Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13515 E. 2024/11288 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13515
Karar No
2024/11288
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/221 E., 2022/21 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkeme kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının 16.04.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olay günü alınan iş üzerine hazırlanması gereken siparişin ustabaşı olarak davacıya iletildiğini, fakat kimsenin davacıya şu makinenin başına geç çalış demediğini, davacının kendi kendine belki de diğerlerine yardımcı olmak amacıyla bir makinenin başına geçtiğini, akabinde kazanın meydana geldiğini, davacının makine ile ilgili iddialarının asılsız olduğunu, makinelerin periyodik muayenelerinin düzenli olarak yapıldığını, davacının işi hafife aldığı için kazanın meydana geldiğini, SGK'nın raporlarında davacıya %30, davalı şirkete %70 kusur verildiğini, davacının 8,3 oranındaki maluliyetine itirazlarının olduğunu, davacının şirkete gönderdiği ihtarnamede 40.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, dava dilekçesinde ise 50.000,00 TL'ye arttırıldığını, bunun kabul edilemez olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.03.2016 tarihli ve 2014/769 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 16.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile 18.112,00 TL maddi tazminatın ıslah tarihi 15.12.2015 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 16.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A) Bozma Kararı Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 13.02.2018 tarih ve 2016/12322 E. - 2018/1190 K. ile "... somut olayda; anılan şekilde kusur raporu alınmadan, Sosyal Güvenlik Denetmen Raporunda belirlenen oranlar esas alınarak sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Buna göre yapılacak iş; yürürlük hükümlerine göre 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri uygulanacaksa; Kanun'un 9 uncu maddesinde açıklanan tebliğe ekli Ek 1 Listesine göre iş yerinin tehlike sınıfının belirlenerek, işverenin yükümlülüklerini açıklayan 4,5 ve 10.maddeler ile çalışanların yükümlülüklerini açıklayan 19 uncu madde hükümleri aksi halde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 ve devamı maddeleri hükümleri doğrultusunda, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetince inceleme yaptırılarak tarafların kusur ve sorumluluklarının belirlenmesi ve çıkacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.... Somut olayda, davacı taraf iş yeri kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını noksan düzenlendiğini iddiasındadır. Davacı işçinin olay tarihi itibarıyla pres bölümünde ustabaşı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Hal böyle olunca bu vasıftaki bir sigortalının asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği açıktır. Yapılacak iş, ilgili meslek odasından, TÜİK’den, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sorarak kazalı sigortalının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirleyrek davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve tüm delilleri bir arada değerlendirerek usuli kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, dosya içerisinde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İş Kazası Meslek Hastalığı İnceleme Raporuna göre davalı işverenin %70 ve davacı ...'in %30 kusurlu olduğunun tespit edildiği, bozma ilamı doğrultusunda 3 kişilik bilirkişi heyetinden 23.06.2020 tarihli kusur raporu alındığı ve davalı işverenin %70 ve davacı ...'in %30 kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya içerisinde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının meslekte kazanma gücü kaybı oranı (sürekli iş göremezlik derecesi) tespitine ilişkin sağlık kurulu kararına göre davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %8,3 olduğunun anlaşıldığı, bozma ilamı doğrultusunda emsal ücret araştırması yapıldığı, bozmadan sonra alınan 22.02.2021 tarihli aktüer hesap raporunda, davacının, yapılan emsal ücret araştırmaları sonucunda, brüt 1.755,00 TL alabileceği değerlendirilerek hesaplama yapıldığı, itirazlar sonucunda 27.07.2021 tarihli ek aktüer bilirkişi raporu alındığı, bu raporda, davacının dava dilekçesinde net 1.600,00 TL aldığı beyanı ve asgari ücrete göre de seçenekli hesaplamalar yapıldığı, davacının emsal ücret araştırması sonucuna göre asgari ücretin 2,2 katı kadar yani brüt 1.755,00 TL alabileceği kanaatiyle yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı, maddi tazminat yönünden asıl davada davacı vekili tarafından ıslah edilen davanın kabulüne karar verildiği, Antalya 3. İş Mahkemesi 2019/74 Esas sayılı dosyasıyla davacı tarafça maddi tazminata yönelik ek dava açıldığı, 2020/198 sayılı birleştirme kararıyla dosya Mahkemeye gönderildiği, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacı tarafça ek davanın ıslah edildiği, alınan rapor doğrultusunda davacının asıl davada hüküm altına alınmayan 84.910,76 TL maddi tazminat alacağının bulunduğu anlaşıldığından ek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacının iş kazası nedeniyle %8,3 malûl duruma ayrılmış olması, olay nedeniyle çektiği acı ve ızdırabının bir nebze de olsa hafifletecek ölçüde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden hükmedilecek olan manevi tazminatın zenginleşmeye ya da fakirleşmeye neden olmaması, davacının ekonomik ve sosyal durumu, olayın oluş şekli, kusur durumu, günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü de dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile asıl dava yönünden; 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 16.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile 18.112,00 TL maddi tazminatın ıslah tarihi 15.12.2015 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 16.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden; maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 84.910,76 TL'nin kaza (16.04.2011) tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde ustabaşı olarak iş gördüğünü, bu itibarla net 1.600,00 TL ücret elde ettiğini, banka dekontlarının da iddialarını destekler mahiyette olduğunu, takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işveren müvekkiline düşen kusur payının fahiş olduğunu, müvekkili şirketin bir işveren olarak yasadan kaynaklanan tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, yaşanan kazada zarar görenin ağır kusuru bulunduğunu, emsal ücret araştırması sonucuna göre asgari ücretin 2,2 katı kadar yani brüt 1.755,00 TL esas alınarak yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, TRH10 tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, pasif dönem hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı için müvekkilinden 7.687,00 TL nin SGK tarafından talep edildiğini ve müvekkilce bu miktarın ödendiğini, tazminat hesaplaması devamında SGK'dan davacıya ödenen bir ücret olup olmadığının sorulması ve sonrasında tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,42,43,44,46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13515, K. 2024/11288, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13515-e-2024-11288-k-6d2bf0f866bb