Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1859 E. 2023/2236 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1859
Karar No
2023/2236
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/456 E., 2022/156 K. ... KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı kurum vekili dava dilekçesi ile kurum sigortalısı ...'in davalı şirket işyerinde çalışmakta iken 31.10.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası ile vefat ettiğini sigortalının hak sahiplerine toplam 77.881,06 TL peşin değerli gelir bağlandığını ÇSGB raporunda ve ölenin hak sahipleri tarafından açılan ... 14 İş Mahkemesinin 2007/1232 sayılı dosyasında ve ceza yargılamasında davalıların kusurlu bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 38.940,80 TL nin onay sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. 2.16.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 46.728,64 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, murisin E sınıfı sürücü belgeli şoför olduğunu, olay günü hiçbir görevlendirmesi olmadığı halde kendi takdiriyle traktörle turunçgil bahçesine giderek kaza yaptığını ve öldüğünü, kazaya kendisinin sebep olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2018 tarihli ve 2016/239 Esas 2018/74 Karar sayılı kararı ile "...Somut olayda ölen işçinin iş kazası neticesinde öldüğü, hak sahiplerine davacı kurumca ilk peşin sermaye değeri bağlandığı ve tedavi giderleri yapıldığı, meydana gelen olayda davalı işverenin %60 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış olup bu doğrultuda davacı kurumun talep edebileceği alacak kalemleri ayrı ayrı hesaplattırılarak usul ve yasaya uygun denetime elverişli dosya kapsamına ve oluşa uygun düşmesi sebebiyle bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir...." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının kusuruna karşılık gelen kurum zararı olan 281.458,49 TL peşin sermaye değerinin tahsis onay tarihi 30/03/2016 tarihinden itibaren, 18.48-TL tedavi giderinin ödeme tarihi 21.05.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 05.10.2020 tarihli ve 2020/2526 E. 2020/5371 K. sayılı bozma ilamında; yukarıdaki maddi ve hukuki olgular ile iş kazasının oluş şekli, iş kazasını gören kişi olup olmadığı, kaza günü vefat eden işçinin kullandığı traktörün çalışan arazinin yapısına uyumlu olup olmadığı, ilgili naranciye bahçelerinin benzer özelliklere sahip traktörlerle sürülüp sürülmediği hususları da dikkate alınarak, kusur raporlarında risk analiz raporu alınmadığı durumu da düşünülünce kaza tarihi gözetilerek Risk Analiz raporun celbi ile 6331 sayılı Kanun çerçevesinde ihlal edilen mevzuat hükümlerini, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçları irdeleyen, bu bağlamda işveren ve sigortalının kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleriyle belirleyen, denetime elverişli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Olayın işyerinde ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş sırasında meydana geldiğinden 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 3 üncü maddesi (g) bendi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasının 13 üncü maddesinin (a) ve (b) bentleri gereği iş kazası olduğuna, kazanın oluşumunda kasıt unsuru bulunmadığına; ancak kazanın öngörülebilir ve alınacak tedbirlerle önlenebilir nitelikte bir kaza olduğuna olayın meydana gelmesinde yukarıda açıklandığı üzere davalı işveren %60 kusurlu bulunmuş, işçi ... ise %40 oranında kusurlu bulunmuştur...Toplanıp değerlendirilen deliller ve düzenlenen tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum tarafından; 30.07.2015 tarihinde davalı kuruma ait ... plakalı traktörle çalışırken geçirdiği iş kazası neticesinde vefat eden sigortalı ...'nın hak sahiplerine 432.931,46 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, 30.07.2015 tarihinde 30,80 TL tedavi gideri ile birlikte toplam 432.962,76 TL kurum zararı meydana geldiği, 10.000,00 TL belirsiz alacak miktarının, gelirlerin tahsis ve onay ile ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş olup belirlenen kusur oranı doğrultusunda rücu edilebilecek miktarın tespit edildiği hesap bilirkişi raporu ve davacı tarafın ıslahı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının kusuruna karşılık gelen kurum zararı olan 281.458,49 TL peşin sermaye değerinin tahsis onay tarihi 30.03.2016 tarihinden itibaren, 18.48 TL tedavi giderinin ödeme tarihi 21.05.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, sigortalının kaza nedeniyle tam kusurlu olduğu, kendilerinin kusurlu olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibine yapılan peşin sermaye değerli gelir ve tedavi masrafından kaynaklanan kurum zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrası yapılan araştırmanın eksik olduğu, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmektedir. 2.Dairemizin önceki bozma kararında, iş kazasının oluş şekli, iş kazasını gören kişi olup olmadığı, kaza günü vefat eden işçinin kullandığı traktörün çalışan arazinin yapısına uyumlu olup olmadığı, ilgili naranciye bahçelerinin benzer özelliklere sahip traktörlerle sürülüp sürülmediği hususları da dikkate alınarak, kusur raporlarında risk analiz raporu alınmadığı durumu da düşünülünce kaza tarihi gözetilerek Risk Analiz raporun celbi ile 6331 sayılı Kanun çerçevesinde ihlal edilen mevzuat hükümlerini, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçları irdeleyen, bu bağlamda işveren ve sigortalının kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleriyle belirleyen, denetime elverişli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi " şeklinde detaylı ve yol gösterici açıklama yapılarak karar bozulmuştur. Ancak mahkemece bozma sonrası alınan kusur raporu bozma ilamında belirtilen hususları içermemektedir, Nitekim bozma kararında belirtilen risk analiz raporu celbedilip değerlendirilmemiş öte yandan kaza sırasında sigortalı tarafından kullanılan traktörün arazinin yapısına uyumlu olup olmadığı hususu teknik olarak açıklanmamış öte yandan ilgili naranciye bahçelerinin benzer özelliklere sahip traktörlerle sürülüp sürülmediği,bu tür arazilerde kullanılacak traktörün hangi özelliklere sahip olması gerektiği, bu anlamda kazalının kullandığı traktörün bu özelliklere sahip olup olmadığına dair bir değerlendirme yapılmamıştır. 3.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1859, K. 2023/2236, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1859-e-2023-2236-k-87cbc7fd4593