Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13643 E. 2024/13537 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13643
Karar No
2024/13537
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3041 E., 2023/3736 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/265 E., 2023/764 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin işyerinde çalışırken 13.08.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davalının iş kazasından dolayı tam kusurlu olduğunu, davacının maluliyeti sonucu sürekli işgücü kaybına uğradığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının şirketi ibra ettiğini, şirketin kazanın oluşunda kusurunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "...Davacının istemi iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminata yöneliktir. Mahkememizce İstinaf karar ilamı öncesinde yapılan yargılama sonucunda; davacının 13.08.2010 tarihinde iş kazasına uğradığı, Mahkememizce yaptırılan kusur tespiti incelemesinde üç kişilik uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 30.10.2019 tarihli raporda iş kazasının oluşumunda davalı işverenin %60, kazalı ...'nın %40 oranında kusurlu oldukları, SGK İstanbul Kurum Sağlık Kurulunun meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespitine ilişkin 06.02.2019 tarih ve 20194 sayılı Sağlık Kurulu kararında malul kazalı ...'nın 13.08.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik derecesinin %10,2 olduğu, yardıma muhtaç olmadığı, kontrolünün gerekmediğinin tespit edildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 30.09.2019 tarih ve 16662 sayılı Karar'ında sigortanın 13.08.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile maluliyetinin %10,2 olduğu, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı ve kontrolünün gerekmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce istinaf karar ilamı üzerine çelişkileri giderecek şekilde aldırılan 29.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; işveren Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. çalışanı ...’ya iş sağlığı ve güvenliği yönünden gerekli alışkanlıkları kazandırmadığı ve uygulamalara uyulup uyulmadığını yeteri kadar kontrol etmediği, iş güvenliğini çalışanların inisiyatifine bırakmak ihmal ve eksikliğinin bulunduğu, kazazede ..., Yan keskiyle sayaç mühürleme telini çekerek sağ gözünden yaralandığı çalışma sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, yapmış olduğu çalışmada uygun ekipmanla çalışmaması sonucu yeterli mesleki tecrübeye sahip bir çalışan olarak hatalı ve kusurlu davrandığı, SGK İş Müfettişinin düzenlediği 05.12.2019 tarihli raporda kazazede ...’nın davalı işyerinde Elektrik Teknikeri olarak çalışırken, sayaç sökme ve takma işlemi yaparken kaza geçirdiği, olayın iş kazası olduğu iş kazasının oluşumunda ...’nın %20 oranında, işveren Osmangazi Elektrik ve Dağıtım A.Ş.’nin de %80 oranında kusurlu oldukları yönünde verilen rapora Kazazede ...’nın ihmal ve eksikliğinin fazla olmasından dolayı bilirkişi heyeti olarak katılmadıklarını, Mahkememizin kaldırma kararından önce aldırılan 30.10.2019 tarihli bilirkişi heyetinin vermiş olduğu raporda ve aynı Bilirkişi Heyetinin hazırlamış olduğu 12.02.2020 tarihli Ek Raporlarında kusur ve oranlarında herhangi bir değişiklik olmadığı yönünde belirtilen ihmal ve eksikliklere bilirkişi heyeti olarak katıldıklarını beyan ettikleri, teknik ve mühendislik açıdan ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, genel mantığı ve öğretisine göre İşveren Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. sorumluluklarının büyük bir kısmını yerine getirmediği, kazazede ... sorumluluklarının bir kısmını yerine getirmediği kanaatine varıldığının bildirildiği, işverenin iş kazasının oluşumunda %60 oranında ihmal ve eksikliği olduğu; kazazede ...'nın iş kazasının oluşumunda %40 oranında ihmal ve eksikliği olduğunun değerlendirildiği anlaşılmıştır. Yine Mahkememizce aldırılan 14.03.2023 tarihli ek aktüerya raporunda 2023 yılı Ocak ayı asgari ücret artışı nazara alınarak yapılan hesaplama sonucunda; davacının iş kazası sonucu oluşan %10,2 maluliyeti nedeni ile maddi zararının 523.134,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, dava tarihi 01.02.2019 olup, dava tarihinde yürürlükte olan HMK'ya göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacı vekili, 25.07.2020 tarihinde vermiş oldukları ıslah dilekçesi ile alacağını 131.347,99 TL maddi, 60.000,00 TL manevi olarak artırmıştır. Daha sonra Mahkememizce istinaf karar ilamı üzerine aldırılan aktüerya ek raporunda maddi tazminat alacağının 523.134,00 TL olarak belirlenmesi üzerine davacı belirsiz alacak davası olarak açılan davasında dava değeri artırım dilekçesi sunarak 523.134,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ve tamamlama harcını da 25.05.2023 tarihinde yatırmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK.'nın 176. maddesi gereği ıslah yapmak ... da mevcut olduğu ..." gerekçesiyle; "1-Davanın kısmen kabulü ile 523.134,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek Mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili, meydana gelen iş kazasında müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, kazanın davacının ağır kusuruyla meydana geldiğini, kusur oranları yeniden alınan raporda değişmemesine rağmen yeniden hesap raporu alındığını, hesaplamaların ve ücreti fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı tarafça maddi tazminat talebi belirsiz alacak davasına konu edilmiştir. Ortadan kaldırma kararı öncesi yapılan ilk yargılamada hesap Bilirkişi Raporunda teftiş raporundaki kusur oranları dikkate alınarak hesaplama yapılmış iken davacı vekili tarafından hesap bilirkişisinin raporundaki veriler dikkate alınarak ancak Mahkeme tarafından dosyaya kazandırılan ve ortadan kaldırma kararı sonrasında alınan kusur raporu ile içeriği teyit edilen kusur raporundaki kusur oranları dikkate alınarak hesaplama yapılmış ve tamamlama harcı yatırılmıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.07.2023 tarih ve 2022/6606 E - 2023/7750 K sayılı ilamında “… O halde Mahkemece yapılacak iş maddi tazminatın hesabında hükme esas alınan 08.01.2019 tarihli hesap raporuna, (davacının kararı temyiz etmemesi nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında bu raporda esas alınan işlemiş/bilinen dönemden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişiklikleri rapora yansıtılmadan) yukarıda açıklanan şekilde tespit edilecek kusur oranını uygulandıktan sonra, bu kusur oranı çerçevesinde %20,2 oranı üzerinden davalılara rücu edilebilecek geliri tenzil ederek davacının maddi tazminat alacağını tespit ederek, davacının maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında bir karar vermekten ibarettir…” emsal karar nazara alındığında davacı vekilinin hesaba kusur oranı dışında itirazı bulunmadığı, kusur oranına göre de kabulleri kapsamında beyan/hesap dilekçesi sunulduğu ve tamamlama harcı yatırıldığı, istinaf taleplerinin ise yalnızca manevi tazminat tutarına ilişkin olduğu nazara alındığında; davalı taraf lehine usuli kazanılmış oluşmakla mahkemece yeniden yargılama sonucunda hesap bilirkişisinden rapor alınması ve bu hesap raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır. Bu nedenle ortadan kaldırma kararı öncesi alınan Bilirkişi Raporundaki verilerle bağlı kalınarak kusur bakımından kendi kabulleri doğrultusunda hesaplama yapılan ve talep kapsamı açıklanarak tamamlama harcı yatırılan 25.07.2020 tarihli talep dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği ..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında; "1- Davanın kısmen kabulü ile 131.347,99 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle ayrıca maddi tazminat talebinin tam kabulü gerektiği, usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 60.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13643, K. 2024/13537, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13643-e-2024-13537-k-34ce17c75471