Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/14407 E. 2024/429 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/14407
- Karar No
- 2024/429
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/31 E., 2023/219 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen, hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmada 01.03.2010 tarihinde aşçı olarak işe başladığını, davalı firmada çalışmakta iken 22.10.2010 tarihinde işçi servisi yapan aracın kaza yaptığını, ağır derecede yaralandığını, Eğitim Araştırma Hastanesine yatırıldığını, ancak davalı işverenin kendisini Özel Yaşam Hastanesine daha iyi bakım olacağı iddiası ile sevkini yaptırdığını, Yaşam Hastanesinin daha sonra kendisine rapor vermediğini, bunun üzerine ... Mahkemelerine hem hukuk davaları, hem de ceza davaları açıldığını, Mahkemeden gelen karar sonucu davalı firmanın sigortasını yaptırmadığını anladığını, hastanede yatarken kendisini çalışıyor gösterdiklerini, kendisi iyileşip işe başlayınca da çıkış yaptıklarını öğrendiğini, davalı işverenin haksızlık yaptığını ileri sürerek, hizmet sürelerinin tespit edilerek yatırılmayan primlerin davalı firmadan alınmasına ve mahkeme masraflarının da davalı firmaya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının 01.03.2010 tarihinden itibaren şirkette çalıştığını iddia etmiş ise de, davacının 15.03.2010 tarihinde şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığını, çalışma koşulları ağır gelince 31.03.2010 tarihinde işyerinden ayrıldığını, bunun dışında şirkette herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, öte yandan davacının 15.10.2010 - 17.02.2011 tarihleri arasında diğer davalı şirkette çalışmasının mevcut olduğunu, dolayısıyla davacının bu tarihler arasında sigortalı olması nedeniyle hizmet tesbiti açmasında hukuki bir menfaat olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının hizmetlerinin tesbitini talep ettiği dönemde, davacının sosyal yardımlaşma vakfından yardım alıp almadığının araştırılmasını talep ettiklerini, bu hususta yapılacak araştırma sonunda davacının yardım aldığının tesbiti halinde bu dönemde sigortalı çalışmasının bulunamayacağını, 5510 sayılı Kanun'un 4/a ve 92.maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, davaların kamu düzenine ait olup çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2019/452 Esas, 2021/774 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar vekilileri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; SGK nın feri müdahil konumunda olması gerektiğini, Kurum aleyhine hükmedilen yargılama gideri açısından kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık H.T nin yalan tanıklık yaptığını, diğer tanıkların da net bir beyanda bulunmadığını, beyanlarına itibar edilemeyeceğini, husumetli olduklarını, davacının en son 17.02.2011 tarihinde müvekkili şirkete ait işyerinde çalıştığını tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2022 tarih ve 2022/1304E.-2022/1248K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; "... Somut olayda, davacı adına 25142.07 sicil sayılı Güzeloba Mah. ... Cad. ... Otel ... adresinde bulunan... ... Tur. Tes. ve İşi. A.Ş. ye ait işyerinden 15.03.2010-31.03.2010 arasında kuruma hizmet bildirildiği, 15.10.2010-17.02.2011 arasında ise .... sicil sayılı ...'da bulunan ... Turizm Ticaret Ltd. Şti. ye ait işyerinden kuruma hizmet bildirildiği, bu işyerinde çalışmakta iken meydana gelen 22.10.2010 tarihli iş kazasının Kuruma bildirildiği, ...A.Ş. ..... Otel .... unvanı ile imza edilen tarihsiz bir belgede davacının 15.03.2010-17.02.2011 arasında aşçı olarak çalıştığının belirtildiği, kaza sonrası davacının karakolda verdiği ifadede olay günü..... Otel.....'da aşçı olarak çalıştığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından 18.02.2011-10.04.2012 arasındaki süre için verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Bu nedenle davacının bu döneme ilişkin çalışmasına yönelik ifadeleri alınmayan bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanları arasında çelişki bulunması halinde giderilmeli, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile A-)Davacının hizmet tespiti talebinin 18.02.2011-10.04.2012 tarihleri arasına ilişkin süre yönünden HMK 320/4 üncü maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, B-) a- Davacının davalı... ... ... Turistik Tesisleri ve İşletmeleri A.Ş.'ne ait .... sicil sayılı iş yerinde 01.04.2010-14.10.2010 tarihleri arasında 194 gün hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine, b- 01.04.2010-30.06.2010 tarihleri arasında davacının prime esas kazancının net 730,00 TL olduğunun tespitine, c- Davacının 01.07.2010-14.10.2010 tarihleri arasındaki hizmetin prime esas asgari kazanç üzerinden gerçekleştiğinin tespitine, d-Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, tanık anlatımlarının gerçeği yansıtmadığını, hükme esas alınmaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksikler ikmal edilmeden hüküm kurulduğu belirtilerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi . 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.