Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2665 E. 2023/3288 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2665
Karar No
2023/3288
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1823 E., 2022/2621 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/315 E., 2022/194 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili ile feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.01.2003-26.09.2012 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili özetle: Öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının sigortasız çalıştırıldığını iddia etmiş ise de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının sigortasız çalışmaya başladığını iddia ettiği tarihin 01.01.2003 olduğunu, davacının bu tarihi emekli olabilmek için bu tarihi bildirmek durumunda olup, aksi taktirde emeklilik süresinin uzadığını, bu nedenle bu tarihi bildirdiğini, davacının 26.09.2012 tarihinde işe başladığımım bu tarih itibariyle de S.G.K. girişinin yapıldığını, bir kimsenin 10 yıl süre boyunca sigortasız çalıştırıldığını bilmemesinin mümkün olmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili özetle:Öncelikle davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının sigortasız çalıştırıldığını iddia etmiş ise de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının sigortasız çalışmaya başladığını iddia ettiği tarihin 01.01.2003 olduğunu, davacının bu tarihi emekli olabilmek için bu tarihi bildirmek durumunda olup, aksi taktirde emeklilik süresinin uzadığını, bu nedenle bu tarihi bildirdiğini, davacının 26.09.2012 tarihinde işe başladığımım bu tarih itibariyle de S.G.K. girişinin yapıldığını, bir kimsenin 10 yıl süre boyunca sigortasız çalıştırıldığını bilmemesinin mümkün olmadığını, beyanla haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i Müdahil Kurum vekili özetle:Davalı kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, feri müdahil olarak davaya katılmaları gerektiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davanın sadece tanık beyanı ile ispatının mümkün olmadığını, tanıkların bordro tanığı ya da koşu iş yeri çalışanı olması gerektiğini ayrıca çalışmaya ait yazılı delillerin araştırılması gerektiğini yapılan işin niteliğinin ücretin eylemli çalışmanın var olup olmadığının araştırılması gerektiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dinlenen bordro tanıklarının beyanları ve komşu işyeri tanık beyanlarından davacının davalı işyerinde 01.01.2003 tarihinde çalışmaya başladığı, 04.02.2017 kadar kesintisiz çalışmış olduğu, kuruma bildirim yapılmayan 01.01.2003 tarihi ile sigorta bildirimlerinin yapılmaya başlandığı 27.09.2012 tarihine kadar 1040674.41 sicil sayılı işyerinde sürekli ayda 30 gün çalıştığı gerekçelerine dayalı olarak, Davanın kabulü ile, Davacının davalılara ait 1040674.41 sicil sayılı işyerinde sürekli olarak ayda 30 gün üzerinden çalıştığı, 01.01.2003 ile 27.09.2012 tarihleri arasında SGK ya bildirilmesi gereken eksik gün prim sayısının 3.506 gün olduğu bu süredeki prime esas kazançlarının asgari ücret üzeriden aşağıdaki tabloda belirtildiği gibi 01.01.2003-30.06.2003 arasında 180 gün, PEK ay 306,00 TL, 01.07.2003-31.12.2003 arasında 180 gün, PEK Ay 306,00 TL, 01.01.2004-30.06.2004 arasında 180 gün, PEK ay 423,00 TL, 01.07.2004-31.12.2004 arasında 180 gün, PEK ay 444,15 TL, 01.01.2005-30.06.2005 arasında 180 gün, PEK ay 488,70 TL, 01.07.2005-31.12.2005 arasında 180 gün, PEK ay 488,70 TL, 01.01.2006-30.06.2006 arasında 180 gün, PEK ay 531,00 TL, 01.07.2006-31.12.2006 arasında 180 gün, PEK ay 531,00 TL, 01.01.2007-30.06.2007 arasında 180 gün, PEK ay 562,50 TL, 01.07.2007-31.12.2007 arasında 180 gün, PEK ay 585,00 TL, 01.01.2008-30.06.2008 arasında 180 gün, PEK ay 608,40 TL, 01.07.2008-31.12.2008 arasında 180 gün, PEK ay 638,70 TL, 01.01.2009-30.06.2009 arasında 180 gün, PEK ay 666,00 TL, 01.07.2009-31.12.2009 arasında 180 gün, PEK ay 693,00 TL, 01.01.2010-30.06.2010 arasında 180 gün, PEK ay 729,00 TL, 01.07.2010-31.12.2010 arasında 180 gün, PEK ay 760,50 TL, 01.01.2011-30.06.2011 arasında 180 gün, PEK ay 796,50 TL, 01.07.2011-31.12.2011 arasında 180 gün, PEK ay 837,00 TL, 01.01.2012-30.06.2012 arasında 180 gün, PEK ay 886,50 TL, 01.07.2012-26.09.2012 arasında 86 gün, PEK ay 940,50 TL, toplam 3506 gün olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile feri müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece resen yapılan incelemelerin hüküm kurmaya yeterli olmadığını, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını, davanın ispatlanamadığını belirterek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş yerinin ... adına kayıtlı olup diğer davalı ... ile ilgisi olmadığını bu nedenle bu kişiye husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, husumet itirazları yönünde mahkemece değerlendirme yapılmadığını, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, davanın ispatlanamamış olduğunu, tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığını, beyanlarının yetersiz ve çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışmanın sona erdiği tarih ile dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, dinlenen bordro ve komşu işyerleri tanıklarının beyanları ile davacının, davalılara ait tüzel kişiliği olmayan ve aile şirketi olan "Lider Döner ve Yemek Salonu" ünvanlı işyerinde sigortasız şekilde bulaşıkçı olarak asgari ücretle 01.01.2003 tarihinde çalışmaya başladığı, 04.02.2017 tarihine kadar ayda 30 gün üzerinden kesintisiz olarak çalışmış olduğu anlaşıldığı gerekçeleri ile, Davalıların ve fer'i müdahil SGK'nın istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı taraf davalılara ait tüzel kişiliği olmayan ve aile şirketi olan Lider Döner ve Yemek salonu ünvanlı işyerinde sigortasız şekilde bulaşıkçı olarak, asgari ücretle 01/01/2003-26/09/2012 tarihleri arasında çalıştığını belirterek bu sürelerdeki fili çalışmalarının tespitini talep etmiştir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili ile feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2665, K. 2023/3288, T. 29.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2665-e-2023-3288-k-e6d0fb73f347