Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12686 E. 2024/13129 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12686
- Karar No
- 2024/13129
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3745 E., 2022/864 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/460 E., 2021/277 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili özetle; davacı ...'in iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle dava dilekçesinde kazalı ... için 100,00 TL işgöremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 100,00 TL tedavi gideri ve bakıcı gideri, 150.000,00 TL manevi, eş ... için 30.000,00 TL manevi, çocuklar için 20.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili aşamalarda davacı kazalı yönünden iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat taleplerini 272.418,80 TL'ye, tedavi ve bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat taleplerini 9.055,80 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kazalı lehine 146.009,63 TL maddi, 45.000,00 TL, eş lehine 5.000,00 TL, çocuklar ..., ... ve ... lehine 3.000,00’er TL, çocuk ... lehine 1.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı kazalı lehine 146.009,63 TL maddi, 50.000,00 TL, eş lehine 5.000,00 TL, tüm davacı çocuklar lehine 3.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde davacı müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, tüm kusur ve sorumluluğun gerekli iş güvenliği önlemlerini ve uyarı yükümlülüklerini yerine getirmeden işçileri çalıştıran, koruyucu tedbir almayan ve çalışanlara iş sağlığı ile sosyal güvenlik konularında eğitim vermeyen davalılara ait olduğunu, kazanın meydana geldiği sırada müvekkiline herhangi bir koruyucu ekipman temin edilmeden çalıştırıldığını, bu nedenle kusurun tamamının davalılarda olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, 31.08.2021 tarihli dava değerini artırma dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 138.301,68 TL artırılarak toplam 272.418,80 TL olarak talep edildiğini, ancak İlk Derece Mahkemesinin sunulan ıslah dilekçesini dikkate almadan karar verdiğini, dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından da 15.03.2022 tarihli, 2021/3745 Esas ve 2022/864 Karar sayılı ilamla ıslah talebinin dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, ayrıca istinaf incelemesinde müvekkilin kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu ve güncel asgari ücret artışlarının esas alınması gerekirken bu unsurlar dikkate alınmadan karar verildiğini, bu yönüyle verilen hükmün hukuka ve kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin işveren sıfatı bulunmadığını, bu nedenle müvekkili yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu ve kazanın davacı sigortalının kendi dikkatsizliğinden kaynaklandığını, yüklenici ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeye göre sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, bir an için müvekkiline kusur izafe edilse dahi davacının müterafik kusurunun ve müvekkili ... A.Ş. ile yüklenici tarafından yapılan yardımların hesaplanacak tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu ve manevi tazminat ödenecekse dahi bunun yalnızca davacı işçiye ödenmesi gerektiğini, ayrıca müvekkiline izafe edilen kusur oranının da fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE a. Taraf vekillerinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin (kazalı yönünden) maddi tazminat yanında 150.000,00 TL manevi, eş ... için 30.000,00 TL manevi, çocuklar için 20.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davalı ... A.Ş.'nin istinaf istemlerinin esastan reddine, davacıların istinaf istemlerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı kazalı lehine 146.009,63 TL maddi, 50.000,00 TL, eş lehine 5.000,00 TL, tüm davacı çocuklar lehine 3.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir. b. Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında yeniden karar verilirken birden fazla davacı bulunduğu halde maddi tazminatın "davacıya verilmesine" şeklinde karara bağlandığı, davalı şirketlerin ticaret ünvanlarının karar ilamı başlığına eksik yazıldığı, davalı ... A.Ş. tarafından aşamalarda nispi istinaf karar harcı olarak yatırılan 14.072,55 TL tutarındaki harcın alınması gereken karar ve ilam harcından mahsup edildiği, istinaf başvurusu esastan reddedildiği halde davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı ile ilgili hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Taraf vekillerinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının; a.Karar başlığında yer alan "Davalı: 1 - ... Temizlik İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ... Mah. ... Cad. No: .../.., Davalı: 2-..." ibarelerinin silinerek yerlerine geçmek üzere "Davalı: 1- ... Tem. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ... Mah. ... Cad. No:7/4 .../..., Davalı: 2-... A.Ş." ibarelerinin yazılması, b.Hüküm fıkrasının III-A bendinde yer alan "davacıya" ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere "davacı ...'e" ibaresinin yazılması,
c.Hüküm fıkrasının I bendinde yer alan "Esastan reddine," ibarelerinden sonra gelmek üzere "alınması gereken 13.867,58 TL istinaf karar harcından davalı ... A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulurken peşin olarak yatırılan 14.072,55 TL harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatan 204,97 TL harcın talep halinde adı geçen davalıya iadesine," ibarelerinin yazılması, ç.Hüküm fıkrasının karar ve ilam harcına ilişkin bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "-Alınması gerekli 14.550,68 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.859,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.690,98 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına," ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.