Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2860 E. 2023/3756 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2860
Karar No
2023/3756
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2022/409 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında görülen menfi tespit ve alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi Kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesi nedeni ile ortaya çıkan borçtan sorumlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında; ".. davacının ve boşandığı eşinin adres kayıt sisteminde bildirilen tüm adreslerinde, dava konusu dönemde boşanan eşlerin birlikte yaşamaya devam edip etmedikleriyle ilgili geniş kapsamlı emniyet araştırması yapılmalı, adreslerdeki apartman yöneticisi, komşular tespit edilerek konuyla ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylece “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır..." gerekçeleriyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davasının reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, "...Davacının eski eşi ...'in 07.05.2016 tarihinde (Boşanma kararından 2 ay sonra ) işe girdiği , Balıkçılık Avcılık işleri - 921602 iş kodu ile yukarıda belirtilen (48 kod ) Muğla ili, (7 kod ) ... ilçesinde faaliyet gösteren 1092309 işyeri kodlu Durmaz Su Ürünleri isimli işyerinde çalıştığı görülmektedir. İlçe Seçim Kurulundan gelen yazı ve ekleri incelendiğinde dahi Davacının eski eşi ...'in seçmen kütüğüne kayıtlı olduğu Aksu' ya gelmediği ve oy kullanmadığı açıkça görülmektedir. .. " gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). 2. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.) 3. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 4. Eldeki davada, bozma sonrasında dinlenilen tanık beyanlarının davalı ve eski eşinin birlikte yaşadıklarına yönelik bir beyanlarının olmaması, kızının doğum gününde bir kere de bahçe temizliğinde görülmesi karşısında; fiilen birlikte yaşamın sübutu için yeterli olmadığı, başkaca da delil bulunmadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi isabetsiz bulunmuştur. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2860, K. 2023/3756, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2860-e-2023-3756-k-70cb831f5f8e