Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1757 E. 2023/3454 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1757
- Karar No
- 2023/3454
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3515 E., 2022/3773 K. DAVA TARİHİ : 27.05.2021 KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/279 E., 2022/311 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ..., davalı ... Kurumundan yaşlılık aylığı almakta iken, 20.03.2019 tarihli yazı ile kendisine, Alman Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan 01.03.2019 tarihli bir yazıya istinaden, yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 01.11.2017 tarihi itibariyle işten ayrılma şartını yerine getirmediğinin tespit edildiği gerekçesi ile yaşlılık aylığının baştan itibaren iptali işlemi ile yaşlılık aylığı olarak yapılan 33.753,73TL yersiz ödemenin iadesi istemi bildirilmiştir. Müvekkilin Kurumdaki tahsis numarası ... sicil numarası ise ... şeklindedir. Burada, kanaatimiz, Alman Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen yazı hakkında bir yanlış anlaşılmanın var olduğu şeklindedir. Çünkü müvekkil adına, şartlara aykırı olarak gerçekleştirilen herhangi bir prim ödemesi söz konusu değildir. Buna ilişkin, müvekkil tarafından Alman Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatla alınan ve tercümesi ekte sunulan 09.04.2019 tarihli yazıda, müvekkilin kısmi emeklilik maaşı yanında, hasta eşine bakması nedeniyle emekli aylığına ilave yapıldığı ancak burada herhangi bir çalışma nedeniyle prim ödemesinin söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, müvekkilin aylığının kesilmesine gerekçe olarak gösterilen "işten ayrılma şartının yerine getirilmemesi" iddiası ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla Kurumun söz konusu iptal işleminin herhangi bir dayanağı bulunmamaktadır. " şeklinde beyanda bulunarak, davacının yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata aykırı bulunduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; "Kurum TR-4 ve TR-1 formular ile Almanya Sigorta Kurumuna 31.10.2018 tarih ve 14468683 sayılı ile bilgi vermiştir. Ancak 19.03.2019 tarih ve 4356128 sayılı Almanya Sigorta Kurumundan gelen TR-4 formularına göre aylık bağlandıktan sonra 01.07.2017- 31.12.2017 ve 01.01.2018- 31.12.2018 arası (PF-Mecburi Prim Süresi) çalışmalarının olduğu bildirildiğinden 3201 sayılı Kanun'a göre işten ayrılma şartı yerine gelmediğinden dolayı aylığı başlangıç tarihinden 01.11.2017 itibaren durdurulmuş ve 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin (a) bendine göre 01.11.2017 ile 21.03.2019 tarihler arası yersiz ödenen ayliklar toplamı 33.753,73 TL (anapara) ve 2.000,00 TL (anapara) yersiz bayram ikramiyesi borç kaydı oluşturulmuştur. Sigortalı davalı, müvekkil Kurum Müdürlüğümüze 26.10.2020 tarih ve 12854015 sayılı dilekçe ile itirazda bulunmuş tarafina 24.11.2020 tarih ve 14373829 sayılı yazımız ile bilgi verilmiştir. İlgili bu yazımızda yaşlılığı aylığı almak için gerekli olan işten ayrılmış olma şartının yerine getirilmemesi nedeniyle yaşlılık aylığının durdurulduğu tespit edilmiş olup Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından mecburi prim ödemesinin 31.12.2018 devam bildirildiğinden davalı hakkına kanunen yapılacak bir işlemin bulunmadığı tarafına bildirilmistir. Davacı yanca açılan dava süresinde açılmamış olup; dava konusu zamanaşımına uğramıştır. Davanın reddi gerekir." şeklinde beyanda bulunarak, davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle: "Davacının tahsis tarihinde işten ayrılma şartını sağlamadığı ve kurum işleminin hukuka uygun olduğu kanaati ile davanın reddine" dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata aykırı bulunduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararının bozulması istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece, davacının Alman Sosyal Sigorta makamından kendisine verilen ve yeminli tercüman tarafından yapılan çevirisi dosyaya sunulan yazı içeriği ile ilgili hususlarda davalı kurumla herhangi bir yazışma yapılmadığı ve anılan kayıtların irdelenmeden hüküm tesisi yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Buna göre öncelikle Alman Sosyal Sigorta makamınca verilen yazı içeriğindeki, davacının 2015 yılında çalışmasının bittiğinin belirtilmesine rağmen akabinde davacının 2016 yılında da çalışmasının bulunduğuna dair çelişki araştırılarak giderilmelidir. Bunun yanında dosya içindeki kayıtlardan davacıya 01.11.2017'de bağlanan yaşlılık aylığının 21.03.2019'da kesildiği ve celp edilen yurt dışı çalışma belgelerinde 01.03.2016'dan itibaren bakım hizmeti nedeniyle yatırılan mecburi primler gerekçe gösterilmek suretiyle davacının aylığının iptal edildiği anlaşılmaktadır. Alman Sosyal Sigorta makamı yazı içeriğinde davacının kısmi yaşlılık aylığı aldığının ve engelli eşi nedeniyle 2016 yılından itibaren bakım hizmeti karşılığında mecburi prim ödemesi bulunduğunun, ne var ki davacının zorunlu prim ödemesine dayalı çalışmalarının 2015 yılında sona erdiğinin de bildirildiği görülmektedir. Buna göre söz konusu prim ödemelerinin 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi kapsamında ikamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödemesi niteliğinde olup olmadığı yöntemince araştırılıp, bu nitelikte bir ödemenin bulunmadığının ve anılan ödemelerin davacının Alman Sosyal Sigorta mevzuatı kapsamında kazandığı bir hak niteliğinde bulunduğunun anlaşıldığı takdirde, söz konusu durumun aylık kesme nedeni sayılmayacağı gözetilmeli, aksi halde ise mevcut karar gibi hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.