Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2761 E. 2023/3254 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2761
Karar No
2023/3254
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/311 E., 2022/160 K. ... KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerektiğinin tespiti ile oluşan primlerin faizi ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanuna eklenen geçici 10 uncu madde ve sosyal sigorta işlemleri yönetmeliği madde 103/4.f hükümlerine dayanarak geçmiş dönemlere ilişkin olarak sigorta prim teşvikinden yararlanmaya yönelik yaptığı başvurusuna süresinde cevap vermeyerek hukuka aykırı şekilde reddedilmesi nedeniyle, davalı Kurum kararlarının iptali ve ayrıca müvekkil şirketin anılan yasa ve dönemler bakımından yararlanma talebini içeren 30.12.2015 tarih 18.333.103 sayılı başvurularının hukuka uygun olduğunun tespiti ile söz konusu teşvik bedelinin avalı Kurumdan kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kuruma verilen dilekçenin 6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta prim desteği düzenlemelerinin uygulanmasına esas olmak üzere başvuru tarihinde 2011/45 sayılı genelgenin yürürlükte olduğunu, bu genelgenin "4.1.1 Destekten yararlanılabilmesi için gerekli genel şartlar" başlığı altında (g) bendinde " Aylık prim ve hizmet belgesinin kurumumuza yasal süresi içinde gönderilmesi" bölümünde " 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanılabilmesi için 6111 Kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süre içinde kuruma verilmiş olması gerekmektedir." hükmünün bulunduğunu bu nedenlerle de yersiz ve haksız açılmış olan davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, 18.10.2018 tarihli ve 2016/178 Esas, 2018/466 Karar sayılı kararı ile "...Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanunu faizi ile birlikte hesaplanacak tutar 3. fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekalet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında SGK'ca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularında vazgeçmiş sayılır" hükmü düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı şirket tarafından ... sicil nolu işyerinde çalışanları yönünden 4447 sayılı Kanun'un gecici 10 uncu madde kapsamında düzenlenen prim teşvikinden yararlanmaya yönelik olarak Kuruma müracaat ettiği ancak Kurum tarafından davacı şirketin başvurusunun 2015/10 nolu genelge gerekçe gösterilerek reddedildiği anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında, davaya konu somut uyuşmazlığı ilgilendiren ve 01.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanunla, 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17 nci maddesi dikkate alınarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2016/178 Esas, 2018/466 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, İstinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı vekili, 18.03.2015 tarih, 2015/10 sayılı genelge hükümleri karşısında davacının isteminin kabulüne olanak bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kalıdırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili ise, esasen davasının konusunun devam ettiğini, buna göre davanın kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin, bozmaya konu olan kararı ile, "...Mahkemece açıklanan yasal düzenleme gereğince 7103 sayılı Kanun'un Ek 17 nci maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, yargılama giderlerine ilişkin de, yasa kapsamında yöntemince hüküm kurulduğu, incelenen karara karşı ileriye sürülen davacı yan istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı görülmekle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin de açıklanan yasal düzenleme gereğince ilk derece mahkemesinde davanın konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca yasa gereği kanun yollarına başvuramayacağından, davalı Kurumun istinaf isteminin reddine" dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin, bozma ilamında "...4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalanma hakkının tespiti istemine ilişkin olarak açılmış olan davada, davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de, yargılama ve temyiz aşamasında 01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiş, olup, bu maddenin ilk fıkrasında aynen: “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” Hükmü ve ikinci fıkrasında ise;

“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” şeklinde belirtilmiş hükümleri mevcut olup, bu yeni madde hükümleri ile tüm teşvik unsurlarından faydalandırılma veya fazla ödemelerin iadesi veya değiştirme istemleri hakkındaki uyuşmazlıklarda ek 17.maddede yer alan hükümlerin irdelenmesi gerektiği açıktır.

Değinilen Ek 17 nci maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yılsonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.” Hükümleri mevcuttur.

Yapılacak iş, Kurumdan, davacının yukarıda açıklanan Ek madde 17 hükmüne göre başvurusu bulunup bulunmadığı sorularak anılan yasa maddesi kapsamına göre değerlendirme yapmak, Kurumun başvuruyu kabul etmemesi halinde işin esasına girerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir." denilerek bozma kararı verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bozma sonrası yapılan yargılamada SGK ya müzekkere yazılmış ve davacının 7103 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 17 nci maddesi uyarınca kuruma yapmış olduğu başvurusunun olup olmadığı sorulmuş olup, kurumun 16.12.2020 tarihli yazı cevabında davacının 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinde geriye dönük yararlanmadığı teşviklerden yararlanmak için elektronik ortamda kuruma başvuru yaptığı, başvuruya istinaden işlemlerin yapıldığı ve bu işlemler neticesinde iş yerinin emanet hesabında alacağı tutarın oluştuğu ifade edilmiştir. Davacı şirketin davalı kuruma yapmış olduğu 30.12.2015 tarih 18.333.103 sayılı başvurusunun geçerli olduğunun tespitine, davalı kurumun başvuruya cevap vermeyerek zınni reddetmiş sayılacağından zınni red işleminin iptaline, davacı şirketin 2012/8-9-10-11-12, 2013/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2014/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2015/1-5-10 dönemlerine ilişkin prim teşvik bedelinin başvuru tarihi olan 30/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek yönünde mahkememizde kanaat oluşmuş davanın kabulüne, davacı şirketin davalı kuruma yapmış olduğu 30/12/2015 tarih 18.333.103 sayılı başvurusunun geçerli olduğunun tespitine, davalı kurumun başvuruya cevap vermeyerek zınni reddetmiş sayılacağından zınni red işleminin iptaline, davacı şirketin 2012/8-9-10-11-12,2013/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2014/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2015/1-5-10 dönemlerine ilişkin prim teşvik bedelinin başvuru tarihi olan 30/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.

2.Eldeki davada, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davacı şirketin davalı Kurumdan ek 17 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında başvurusunun varlığı sorulmuş ve davalı Kurumun cevabi yazısında davacı şirketin ek 17 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında başvuruda bulunduğu ve davacının davaya konu ettiği dönemler bakımından 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinden faydalandırılmaya dair kuruma verdiği belgelerin işleme alındığı hususu ile birlikte davacının mahsuplaşma talebine ilişkin bir talebinin olmaması nedeniyle henüz mahsup işlemlerinin tamamlanmadığı belirtilmiş olmakla, dava konusu istem bakımından, 21.01.2023 tarih ve 62370913 Sayılı davalı Kurum yazısı içeriğinde belirtilen olguların ve mahsup işlemlerinin de tamamlanıp tamamlanmadığı hususunun araştırılması suretiyle davanın konusuz kalıp kalmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2761, K. 2023/3254, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2761-e-2023-3254-k-7e8795f233be