Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12102 E. 2023/12029 K. – Tespit
Konu: Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12102
- Karar No
- 2023/12029
- Karar Tarihi
- Konu
- Tespit
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/68 E., 2023/754 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/120 E., 2020/216 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 4. İş Mahkemesinin 2015/92 Esas 2016/492 Karar sayılı dosyasında aynı davalı tarafa karşı tespit ve işlem iptali konulu dava açıldığını, davanın Yargıtay 21. HD. 2017/1821 E. 2018/7974 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiğini, ve ... 4. İş Mahkemesi 2019/71E. 2019/188 Karar sayılı ilamı ile dava şartı yokluğundan usulden reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davacının Kuruma iadeli taahhütlü dilekçesi 29.01.2015 tarihinde verilmiş ve dava da 26.02.2015 tarihinde açıldığı için 60 günlük süre dolmadan davanın açılması neden gösterilerek davanın usulden reddedildiğini, davalı Kurumun vermiş olduğu talebe bu güne kadar da cevap vermediğini ve emekli yapmadığını beyanla davacının 5510 sayılı Kanun 28 inci madde kapsamında özür durumundan yaşlılık aylığına hak ettiği tarihten itibaren hak kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışma gücünün %60'ını kaybettiğinden bahisle Kuruma malulen emeklilik için müracaat ettiği, Kurumca çalışma gücünün %60'ını kaybetmediği gerekçesi ile davacının talebinin reddedildiği, Mahkemenin 2015/92 Esas sayılı dosya içeriğine göre, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 24.04.2013 tarihli kararı ile sigortalının mevcut hastalık ve arızlarına göre çalışma gücünün %60'ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağı yönünde rapor tanzim edilmiş olduğu, yine Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 20.11.2015 tarihli raporuna göre davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediğinin ve 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranının %50 (yüzde elli) olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 26.05.2016 tarihli raporuna göre davacının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği muvacehesinde beden çalışma gücünün en az %60 (yüzde altmış)'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranının %50 (yüzde elli), görme sistemi, sağ göz 7/10, sol göz 5/10 düzeyinde görme karşılığı Tablo 2'de karşılığının %9, Balthazard formülüne göre %55,0 engelli olduğunun belirtildiği, davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğinin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu kararı ile sabit olması karşısında malul sayılamayacağı, dolayısıyla davacıya malullük aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı, davacının %55 olarak kabul edilen engel durumuna göre 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için 16 yıl sigortalılık koşulunu sağladığı, ancak 4320 günlük hizmetinin bulunmaması, keza cari prim borcunun bulunmadığı nedeniyle mevcut haliyle yaşlılık aylığına da hak kazanmayacağı, ihya edilen hizmet süresinin mevcut olan 3839 günlük süreye eklendiğinde toplam hizmet günün 4320 güne ulaşması ve cari ve ihya prim borcunu ödemiş olması karşısında ihya ve cari prim borcunu ödediğini 07.11.2016 tarihi itibariyle de Kuruma tahsis talebinde bulunduğu gözetilerek davacının tahsis talebini takip eden 01.12.2016 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi uyarınca %55 özür oranı üzerinden yaşlılık aylığına hak kazandığı sonuç ve kanaatine varılmakla; davanın kabulüne, davacının 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi uyarınca %55 özür oranı üzerinden 01.12.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacının iptalini talep ettiği işlemlerle ilgili olarak dava açmadan önce Kuruma başvurma şartını yerine getirmediğini, davanın açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, davanın süresinde açmadığını ve zamanaşımına uğradığını, yine davanın yetkili Mahkemede açılmaması sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkil kurumun yasal mevzuat kapmasında yapmış olduğu işlemlerde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporları ve hastaneden alınan raporların güncel olmadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davacının terdiden davaya konu ettiği ve sonuç itibariyle kabul edilen talebi hakkında, dava tarihinden önce, 30.01.2015 tarihinde Kuruma başvurduğu, davacının 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi kapsamında, meslekte çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğinden malul sayılmadığına, ancak 28/a. madde kapsamında belirtildiği şekilde, çalışma gücündeki kayıp oranının, %50-%59 arasında, %55 oranında bulunduğuna dair saptamanın aynı Kanun'un 95 inci maddesindeki prosedüre uygun olduğu, usul ekonomisi ilkesine uygun olarak, yargılama aşamasında 07.11.2016 tarihinde yapılan ödeme ile 28/a. maddesi kapsamındaki koşulların ikmal edildiği anlaşılmış olup; İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulü yönündeki kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı buradan hareketle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının çalışma gücünün %60'ını kaybedip kaybetmediği ve malulen emekli olduğunun tespiti, aksi halde 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi kapsamında özür durumundan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 25, 28 ve 95 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.