Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13285 E. 2024/19 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13285
- Karar No
- 2024/19
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/567 E., 2023/1340 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Göle Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/263 E., 2022/30 K. Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile eşi ... Göle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/92 Esas sayılı dava dosyasında boşandıkları, boşanmalarının ardından eski eşi ile yollarını tamamen ayırdıkları ve ayrı ayrı yerlerde yaşadıkları, davacı ile boşanmalarının ardından bağlanan yetim aylığının davalı Kurum tarafından kesildiği, Ardahan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden alınan 24.06.2015 tarih ve 2014/MT/12 sayılı raporda davacının eski eşi ile boşanmış oldukları halde aynı çatı altında birlikte yaşadıklarının belirtilerek aylığın kesilmiş olduğu, davacı ile eski eşinin müşterek çocuklarının velayetinin davacıya verilmiş olduğu, çocuklarından biri olan .....'ın %50 engelli olması nedeniyle davacının eski eşinin ara sıra çocuklarını ziyaret ettiği, boşanma davasında bile çocukları ile davacının eski eşinin arasında kişisel ilişki kurulmasına hükmedildiği, davacının 3 çocuğu ile hayata tutunmaya çalıştığı, davacının durumunun kötü olması nedeniyle adli yardım talebinde bulunulduğu, kendisinin Ardahan - Kars Barosu tarafından davacıya vekil olarak atandığı iddiasıyla yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen ölüm aylığının tekrar bağlanmasına, aylığın kesilmesi nedeniyle davacıya çıkartılan borçların silinmesine ve aylığın kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan araştırma neticesinde davacının boşandığı eşiyle beraber yaşamaya devam ettiğinin tespit edildiği, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığı ve mevzuata uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının 27.09.2001 tarihinde evlendiği eşi ...'dan Göle Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2014 tarihinde kesinleşen ve 2014/92 Esas, 2014/143 Karar sayılı kararı ile boşandığı; davacıya 01.07.2014 tarihi itibariyle 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli olan babasından dolayı yetim aylığı bağlandığı; 12.05.2015 tarihli Göle İlçe Jandarma Komutanlığının tutanağı ile davacı ve eski eşinin birlikte yaşayıp yaşamadıklarının kesin olarak tespit edilemediğinin, muhtar, köy halkı ve komşularının bilgilerinin olmadığını beyan ettiğinin, evlerinin çok yakın olduğunun, komşu ve köy halkının konu hakkında çelişkili ifadelerde bulunduğunun, ifade vermekten çekindiklerinin bildirildiği; Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından düzenlenen 17.06.2015 tarihli tutanakta da davacının eşinin ikametgahı olarak görünen Kuzupınarı Köyü, No:23 sayılı evin ...'da oturan bir kişiye ait olduğunun, evin boş olduğunun, köyde yaşayanların davacı ile boşandığı eşinin beraber oturduklarını söylediklerinin bildirildiği; ancak bilginin kimden alındığının belirtilmediği; Göle İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 31.02.2022 tarihli araştırma tutanağında, davacı ve eski eşinin daha önce bildirdiği adreslerinden Salimbey Mahallesinde yapılan çevre araştırmasında komşularla görüşüldüğünde kimlik bilgilerini vermek istemediklerini, kimlik bilgilerini verdikleri takdirde güvenliklerinin tehlikeye gireceğini, kimlik bilgileri saklı kalmak kaydıyla ... ve ...'ın boşandığı dönemde, ... isimli şahsın, sık sık ...'nin yaşadığı ..... Mahallesi, ... Caddesi No:5, Göle/Ardahan sayılı adrese gelip gittiğini bildiklerini, ancak ikamette kalıp kalmadıklarını bilmediklerini, o dönemde komşular arasında şahısların boşanma sebebinin maaş bağlanması sebebiyle gerçekleştiğinin konuşulduğunu beyan ettikleri; Göle İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 29.01.2022 tarihli araştırma tutanağında ise, ..... köyü muhtarı ...'ın, davacı ve eski eşinin boşandığı tarihten itibaren hep aynı evde yaşadıklarını, hiç ayrı olmadıklarını, aynı ev çatısı altında beraber kaldıklarını beyan ettiği; aza ...'nin, davacı ve eski eşinin aynı evde yaşayıp yaşamadıklarını bilmediğini fakat boşandıkları tarihten itibaren hep birlikte dolaştıklarını gördüğünü beyan ettiği; aza .....'nın telefon ile yapılan görüşmesinde, tedavi amaçlı ... ilinde olduğunu, davacı ve eski eşinin boşandıkları tarihten itibaren hep birlikte yaşadıklarını, ayrı evlerde olmadıklarını, yaşadıkları evin kapı numarasını bilmediğini beyan ettiği; aza ......'un, davacı ve eski eşinin yakın komşusu olduğunu, birlikte yaşayıp yaşamadıkları husunda bilgisinin olmadığını beyan ettiği; komşu ...'ün, davacı ve eski eşinin yakın komşusu olduğunu, tarafların boşandıkları tarihten itibaren birlikte yaşadıklarını, aynı ev çatısı altında kaldıklarını beyan ettiği; beyanı alınan bu kişilerin imzalarının tutanak altına alındığı; bu kişilerden ....,...,...'ün 02.02.2022 tarihinde Mahkemede tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulduğu; davacı ile ... ve ... arasında bulunan soruşturma dosyalarından dolayı aralarında husumet bulunduğundan beyanları hükme esas alınamayacak ise de, ....., ...,.......'ün Mahkemece alınan ifadelerinde tarafların aynı evde yaşayıp yaşamadıklarını bilmediklerini beyan etseler de, davacı ve eski eşinin evlerinin yan yana olduğunu, köy içerisinde birlikte gezdiklerini dolaştıklarını beyan ettikleri; kurumlardan gelen davacı ve eski eşinin bildirmiş oldukları adreslerin bildirildiği cevaplar uyarınca, davacı ve boşandığı eşinin adres hareketlerine bakıldığında sürekli olarak adreslerini değiştirdikleri, farklı tarihlerde aynı adreste oturuyor göründükleri ve aynı sokakta farklı numaralarda oturdukları; bununla birlikte davacı ve eski eşinin taraf olduğu ve bu kapsamda dosya arasında alınan soruşturma dosyalarından Göle Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/1054 soruşturma sayılı dosyasında 29.11.2020 tarihinde, 2020/1035 sayılı soruşturma dosyasında 06.11.2020 tarihinde, 2020/899 soruşturma sayılı dosyasında 12.11.2020 ve 12.01.2021 tarihinde, 2020/1068 soruşturma sayılı dosyasında 13.11.2020 tarihinde alınan ifadelerinde, davacı ve eski eşinin ikametgah adreslerini her ikisinin de ..... Köyü, No: 45 olarak bildirdikleri; ...'ın adres kayıt sisteminde yer alan ve 2020/159 soruşturma dosyasında 04.03.2021 tarihinde alınan ifadesinde olduğu gibi farklı zamanlarda adresi olarak bildirdiği Kuzupınarı Köyü, No:50 adresinin ise soruşturma kapsamında ifadeleri alınan davacı ve eski eşinin komşusu olan ... ile ailesi tarafından kendi adresleri olarak bildirildiği; yine davacı ve eski eşinin Göle Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/8 ve 9 sorgu numaralı kararlarında, Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/196 Esas sayılı dosyasında 17.09.2021 tarihinde alınan savunmalarında her ikisinin de adreslerini ..... Köyü No:45 olarak beyan ettikleri; 2020/1035 soruşturma sayılı dosya kapsamında ...'ın 06.11.2020 tarihinde alınan ifadesinde "..... benim eski eşim olur. Ancak ... ile aynı evde kalmaktayız...Dışarıdan gelen bağrışma sesleri duyduğum için evin önüne çıktım. ... kendi evinin önünde ... ise evimizin önünde idi..." şeklinde, yine 2020/907 soruşturma sayılı dosya kapsamında 07.10.2020 tarihinde alınan ifadesinde "... isimli şahıs benim eski eşim olur. Fakat kendisi ile aynı evde beraber yaşamaya devam etmekteyim." şeklinde beyanda bulunarak açıkça boşandığı eşi ... ile birlikte kaldığını beyan ettiği; 2020/899 soruşturma sayılı dosyada 12.01.2021 tarihinde ifadesi alınan ...'nin "..... pisliği döktükten sonra eşim gidip pisliği temizledi...Eşim ile küçük bir tartışma yaşadılar..." şeklindeki ifadeleriyle boşandığı eski eşi ...'dan halen "eşim" diye bahsettiği; bu kapsamda 03.11.2020 tarihinde ifade veren ...'nin de "Benim ..... köyünde yan komşum ... ve ... ile sürekli problemler yaşamaktayım... Eşi ... ise aynı dakikalarda evimi taşladı..." şeklindeki ifadeleriyle ...'dan davacının eşi olarak bahsettiği ve her ikisinin de yan komşusu olduğu beyan ettiği; 2020/353 soruşturma sayılı dosya kapsamında 02.07.2020 tarihinde ifadesi alınan ... ve ...'nin "Ölçüm esnasında ...'ın eski eşi olan beraber yaşadıkları ... isimli şahıs itirazda bulundu...", ... ve ...''nin "...... ile beraber yaşadığı eski eşi ... isimli kadın..." şeklindeki ifadeleriyle davacı ve eski eşinden bahsederken birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri; yine bu soruşturma kapsamında jandarma personeli tarafından 25.06.2020 tarihinde tutulan tutanakta ".... eski eşi ... çocuğu .....'ın olduğu eve gelindi..." şeklindeki tutanaktan da tarafların aynı evde bulunduğunun görüldüğü; özellikle de incelenen bu soruşturma dosyalarında tarafların açıkça kendi beyanlarından halen birlikte yaşadıklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının boşandıktan sonra boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamadığı; sadece çocukları için bir araya geldikleri; ilçe emniyet müdürlüğü tarafından yapılan araştırma sonucu düzenlenen 31.02.2022 tarihli tutanakta ......in davacı ile boşandığı eşini tanımadığı; azalardan ..... ve .... ...'ın davacı ile boşandığı eşini hatırlamadıklarını belirttikleri; tanıklardan , ..., ... ve ... ın davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşamadığını beyan ettikleri; diğer tanıkların beyanlarının da aynı yönde olduğu; soruşturma dosyasındaki beyanların hükme esas alınamayacağı zira eski eşlerin hem maddi yetersizlikten hem de müşterek çocukları için kısa bir dönem birbirine çok yakın olan, hatta aynı bahçe içerisindeki evde hayatlarını devam ettirmiş olmalarından dolayı beyanların o şekilde olduğu; Kurum tarafından yapılan denetimde ve ibraz edilen delillerde de davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarına yönelik bir ispat olmadığı; davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında babasından yetim aylığı aldığı; bu nedenle olayda 5510 sayılı Kanun'un uygulanmasının Kanuna aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığı yönünden yöntemince araştırma yapıldığı, tanıkların dinlendiği, 5510 sayılı Kanunun 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.