Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/24 E. 2023/571 K. – Ödeme Emrinin

Konu: Ödeme Emrinin İptali Ve Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/24
Karar No
2023/571
Karar Tarihi
Konu
Ödeme Emrinin İptali Ve Menfi Tespit

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3397 E., 2022/2817 K. ... ... KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/598 E., 2022/148 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar hakkında SS ... Yapı Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi yöneticileri olmaları nedeni ile kurum tarafından düzenlenen 2015/62565 takip numaralı ödeme emirinin iptali ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi ve 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesine göre yürütüldüğünü, iş yeri ile ilgili oluşan 78.100,99 TL'lik borcun belediyeden gelen 05.12.2013 tarih 2397.... sayılı cevap yazılarına istinaden inşaat değerlendirmesi sonucu eksik işçilikten kaynaklandığını, kurum alacağının % 10 u kadar haksız çıkma tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinde Kurum alacağının borçluya tebliğinden sonra itiraz prosedürü bulunduğundan, Kurum alacağı borçluya tebliğ edilmeden ve itiraz edilmesi halinde Kurum tarafından itiraz hakkında bir karar verilene kadar 6183 sayılı Kanun'a göre takip yapılması mümkün olmadığından bu aşamada ödeme emri tebliğinin de mümkün olmadığı, 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinde yer alan "İtiraz takibi durdurur" kuralının bu biçimde anlaşılması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un konu ile ilgili benzer düzenlemeyi öngören 85 inci maddesinde de; “Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usûllerle Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen sigorta primleri, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene tebliğ edilir. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.” hükmü yer aldığı, davalı kurum tarafından davacılara 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi uyarınca tebligat yapılmadan yani itiraz prosedürü tamamlanmadan ödeme emri tebliğ edilerek 6183 sayılı Kanun uyarınca icra takibi başlatıldığından 2015/62565 takip numaralı ödeme emrinin iptal edilmesi gerekeceği, işin esasına girilmemesi nedeniyle davacı vekilinin haksız çıkma tazminatı talebinin reddine karar verileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacılar ... ve ... yönünden Alanya Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 2015/62565 numaralı takip dosyasında 2009/04 dönemine ait sigorta prim borçlarının 5510 sayılı Kanun 85 inci maddesi uyarınca tebligat yapılmadan işlem yapıldığı anlaşıldığından ödeme emrinin iptaline, davacıların borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız çıkma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6183 ve 5510 sayılı Kanun hükümleri gereği başlatılan icra takibi işleminde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını, 6183 sayılı Kanun'un 58/5 inci maddesi gereğince davacının, kurum alacağının %10 u kadar haksız çıkma tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (kapatılan) Yargıtay 21. H.D'nin 27.03.2013 gün ve 2011/3250 Esas, 2011/5821 Karar sayılı kararına konu olduğu üzere kanunda belirtilen biçimde prim ve gecikme zammı işverene tebliğ edilmeden ve işverenin itirazı hakkında komisyonca bir karar verilmeden önce kurumun ödeme emri göndermesi mümkün olmadığı, somut davada, asıl borçlu kooperatifin kurumun değerlendirme tarihi olan 2013 tarihinden çok önceki bir tarih itibari ile tasfiyesinin tesciline karar verildiği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı SGK'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı kurum vekili, iş yeri ile ilgili oluşan borcun belediyeden gelen 05.12.2013 tarihli cevap yazılarına istinaden inşaat değerlendirmesi sonucu eksik işçilikten kaynaklandığını, yapılan işlemlerin 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi ve 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesine göre yürütüldüğünü, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 58 inci maddesine göre kooperatifin temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyelerine ödeme emri gönderildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 88, 102 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci ve mükerrer 35 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında “Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usûllerle Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen sigorta primleri, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene tebliğ edilir. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.” düzenlemesi bulunmaktadır.

506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde sigorta müfettişi tarafından Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen sigorta pirimleri bu Kanunun 80 inci maddesinde nazara alınarak işverene tebliğ olunacağı, işverenin tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edilebileceği, itirazın takibi durdurucağı, Kurumca itirazın reddi halinde işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabileceği, mahkemeye başvurulmasının prim borcunun takip ve tahsilini durdurmayacağı, bildirilmiştir.

6183 sayılı Kanun'un ödeme emri başlıklı 55 inci maddesinin ilk fıkrasında; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiştir.

Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanun'un 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 inci ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde düzenlenmiştir.

506 sayılı Kanun'un 80/12 maddesi, "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. " hükmünü öngörmüştür.

6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesine göre ise; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin mal varlıklarıyla sorumlu olacağı öngörülmüştür.

Somut olayda, SS ... Arsa ve Yapı Kooperatifi ... sicil numaralı işyeri dosyasında kuruma yeterli işçilik bildiriminde bulunulmadığının tespit edildiği gerekçesi ile ,özel bina inşaatı maliyet bedeline %9 asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle hesaplanan 83.115,00 TL fark işçilik miktarı üzerinden 29.505,83 TL prim borcu tahakkuku yapılarak 2009/4 üncü aya özgülendiği, Kurumun 19.02.2019 tarihli yazısından işyeri ile ilgili oluşan borcun Alanya belediyesinden gelen 05.12.2013 tarihli cevap yazılarına istinaden inşaat değerlemesi sonucu eksik işçilik belirlenmesine dayandığının anlaşıldığı, prim tahakkuku 2015/62565 takip nolu 17.10.2018 düzenleme tarihli ödeme emrinin davacılara 23.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinde öngörülen itiraz prosedürü işletilmeden ödeme emri tebliğ edilemeyeceği gerekçesi ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

6183 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi uyarınca ödeme emri emri düzenlenmesi mümkün olup, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

..

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/24, K. 2023/571, T. 23.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-24-e-2023-571-k-03e32cafd018