Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11796 E. 2023/12529 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11796
Karar No
2023/12529
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/35 E., 2023/152 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, davalının, davacı kurumdan ... sicil numarası ile dul aylığı aldığı, sistem üzerinden yapılan araştırmada 26.03.1991 tarihinde evlendiği, ancak bunu kurumdan gizlediği, dolayısıyla evlenme tarihinden sonra almış olduğu dul aylıklarının 5434 sayılı Kanun'a aykırı olarak alındığının anlaşıldığı, bu nedenle haksız alının aylıkların iadesi için icra takibi yapıldığı, ancak davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... tarafından cevap dilekçesinde; olayla ilgili olarak ceza davası açıldığını, beraat ettiğini, Kuruma karşı gerçeğe aykırı beyanda bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2016/466 E.2018/43 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile ... 31. İcra Müdürlüğünün 2009/16391 sayılı takip dosyası dikkate alınarak asıl alacakla ilgili olarak alacağın 19.723,47 TL olduğuna icra takibinin bu miktar dikkate alınarak devamına, fazlaya ilişkin isteklerin reddi ile takibin iptaline, asıl alacakla ilgili olarak davanın kısmen kabulüne, faiz ile ilgili olarak davanın temerrüt sözkonusu olmadığından reddine, icra inkar tazminatı taleplerinin de alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 31.03.2021 tarihli ve 2021/1793 E. 2021/4379 K. sayılı bozma ilamında, 5510 sayılı Kanun'un 96 (a) maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yanlış hukuki değerlendirme yapılarak karar verildiği ayrıca asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylıkların takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu için takibe haksız itiraz eden davalının, davacı alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan tutar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi nedenleriyle karar bozulmuştur. 2. Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 07.06.2022 tarihli ve 2021/470 Esas 2022/36 Karar sayılı kararıyla davalı ...'ın ... varisi olarak yapılandırma talebinde bulunarak ödeme yaptığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2.Dairemizin 23.11.2022 tarihli ve 2022/12079 E. 2022/14813 K. sayılı bozma kararında,"... mahkemece, davacı Kurumdan sorulmak suretiyle yapılandırmanın dava konusu borcun tamamını kapsayıp kapsamadığı, borcun tamamının ödenip ödenmediği, buna göre davanın konusuz kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.r...." denilmek suretiyle bozulmuştur. C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava dosyası incelendiğinde, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 24.02.2023 tarihli cevabi yazısında: davalı müteveffa ...'ın Emekli Sandığı iştirakçisi eşi Mukadder'in 11.09.1988 yılında vefat etmesi neticesinde kendisine dul aylığı bağlandığı, ilgilinin 26.03.1991 yılında tekrar evlendiği ve bu evliliğin Kuruma bildirilmediği ve 01.02.1996-28.02.2006 döneminde kendisine, işlemiş faizler hariç 22.560,90 TL fazla ve yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiği, davalı ...'ın, ... varisi olarak, 7143 sayılı Yapılandırma Kanunu kapsamında 21.07.2018 tarihinde yapılandırma talebinde bulunduğu ve peşin ödeme talebine istinaden, ... 13.İş Mahkemesince Yargıtay bozma kararı öncesinde E:2016/466 sayılı dosyada verilen ilam kapsamında 19.723,47 TL asıl alacağın yapılandırıldığı, borçlunun 29.08.2021 tarihinde 19.723,47 TL asıl alacak ve 1.418,97 TL tutarında Yİ/ÜFE olmak üzere toplam 21.142,44 TL ödediğinin tespit edildiği, borcun tamamı üzerinden değil, ... 13. İş Mahkemesi tarafından Yargıtay bozma kararı öncesinde E:2016/466 sayılı dosyada verilen ilam kapsamında 19.723,47 TL asıl alacak üzerinden yapılandırmanın yapıldığı, 22.560,90 TL asıl alacaktan yapılandırılıp ödenen 19.723,47 TL alacağın düşülmesinden sonra 2.837,43 TL bakiye Kurum alacağı kaldığı, yapılandırma kapsamı dışında kaldığından,bu miktar kadar Kurum alacağı bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. .." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1-... 31. İcra Müdürlüğünün 2009/16391 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 2.837,43 TL'lik kısım yönünden itirazın iptaline takibin devamına, kalan kısım yönünden davanın reddine, 2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.5510 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesi, 96/a maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11796, K. 2023/12529, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11796-e-2023-12529-k-7756feb2fbcf