Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2737 E. 2023/2700 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2737
Karar No
2023/2700
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/134 E., 2021/289 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emrinin iptali istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının dava dışı ... Eğitim Ve Öğretim İşletmeleri A.Ş eski yönetim kurulu üyesi olduğunu ancak ödeme emri tebliğ tarihi itibariyle kayyum atandığını müvekkilinin bu dönemde temsil ve ilzam yetkisinin olmadığını ancak davalı Kurumca 2016/101870-109948 nolu dosyalardan 151391 takip kart numaralı, 2016/109949 nolu dosyadan 151391takip kart numaralı ödeme emri, 2016/109950 nolu dosyadan 151391takip kart numaralı ödeme emirlerinin müvekkiline tebliğ edildiğini, ödeme emirlerinde yer alan borçların büyük kısmı kayyum atamasından sonraki döneme ait olduğunu, 6183 sayılı yasaya ve diğer mevzuata göre önce şirket malvarlıklarının haciz edilmesi gerektiğini, oysa dosyada doğrudan müvekkiline takip yapıldığını ayrıca borcun tamamının zaman aşımına uğradığını belirterek ödeme emirlerinin iptalini ve bu ödeme emirlerine dayanak amme alacaklarından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili mahkememize verdiği cevap dilekçeleri ile; davanın süresi içerisinde açılmadığını, ödeme emrine karşı 7 gün içinde dava açılması gerektiğini, usulü itiraz olarak bildirmiş, esas yönünden de davacının ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin müvekkili Kuruma prim ve işsizlik sigortalısı prim borçlarının bulunduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 md. göre davacının dava konusu borçtan şirket ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, ödeme emrinde Kanuna ve usule aykırılığın olmadığını belirterek davanın reddini 6183 sayılı Kanun'a göre ret edilen dava meblağının %10 u oranında tazminata mahkum edilmesini savunmuş ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Özetle; Davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Daire tarafından, davacının 05.11.2015 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, 15.04.2016 tarihine kadar bu görevinin devam ettiği, dava dışı şirkete 11.04.2016 tarihinde kayyum atanmasına karar verildiği, mahkemece ödeme emirlerine konu prim borçlarının şirket tarafından ödenmesinin mümkün olacağı yanılgılı değerlendirmesi ile davanın kabulüne dair karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının borçlardan sorumlu olduğu kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın reddine dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Eldeki dava dosyası incelendiğinde, 6183 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin 5 inci fıkrasının Anayasa Mahkemesi’nin 02.08.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarih 2021/119 Esas 2022/48 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olmasına ve davacının kararı temyiz etmesine göre davacının %10 haksız çıkma tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi isabetsiz olup, bozma nedenidir. Ancak belirtilen eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'unun 438 inci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı, temyiz edenin sıfatı göz önünde bulundurularak, düzeltilerek onanmalıdır.

VII. KARAR 1)Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “6183 sayılı Kanun’un 58/5 inci maddesi uyarınca Kurum alacağının %10’u oranında haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin silinmesine ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2737, K. 2023/2700, T. 16.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2737-e-2023-2700-k-55281e19fca2