Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1748 E. 2023/3277 K.
Konu: Sürekli İş Göremezlik Oranının Tespiti İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1748
- Karar No
- 2023/3277
- Karar Tarihi
- Konu
- Sürekli İş Göremezlik Oranının Tespiti İstemi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3796 E., 2022/3565 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi SAYISI : 2021/674 E., 2022/221 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili, tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybının %30,2 olarak tesbitine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, iş kazalarında doğan aylık taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süre sınırlamasının bulunduğunu, bu nedenle davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının talebine yönelik yapılan değerlendirmede sürekli iş göremezlik derecesi bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle davacının iddiasının kabulü mümkün olmadığını, davacının Manavgat İş Mahkemesinde açmış olduğu 2010/346 Esas sayılı davada alınan rapor Kurumun taraf olmaması nedeniyle kesin delil sayılamayacağı, içeriği bilinemeyen bir raporun kabulü ve işlem yapılması mümkün olmayıp davacının açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile, davacının 01.09.2009 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle malüliyetinin %30,2 oranında olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; maluliyete ilişkin çelişkinin giderilmediğini, Adli Tıp Genel Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun bu rapor vermekte yetkili olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının, ilk derece mahkemesince, maluliyet oranın tespitinde aranan prosedürün işletildiği, YSK kararı ile Adli Tıp İhtisas Dairesi'nin raporu arasında çelişki mevcut olmakla, ATK 2. Üst Kurulu'ndan rapor alındığı ve bu yerin 22.02.2018 tarihli raporu ile davacının maluliyet oranının % 30,2 olarak kesinleştiği anlaşıldığından, davalı Kurum'un istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2- 01.10.2008 sonrası yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 19. maddesinde de "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendiren sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır..... Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri, A) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi, B) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse , buna ait sağlık kurulu raporu tarihini takip eden aybaşından başlar" hükmü getirilmiştir. Anılan düzenlemeler uyarınca sigortalının sürekli iş göremezlik geliri alabilmesi için meslekte kazanma gücünün % 10 oranında azalmış olması ve azalma olan tarihin tespiti gerekmektedir; 3-Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95 inci maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi