Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1662 E. 2023/3505 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1662
- Karar No
- 2023/3505
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/526 E., 2022/2507 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/286 E., 2020/431 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.08.1997-28.03.2007 tarihleri arasında davalılara ait ev işyerinde aralıksız geçen ve davalı kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 2007/2014 yılları arasında davalı ...’ın yanında çalıştığını, davacının çalışmalarının süreklilik arz etmeye başladığı 29.03.2007 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilerek 30.09.2014 tarihine kadar ücretlerinin ve primlerinin eksiksiz olarak bildirildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, ev hizmetlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanları sigortalı sayıldıklarından, ev hizmetinde geçen çalışmanın ücretle yapılması ve sürekli olması gerektiğini, bu nedenle konutun kapsamı, davacının hangi işlerde çalıştığı, bu çalışmalarının ne kadar süreyle yapılabileceği, buna göre çalışmasının tam zamanlı çalışmayı gerektirip gerektirmediği, hizmet ilişkisinin unsurlarının oluşup oluşmadığının yöntemince araştırılması gerektiğini, hak düşürücü sürenin de göz önüne alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 1084696.34.03 sicil numaralı işyerinde davalı işverenler yanında Kuruma bildirilen süreler haricinde; 01.08.1997-31.12.1997 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 1,23 TL kazançla, 01.01.1998-30.06.1998 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 1,67 TL kazançla, 01.07.1998-31.07.1998 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 2,10 TL kazançla, 01.08.1998-30.09.1998 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 2,10 TL kazançla, 01.10.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 2,34 TL kazançla, 01.01.1999-30.06.1999 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 3,11 TL kazançla, 01.07.1999-31.12.1999 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 3,79 TL kazançla, 01.01.2000-31.03.2000 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 4,00 TL kazançla, 01.04.2000-30.06.2000 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 5,00 TL kazançla, 01.07.2000-31.07.2000 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 5,00 TL kazançla, 01.08.2000-31.12.2000 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 5,00 TL kazançla, 01.01.2001-31.03.2001 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 5,00 TL kazançla, 01.04.2001-30.06.2001 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 7,00 TL kazançla, 01.07.2001-31.07.2001 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 7,00 TL kazançla, 01.08.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 7,00 TL kazançla, 01.01.2002-31.03.2002 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 7,40 TL kazançla, 01.04.2002-30.06.2002 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 9,26 TL kazançla, 01.07.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 10,92 TL kazançla, 01.01.2003-31.03.2003 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 10,92 TL kazançla, 01.04.2013-30.06.2003 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 13,10 TL kazançla, 01.07.2003-31.12.2003 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 15,27 TL kazançla, 01.01.2004-30.06.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,32 TL kazançla, 01.07.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 14,81 TL kazançla, 01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 16,29 TL kazançla, 01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 17,70 TL kazançla, 01.01.2007-28.03.2007 tarihleri arasında 87 gün ve günlük 18,75 TL kazançla olmak üzere toplam 3.477 gün süre hizmet akdine dayalı sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının davasını ilama uygun şekilde ispat edemediğini, tanıkların davanın ispatına dair yeterli beyanda bulunmadığını, ücretli, kesintisiz ve fiili çalışmaya dair kesin beyanlarının bulunmadığını, davacı ile davalılar arasında tespit edilen dönem içinde herhangi bir hizmet akdinin bulunmadığını, 10 yıla yakın bir süre sigorta girişi yapılmadan çalıştırıldığını iddia eden davacının bu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının çalışmasının süreklilik arzetmediğinden sigorta girişinin yapılmadığını, kendisine herhangi bir ücretin ödenmediğini, davacının sadece eşi ile birlikte yatılı olarak iş yerinde kaldığını, davacının çalışmaları olsa bile bunun eşine yardım mahiyetinde olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un "Sigortalı Sayılmayanlar" başlıklı 6 ncı maddesinde "Ev hizmetinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç) sigortalı sayılmaz" hükmü gereği ev hizmetinde ücretli ve sürekli çalışmanın olmaması durumunda kanun gereğince çalışanların sigortalı olmalarının mümkün olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, hükme dayanak teşkil eden tanıkların beyanlarının ve kapsam tarihlerinin yetersiz kaldığını, tanık beyanlarının tutarsız ve çelişkili olduğunu, ev hizmetlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar sigortalı sayıldıklarından, ev hizmetinde geçen çalışmanın ücretle yapılmasının ve sürekli olmasının gerekli olduğunu, Mahkemece bu yönde yöntemince araştırma yapılması gerektiğini, Mahkemece aleyhe delillerin gözetilmediğini beyan ederek usul ve esas açısından hukuka aykırı olan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Banka kayıtlarında davacı eşinin hesabına aynı ay içine 2 kez ortalama döneminin asgari ücret tutarında davalı ... tarafından ödemeler yapıldığı, muhtarlık kayıtlarında davacı ile eşinin dava konusu dönemde davalı işyeri adresi olan villada ikamet ettikleri , fiili çalışmanın ispat edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesine dayalı olarak; "... 19. İş Mahkemesi'nin 03.11.2020 tarihli, 2018/286 Esas - 2020/431 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalılar vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 nci maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesi ile ileri sürdüğü itirazları yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.08.1997-28.03.2007 tarihleri arasında davalı ev işyerinde geçen fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, Mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 506 sayılı Kanun'un 3/(D) bendi ile 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 6 ile 86/9 uncu maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.