen tarihte ibraname imzaladığı ve iş kazası sonucu vefat üzerine davacıların tüm talepleriyle ilgili müvekkili şirketi ibra ettiklerini beyan ve taahhüt ettiklerini, davacıların bu yönde ibranamesi hukuki aşamada bağlayıcı olup, davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı raporu ile iş kazası olduğu tespit edilerek hak sahiplerine gelir bağlandığı anlaşılan 17.09.2012 tarihli olayda, kazalının işyeri servis aracı içinde bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği, personel taşıma sözleşmesi ile servis işinin başka firmaya verilmesinin davalının asıl işveren sıfatıyla işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatından kaynaklanan özen ve gözetim yükümlülüklerini dolayısıyla kusurunu ortadan kaldırmayacağından davalının aksine itirazlarının yerinde olmadığı, Borçlar Kanunu uyarınca haksız fiilden kaynaklanan olay nedeniyle hak sahibine karşı müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiği ve her bir borçlunun sorumluluğuna göre payların taksim edilmesinin ancak borçlular arasındaki iç ilişkide söz konusu olacağı, davanın usulünce sigorta şirketine ihbar edildiği ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edildiği, usuli kazanılmış hak bulunmadığından hükme en yakın tarihteki asgari ücret artışlarının dikkate alınmasında usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksine yönelik tüm itirazlarının reddi gerektiği, davalı vekili istinaf başvurusunda davacılara ödeme yapıldığı ve işvereni ibra ettikleri yönünde itirazda bulunmuştur. Yapılan incelemede, "Teslimat ve İbraname" başlıklı tarihsiz belgede müteveffanın tüm özlük ve kanuni haklarına ilişkin, 8.332,00 TL'nin ...'e, ayrı ayrı 1.581,00 TL'nin ... ve ...e ödendiği yönünde imza alındığı, belgelerin ikinci paragrafında her türlü tazminat ve kanuni haklarımı aldım ibaresine yer verildiği görülmekte olup tarihsiz ve destekten yoksun kalma tazminatı bakımından miktar içermeyen ibranamenin hüküm altına alınan alacağı ortadan kaldıracak ya da eksiltecek nitelikte olmadığı kanaatine varıldığından davalı itirazı yerinde görülmediği, yapılan açıklamalar çerçevesinde; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzeni dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine ilişkin gerekçe ile karar verildiği anlaşılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Paz. San. ve Tic.A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın müvekkille personel taşıma sözleşmesi imzalayan diğer davalı Aleskom Ltd.'ye ait araçta meydana geldiği, diğer davalı araç şoförünün belirtilen şirket tarafından tayin edildiği, aracın sevk ve idaresinin bu kişide olduğu, sürücünün hava, yol ve yük koşullarına göre hız ve kontrol koşullarını gözetmeksizin seyir halinde olduğu, meydana gelen kazada müteveffanın araçta bulunduğu fakat sürüşe dair bir idaresinin bulunmadığı, olayın ... ve müvekkil şirket yönünden iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir yönünün bulunmadığı, keza müvekkil şirketin olayda iş güvenliği yönünden alması gerekli bir tedbirinin ve fiilinin bulunamayacağı, davalıların ayrı ayrı sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiğini, davacı vekilinin artan asgari ücret miktarı sebebiyle yeniden hesaplama yapılması için verdiği talep üzerine rapor düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, destekten yoksun kalma tazminatında dayanak alınacak bedel, vefat tarihi yani desteğin sona erdiği tarihteki müteveffanın maaşı olacağı, aksi halde her asgari ücret artışında yeniden hesap gerektiği, bu da davanın sonsuza kadar uzaması anlamına geleceğini, bu sebepler dışında davacılar için netice tazminat bedelinin oldukça yüksek olduğunu, tespit edilen rakamlar zenginleşme sınırında olup gerçek zararın fazlaca üzerinde olduğu, davaya konu kaza tarihinden sonra, 12.02.2014 tarihinde davacı asiller bir araya gelerek belirtilen tarihte ibraname imzaladıklarını ve iş kazası sonucu vefat üzerine davacılar tüm talepleriyle ilgili müvekkil şirketi ibra ettiklerini beyan ve taahhüt ettiklerini, iş bu husus Mahkemeye bildirilmiş ise de; gerek yargılamada gerekse kararda dikkate alınmadığını ve müvekkil şirket aleyhine hüküm oluşturulduğunu, görüleceği üzere davacılar kendi ... iradeleriyle ve baskı altında kalmadan esas niyetleri ile aynı doğrultuda ibraname düzenlemiş olup davacılar vekili tarafından bu belge dikkate alınmadığını ve dosyaya bildirilmediğini, davacıların bu yönde ibranamesi hukuki anşamda bağlayıcı olup davanın müvekkil şirket yönünden reddi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalanların maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir." Tazminatı alacağından sorumluluk ve tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, anılan hükme yönelik davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Davalı SMA ... İthalat İhracat İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddi ile bu hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının ilgiliden tahsiline, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.