Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1218 E. 2023/1233 K. – Kurum İşleminin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1218
- Karar No
- 2023/1233
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1847 E., 2021/2028 K. DAVA TARİHİ : 30.04.2019 HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/196 E., 2021/107 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurumun 422 006 79372 sigorta sicil numarasında kayıtlı sigortalısı olarak gün- hizmet yılı süresi ve ayrıca yaş koşullarını yerine getirerek yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduklarını ve kurumca kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, müvekkilinin yıllarca yurt dışında gerek ev hanımı gerekse göçmen işçi olarak Almanya'da yaşadığını, hem Almanya'da hem de Türkiye'de emeklilik hayatı sürdüğünü, müvekkilinin engelli kızı adına Alman devletinin bakım parası verdiğini, kızının ihtiyaçlarını karşıladığını, davalı kurumun müvekkilinin gelir getiren bir işi varmış gibi işlem yapmak suretiyle müvekkilinin almakta olduğu yaşlılık aylıklarının yersiz ödendiği iddiasıyla maaşını keserek borç tahakkuk ettiğini belirterek müvekkiline 4220 0679 372 bağ- tahsis nosu ile davalı kurumca bağlanan yaşlılık aylığının (yurt dışı Almanya'da 15.01.2017-30.01.2018 tarihleri arasında) kesilmesine ilişkin işlemin iptaline, davalı kurumca müvekkiline yersiz ödendiği ileri sürülen toplam 22.965,66 TL asıl ve 3.790,97 TL faiz olmak üzere 26.756,63 TL borcu bulunmadığının tespitine, müvekkilinin talebi uyarınca yeniden bağlanması halinde bağlanan aylığından yapılan kesintilerin işleyen yasal faiziyle birlikte müvekkiline geri ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının süresinde olmadığını, davanın süresinde açılmamış olması sebebiyle usul yönünden tahkikata girmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davayı açmadan önce kuruma başvuruda bulunmadığını, kuruma başvurunun yasal bir dava şartı olduğunu, davalı kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, davacının taleplerinin yazılı ve geçerli belgelerle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Davacı vekilin dava açılmasından sonra 24.10.2019 tarihinde davalı kuruma başvuruda bulunduğu, davalı kurum tarafından 08.07.2020 tarihli 8049581 sayılı cevabi yazıda 01.11.2015 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, Almanya'dan gelen 21.01.2019 tarihli hizmet belgesine göre, davacının 15.01.2017 - 31.12.2018 tarihleri arasında yurtdışı çalışmasının olduğundan, kesin dönüş şartını yerine getirmediğinden 5510 sayılı Kanun 96/b maddesi gereğince ödenen aylıkların yersiz ödeme borcu çıkartıldığı belirtilmiş ve davacının talebi reddedilmiştir. Bu kapsamda davalı kuruma başvuru şartının yerine getirildiği, Dosyaya gelen kayıt ve belgelerin incelenmesinde, davacı yurtdışında geçen çalışma sürelerini borçlanmak suretiyle yaşlılık aylığına hak kazanmış olup, 08.10.2015 tarihli tahsis talebine istinaden, 42/679372 tahsis numaralı dosyada işlem gören davacının Almanya' dan güncel hizmet döküm cetvelinde 01.01.2017-31.01.2018 tarihleri arasında "Pflegetatigkeit" kaydı bulunmakta olup, davalı kurum tarafından davcının yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra yurt dışı çalışmasının olduğunun belirtilerek 5510 sayılı Kanun 96. maddesi gereğince ödenen aylıkların yersiz ödeme borcu olarak davacıdan talep edildiği tespit edildiği, Yargılama sırasında davacının iptale konu hizmetlerinin geçtiği dönemde hizmet belgesinde yer alan "Pflegetatigkeit" kaydının çalışma süresinden değil bakım faaliyeti nedeniyle zorunlu prim olduğu bildirilmiştir. Davacı tarafça da davacının engelli çocuğu olduğu bu çocuğun bakımıyla Almanya'da bulunduğu sürelerde davacının ilgilendiği, Benzer davada Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/23337 Esas ve 2017/809 Karar sayılı 09.02.2017 tarihli kararında, "...Somut olayda, dava dosyası içerisinde yer alan 19.9.2012 günlü Alman sigorta kurumuna ait sigorta hesabında, talep konusu dönem kapsamında, (1.12.2003-10.2.2004) tarihleri ve (1.4.2007-28.2.2010) tarihleri arası dönemde “ Pflegetatigkeit (bakım süresi)” sürelerinin kayıtlı bulunması, söz konusu “bakım süresinin” Alman Rant Sigortasında uzun vade sigorta kollarına dahil edilip aylığın hesabında nazara alınması ve ikamete bağlı bir ödeme olması karşısında, bakım süresi ödemeleriyle sınırlı olmak üzere yersiz ödenen aylıkların istirdadına karar verilmesi gerekir..." hükmüne yer verildiği, Davacının yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra Almanya hizmet belgesinde tespit edilen "bakım süresi" hizmet süreleri nedeniyle aylığın kesilmesinde ve ödenen aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi gereğince yersiz ödeme borcu çıkartılması işleminin yerinde olduğu, işlemin 3201 sayılı Kanun 6/B maddesinde yer alan düzenlemeye uygun olduğu, yine yukarıda alıntılanan Yargıtay kararında belirtildiği gibi davacının hizmet belgesindeki ilgili kaydın ikamete bağlı bir ödeme olması nedeniyle davacının aylığının kesilmesine ilişkin ve yersiz ödeme borcu çıkartılmasına ilişkin kurum işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; Davanın reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri İlk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Somut olay incelendiğinde; davacının yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra Almanya hizmet belgesinde tespit edilen "bakım süresi" hizmet süreleri nedeniyle aylığın kesilmesinde ve ödenen aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi gereğince yersiz ödeme borcu çıkartılmasında mevzuata aykırı bir durumun olmadığı, işlemin 3201 sayılı Kanun 6/B maddesinde yer alan düzenlemeye uygun bulunuduğu, Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi davacının hizmet belgesindeki ilgili kaydın ikamete bağlı bir ödeme olması nedeniyle davacının aylığının kesilmesine ilişkin ve yersiz ödeme borcu çıkartılmasına ilişkin kurum işlemleri ile mahkeme kararında herhangi bir hata görülmediği, gerekçesiyle; Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Denizli 4. İş Mahkemesi 2019/196 Esas, 2021/107 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; kurum işleminin iptali ile yersiz ödeme borcu çıkartılan aylıklardan dolayı 26.756,63 TL borçlu olmadığının tespiti ve kesintilerin iadesi talebidir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanunun “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1’inci maddesi, 3201 sayılı Kanun'un 6/ B maddesinde; 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.