Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13068 E. 2023/13430 K. – Hizmet Tespit

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13068
Karar No
2023/13430
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1581 E., 2023/1519 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/442 E., 2021/289 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın feri müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette ... sigorta sicil numarası ile 15.04.2000 tarihinde çalışmaya başladığını ve işten çıkarıldığı 30.06.2016 tarihine kadar davalı şirkete ait ... Otel adlı işyerinde sürekli ve kesintisiz olarak işçi sıfatıyla çalıştığını, müvekkilin 30.06.2016 tarihinde hiçbir sebep gösterilmeden iş akdinin feshedildiğini, müvekkilin davalı işyerinde 15.04.2000 tarihinde çalışmaya başlamış olması ile müvekkilin davalı işyerindeki sigortalılık başlangıcının 15.03.2000 tarihi olarak tespitini, bu nedenlerle fazlaya dair ve alacakları ile ilgili tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilin davalıya ait işyerinde 15.04.2000 tarihinde kat görevlisi olarak çalışmaya başlamış olması gerçeği ile mvekkilin davalı işyerindeki sigortalılık başlangıcının 15.03.2000 tarihi olarak tespitine, bu tarihten itibaren müvekkilin işten sebep gösterilmeden ve hiçbir hakkı ödenmeden çıkartıldığı tarih olan 30.06.2016 tarihine kadar geçen süre içinde sigortalı gösterilmediği günlerinde tespiti ile sigortalılık kapsamına alınmasına, tüm masraflar ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar vekilleri, özetle: yargı yolu görev İtirazlarında bulunarak müvekkili kurum ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdinin unsurlarının yer almadığını kurum ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdi olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevabında, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı hakkında yapılan bildirimlerin uygun ve mevzuat ile yerinde olduğunu, davacının iddiasının ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen bordro tanıkların beyanlarından ve kurumdan gelen belgeller yaptığımız ticaret sicil sorgulamaları ve alınan bilirkişi raporu kapsamında davacının 1031144.055 sicil numaralı iş yerinde kesintisiz ve sürekli çalışmış olduğu anlaşılmakla; davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri gereği; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 04.05.2001 - 30.11.2016 tarihleri arasında 1031144 işyeri sicil numaralı davalı işyerinde çalışmış olduğunun tespitine, bu süreler aralığında bildirilmeyen hizmetlerinin davalı işyerinden bildirilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Feri müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği ve davacının istisna akdi ile çalışması göz önünde tutularak hizmet ilişkisinin bulunmadığını beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut davada; dönem bordrolarında adı geçen tanıkların davacının çalıştığına yönelik beyanda bulundukları, tanıkların beyanları ve hizmet cetvellerinin uyumlu olduğu, İş bu tanıkların da hizmet cetvellerinde davacının hizmet cetvelinde gösterilen aynı sicil numarasına sahip farklı ünvanlı iş yerlerinden, ayrıca Saral Petrol ünvanlı farklı sicil numaralı iş yerlerinden hizmetlerinin bildirildiği, davacı ve dinlenen bordro tanıklarının aralarında organik bağ bulunan aynı iş verenlere bağlı olarak çalıştıkları anlaşılmış; bordro tanıkların beyanları, kurumdan gelen belgeler, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamından davacının 1031144.055 sicil numaralı iş yerinde kesintisiz ve sürekli çalışmış olduğunun tespitine yönelik Mahkeme karar ve gerekçesinde bir isabetsizliğin olmadığı görülmüş olup, İlk Derece Mahkemesinin bu karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, fer'i müdahil SGK vekilinince ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin ilk derece mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre SGK vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. Maddesi gereğince esastan reddine, dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil SGK vekili özetle, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, sigortalılık başlangıcının 15.03.2000 tarihi olarak tespitine, bu tarihten itibaren müvekkilin işten sebep gösterilmeden ve hiçbir hakkı ödenmeden çıkartıldığı tarih olan 30.06.2016 tarihine kadar geçen süre içinde sigortalı gösterilmediği günlerinde tespiti gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." 2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir. 3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 inci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar." 4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.." 5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..." 6. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar." 7. 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar." 8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. " 9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. 3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ıncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. 2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Husumet konusu, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. Eldeki gibi hizmet tespiti davalarında elde edilecek hükmün uygulayıcısı konumundaki Kurum tarafından yerine getirilebilmesi için, öncelikle işverene husumet yöneltilerek, davaya devam edilmesi gerekmekte olup, eldeki davada da, davacının talebine konu edilen tüm dönem bakımından inceleme yapılmalı ve davacının 20.06.2001-21.03.2002 tarihleri arasında kalan dönemde hizmet bildirimlerinin yapıldığı anlaşılan Ahmet Murat Saral ile Ebru Saral adlı gerçek kişilerin işlettiği 1031144 sicil numaralı yurt işletmeciliği iş yerinden davacı adına yapılan bildirimlerin bulunması karşısında, adı geçen kişilerin de işveren sıfatları nedeniyle, bu gerçek kişilerin de davada taraf kılınması gereği karşısında HMK' nun 124 üncü maddesine göre bu kişilerin davaya katılımının sağlanması ile delil ileri sürmesi ve savunma yapmasına imkan tanımak gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkilinin dahi sağlanmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 4.Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanunun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. 5.Eldeki davada ise, 15.04.2000-30.06.2016 tarihleri arasında davacının talebi olmasına rağmen talep sonu bakımından 30.11.2016 tarihine kadar talebi aşar şekilde karar tesisi de usul ve yasaya aykırı olup, mahkemece verilen karar sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13068, K. 2023/13430, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13068-e-2023-13430-k-e88045936fc4