Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1435 E. 2024/5309 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1435
Karar No
2024/5309
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/770 E., 2021/629 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/365 E., 2020/137 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalılardan... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı ...Ş. vekili tarafından tarafından temyiz edildiği, davalı vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep ettiği, duruşma isteminin kabul edilerek tayin olunan 18.10.2022 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davalı ...Ş. adına Av. ...'ın geldiği, davacı ve diğer davalı adlarına gelen olmadığı görüldükten, gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek yapılan ilk inceleme neticesinde dosyada noksan tespit edilen hususların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten noksan hususlar ikmal edilerek dosya dairemize gelmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... İnşaat Elektrik Gıda Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 22.02.2010 yılından bu yana çalışmakta olup diğer davalı ...Ş. şirketinin Adıyaman ilindeki elektrik arıza, bakım, onarım işi ile iştigal ettiğini, bu nedenle her iki davalı firma arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi mevcut olup her iki davalı şirket iş kazası nedeni ile oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının geçirdiği iş kazası nedeni ile sakat kaldığını ve yatağa bağımlı bir şekilde hayatını devam ettirdiğini bu nedenle 20.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi tazminatın iş kazasının gerçekleştiği 26.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 149.579 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iş kazası geçirdiği ve kaza nedeni ile oluşan zarardan sorumlu olduğumuz iddiası ile müvekkil şirkete işbu davayı yönelttiğini davacının iddialarının gerçeklerden uzak olduğunu, müvekkil şirket tarafından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde ... İnş. Elek. Gıda Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 22.02.2010 yılından bu yana çalıştığını belirtmiş olmasına karşın, 01.05.2012 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi bulunmasının bu iddiasının gerçek dışı olduğunu gösterdiğini, ayrıca davacının anılan diğer davalı şirket firması çalışanı olmakla işbu davayı neden müvekkil şirkete yönelttiğini, müvekkil şirketin davaya taraf sıfatı yokluğu sebebi ile davanın reddinin talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu olay davacının davalı alt işveren Akgün firması nezdinde çalışmakta iken 26.03.2015 günü saat 05.30 sıralarında üç devreli fiderin kablo başlıklarını bağlama işni yapmak amacıyla direğe tırmanırken elekjtrik çarpması sonucu yaralanması şeklinde gerçekleşmiş olup mahkememizce toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından sonra dosyanın İş güvenliği uzmanına dosyanın tevdi edilerek tüm dosya kapsamına göre kusur oranı konusunda rapor aldırılmasının istenildiği, bilirkişinin raporunu sunduğu, 06/08/2019 tarihli raporda davacı kazalı işçinin %30 davalı üst işveren...'ın %40, diğer davalı alt işveren ... ... Şti. firmasının ise %30 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, anılan rapor kazanın oluş şekli işverenin alması gerekli önlemler ve dosya kapsamına uygun görülmüş, taraf vekillerinin itirazları raporda yer alan tespitleri etkiler nitelikte olmadığından ve ATK 2. Üst Kurulu tarafından davacının maluliyet oranın %41,2 olarak tespit edildiği görüldüğünden dosyanın kusur ve maluliyet oranı açısından tekemmül ettiği kanaatine varılarak tazminat hesabı yapılmak üzere dosya hesap bilirkişisine tevdii edilmiş, rapor alınmıştır. Alınan 13.01.2020 havale tarihli hesap raporunda davacının maddi zarar miktarları tespit ol Hükme esas alınan denetime elverişli raporda tespit edilen miktar üzerinden maddi tazminata, manevi tazminat yönünden ise kaza tarihi ile olayın oluş şeklinin, tarafların kusur oranlarının, husule gelen elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne ve özellikle 26.06.1966 gün 1966/7-7 İBK içeriğine göre somut olayda hak nesafet kuralları gözetilerek manevi tazminata hükmedilerek davalılar kanun hükmü gereği dava konusu tazminat miktarlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olup davanın kısmen kabulü ile 149.579,00 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.03.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... ... Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporunun hukuka aykırı olduğunu, davacının ekat belgesine sahip olduğunu, iş güvenliği eğitimlerini aldığını, bilirkişilerin elektrik dağıtımı sektöründe ehil olmadığını, davacının ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, maluliyet oranının Adli Tıp tarafından hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; somut olayda, İlk Derece Mahkemesi'nce hükme esas alınan elektrik, elektronik ve makine mühendisi iş güvenliği uzmanlarından alınan kusur bilirkişisi raporunda davalının bakım onarım çalışması yapılacak tesiste enerji kesme ve yeniden enerji verme işlemlerine ilişkin güvenli uygulama prosedürünün işletilmemesi, koordineli çalışma şartlarının sağlanmaması, gerilimi değerine uygun yalıtkan iş eldiveninin kullandırılmasının sağlanmaması, izole tabanlı sepeti bulunan aracın kullandırılmaması, etkin denetim ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin kazanın gerçekleşmesinde %40 nispetinde kusurunun bulunduğunun kabul edilmesinin dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile olayın oluş şekline nazara alındığında dosya içeriğine uygun olduğu, davacının meslekte kazanma gücünden kayıp oranının Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'nun 04.04.2019 tarihli 531 Karar sayılı raporu ile %41,2 oranında olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davalının istinaf itirazlarının reddine, Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerektiği davacı yararına hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminatın az olduğunu beyanla davacı istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulü ile 149.579,00 TL maddi tazminatın 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.03.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... ... Şti. vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin 35 yaşında %24 oranında malul kaldığını ve tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu, artırılan 50.000 TL manevi tazminatın yeterli olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... ... Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan hak kapsamında yapılacak işleri tevdi ettiğini, kazanın meydana geldiği yer de dahil olmak üzere müvekkilinin Adıyaman il ve ilçelerinin arıza bakım onarım işlerini diğer davalı ... ... Şirketine ihale ettiğini, hizmet alım sözleşmesinin 16, 2, 19, 24 ve 25 inci maddeleri gereğince, sorumluluğun şirkete ait olduğunu, davacının yeterli uzmanlığa sahip EKAT belgeli olduğunu, dosyanın Enerji piyasasında uzman bilirkişiden rapor alınması yönünden bozulmasını, müvekkili şirket ile zarar arasında illiyet olmadığını, ATK raporunun sürekli iş göremezlik oranını afaki belirlendiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, manevi tazminat yönünden 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; sürekli iş göremezlik oranın, kusur oran ve aidiyetlerinin, asıl ve alt işveren kabulü ile maddi tazminat hesabının dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, Bölge Adliye Mahkemesi karar ve gerekçesinin yerinde olması da gözetilerek, davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir. B. Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve kanunun açık hükmüne aykırı görülen ve re'sen dikkate alınacak hususlar ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Gerek mülga 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 47 ve gerekse iş kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. 3.Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. 4.Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. 5. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir.(HGK 23.6.2004, 13/291-370) 6. Somut olayda, davalı ... Elektirik Dağıtım A.Ş. tarafından iş kazasının gerçekleştiği alanda arıza bakım ve onarım işlerinin davalı ... ... Şirketine verildiği, davacının olay tarihinde ... ... Şirketi işçisi olarak Adıyaman Üniversitesi Kampüsünde yer alan Çelikhan, Bağdere ve Akpınar üç devreli fiderin kablo başlıklarının bağlamak için saat 05.30’da elektirik direğine tırmandığı, ancak enerjisi kesik olduğu beyan edilen elektrik hattında enerjinin kesilmemesi nedeniyle elektrik akımına kapılarak %41,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, hükme esas alınan kusur raporuna göre davalı asıl işveren...'ın %40, davalı alt işveren ... Şirketinin %30 ve davacının %30 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı lehine talep olunan 300.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminden, İlk Derece Mahkemesince 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, davacı istinaf başvurusunu kabul ederek esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesince 50.000,00 TL'lik manevi tazminatın hüküm altına alındığı gözetiliğinde anılan manevi tazminat miktarının açık bir biçimde az olduğu anlaşılmaktadır. 7. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacı sigortalının iş kazası nedeniyle elektirik akımına bağlı vücudunda yanık, omuzda hareket kısıtlılığı ve travma sonrası stres bozukluğunun tespit edildiği, hükme esas alınan kusur raporuna göre iş kazasının gerçekleşmesinde davalıların, sigortalıya göre daha ağır oranda kusurlu olduğunun tespit edilmiş olması, olayın gerçekleşme şekli ve sürekli iş göremezlik oranının niteliği dikkate alındığında sigortalının iş kazası nedeniyle duyduğu şiddetli elem ve ızdırabı tazmin ile orantılı hakkaniyete uygun miktarda bir manevi tazminata hükmedilmesi gereği dikkate alınarak davacı lehine uygun bir manevi tazminata hükmetmekten ibarettir. 8. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 9. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını ortadan kaldırıp esas hakkında hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2.Davacı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 4. Aşağıda dökümü yapılan harcın davalıdan tahsiline, 5. Kararın niteliğine göre dairemizce icra edilen duruşmaya katılan davalı ...Ş. Lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına 6.Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1435, K. 2024/5309, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1435-e-2024-5309-k-3796aa9fb59c