Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7906 E. 2024/9782 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7906
Karar No
2024/9782
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/92 E., 2024/208 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemede görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mülga 506 sayılı Kanun ve 2479 sayılı Kanun'lara tabi olarak 01.02.1996-01.08.1996 tarihleri arasında her iki yasa kapsamında da sigortalı olarak kaydı bulunduğunu, 22.07.1976 dan itibaren sigortalı olan müvekkilinin aynı döneme rastlayan Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile 6111 sayılı Kanun'a göre, 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık süresinin geçerli sayılmasını, Kurum tarafından iptal edilmiş olan, davacının 02.02.2008–29.06.2010 tarihleri arasında geçen prim ödenmemiş olan sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun tespitiyle mevcut sigortalılık süresine ilavesini, 01.07.2010 tarihinden geçerli olarak, mülga 506 sayılı Kanun'a göre bağlanmış olan yaşlılık aylıklarının iptaline dair, davalı Kurum işleminin iptali ile durdurulan aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.09.2013 tarihli ve 2012/1373 Esas, 2013/906 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 23.09.2014 tarihli 2013/23843 Esas, 2014/18326 Karar sayılı ilamı ile öncelikle davacının Bağ-Kur sicil dosyası celp edilip çakışan SSK ve Esnaf Bağ-Kur sigortalılık süreleri açık ve net bir biçimde belirlenmeli, yine davaya konu 02.02.2008-29.06.2010 arası dönem içindeki bildirimlerin ilişkin olduğu işyerleri belirlenip fiili olmadığı gerekçesiyle iptali istenen SSK’lı bildirimlerin hangi işyerlerinden yapıldığı belirlenip somutlaştırılmalı, iptale konu bildirimlerin ilişkin olduğu işyerine ait işyeri dosyaları ile dönem bordroları ve ücret bordroları celp edilip birlikte değerlendirilerek, tespit edilecek bordro tanıklarının, çalışmanın varlığına, niteliğine, başlangıcına ve süresine, işin sezonluk olup olmadığına ilişkin bilgi ve beyanları tespit edilmeli, davacı sigortalının, fiili ve gerçek çalışmalarının varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenmeli, davacı sigortalının başka sosyal güvenlik kanunlarına tabi sigortalılık sürelerinin veya borçlanmalarının bulunup bulunmadığı araştırılıp tahsise etkisi değerlendirilmeli, yukarıdaki mevzuat hükümleri de gözetilerek ve bu yönde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmayla yazılı biçimde tesis edilen hüküm usul ve Kanun'a aykırı görülmüştür, gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 07.02.2017 tarihli 2016/613 Esas, 2017/55 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının iptal edilen 02.02.2008-29.06.2010 tarihleri arasındaki 647 günlük 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki sigortalılık süresinin mevcut hizmetine ilave edilmesi gerektiği ve Bartın SGK İl Müdürlüğünün 13.12.2012 tarih ve 21.651.731 sayılı işleminin iptali ile durdurulan aylıklarının 18.12.2012 tarihinden itibaren aynen ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının fazla isteminin reddine karar verilmiştir. C.Bozma Kararı: 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 16.01.2019 tarihli 2018/3141 Esas, 2019/174 Karar sayılı ilamı ile dosya kapsamına bakıldığında, çalışması iptal edilmeyen bordrolu tanıklardan yeteri kadarının beyanına başvurulmadığı gibi, davalı Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 02.04.2010 tarih ve 2012/161 numaralı raporda bazı şahısların (raporun 13 ve 14. sayfaları) söz konusu işyerinde çalıştıkları tespit edilen şahısların yine kanaat edinmeye yetecek kadarının dinlenilmediği, zira iptale konu sürenin tam olarak aydınlatılabilmesi için ilgili şahısların beyanlarına başvurulması gerektiğinden (hizmet döküm cetvelleri getirtilip karşılaştırma yapılmak suretiyle), belirtilen hususta araştırma yapılıp, elde edilecek deliller nazarında bir karar verilmesi gerekmektedir gerekçesi ile karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 22.10.2020 tarihli 2019/122 Esas, 2020/366 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davacının iptal edilen 02.02.2008-29.06.2010 tarihleri arasındaki 647 günlük 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki sigortalılık süresinin mevcut hizmetine ilave edilmesi gerektiği ve Bartın SGK İl Müdürlüğünün 13.12.2012 tarih ve 21.651.731 sayılı işleminin iptali ile durdurulan aylıklarının 18.12.2012 tarihinden itibaren aynen ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının fazla isteminin reddine karar verilmiştir. E.Bozma Kararı: 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 01.12.2021 tarihli 2021/3401 Esas, 2021/15233 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece bozma ilamı sonrası dinlenen tanıkların söz konusu işyerinden yapılan bildirimleri ile ihtilaflı dönem olan 02.02.2008-29.06.2010 tarihleri karşılaştırıldığında, (tanık ...’ın 21.09.2009 tarihine kadar ilgili işyerlerinden bildiriminin bulunduğu, tanık ...’in 01.03.2008’e kadar çalıştığı, tanık ...’nın da bir kısım sigortalılığı iptal edildiği gibi bu kişiye ait işyerinden davacı adına bildirilen hizmetlerin iptal edildiği, tanık ...’un 31.03.2008'e kadar bildiriminin bulunduğu) ihtilaflı dönemin tam olarak aydınlatılamadığı belirgin olduğundan, Mahkemece söz konusu dönemi karşılayacak şekilde hizmeti bulunan tanıkların re’sen dinlenilmesi yoluna gidilmeli, öte yandan, aynı işyerlerinden bildirimi iptal edilenler yönünden varsa diğer dava dosyalarının da araştırılması gerekmekte olup, bu kapsamda Ankara 45. İş Mahkemesinin 08.03.2017 tarih 2016/137 E.-2017/82 K. sayılı dava dosyası ile birlikte, gerektiğinde davalı Kurumdan sorularak tespit edildiği takdirde, diğer dava dosyaları da ikmal edilip ilgili dosyalardaki tanık beyanları da irdelenmek suretiyle, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir, gerekçesi ile karar bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile bozma kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, bozmada belirtilen mahkeme kararı birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne, davacının iptal edilen 02.02.2008-29.06.2010 tarihleri arasındaki 647 günlük 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki sigortalılık süresinin mevcut hizmetine ilave edilmesi gerektiği ve Bartın SGK İl Müdürlüğünün 13.12.2012 tarih ve 21.651.731 sayılı işleminin iptali ile durdurulan aylıklarının 18.12.2012 tarihinden itibaren aynen ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının fazla isteminin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; usul ve yasaya aykırı kararın kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çakışan dönemde SSK’lı çalışmalara üstünlük tanınması ve iptale konu sigortalılık süresinin geçerli sayılıp mevcut sürelere eklenmesi ve SSK’dan bağlanan yaşlılık aylığının iptaline dair Kurum işleminin iptali ile durdurma tarihinden itibaren ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, işyeri Kurum kayıtları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7906, K. 2024/9782, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7906-e-2024-9782-k-8a80d9d580f3