Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12073 E. 2023/11326 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12073
- Karar No
- 2023/11326
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/317 E., 2023/205 K. KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının, davalı işveren büyükelçilikte 01.01.2000-14.11.2014 tarihleri arasında tercüman olarak aralıksız çalıştığını, en son aylık net ücretinin 625,00 USD olduğunu, kuruma eksik bildirimde bulunulduğunu, bu nedenle davacının davalıya ait işyerinde 01.01.2000-14.11.2014 tarihleri arasında aylık 625.00 USD ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın iş sözleşmesiyle çalıştırılanların sigorta primlerinin ödenmesi gerektiği hakkındaki 2008 tarihli genelgesinin tebliğinden sonra elçilik bünyesinde çalışan kişilerin sigorta primlerinin yatırılmaya başlandığını, bu tarihten Öncesi için müvekkilinin çalışanlarına sigorta yapması gibi bir zorunluluğu bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin noter ihtarnamesiyle feshedildiğini, hak ettiği ödemelerin yapılıp, 28.01.2015 tarihli taahhütname ve ibranamede davacının herhangi bir alacağı kalmadığını belirttiğini, 14.11.2014 tarihli ihtarnamede belirtildiği üzere davacının maaşının 400 USD olduğunu, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesine göre fer'i müdahil olan Kurum aleyhine hüküm kurulmamasını, varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli ve 2017/366 E.2020/258 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı işverenlik yanında 01.01.2000-14.11.2014 tarihleri arası hizmet akdiyle çalıştığı, 20.12.2019 tarihli bilirkişi raporu ek 1 ve ek 2 çizelgeleriyle belirtilen şekilde kuruma bildirilen süreler dışında 2000/1-2010/5 dönemleri arası ayda 30'ar gün, 2010/6. ayında 2 gün, 2012/5-2012/10 dönemleri arasında ayda 30'ar gün, 2012/11. ayda 22 gün olmak üzere 3954 gün daha çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen sürelerin yeniden tespitinde hukuki yarar olmadığına, davacının 01.01.2000-14.11.2014 tarihleri arasındaki sigorta primine esas kazançlarının 20.12.2019 tarihli bilirkişi raporu ek 1 çizelgede belirtilen kazanç tutarlarında olduğunun tespitine, 20.12.2019 tarihli bilirkişi raporu ek 1 çizelgenin ve belirtilen tutarların hükmün eki olarak alınmasına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı ... vekilivekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 15.09.2021 tarihli ve 2021/7300 E. 2021/10298 K. sayılı bozma ilamında İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporunun ek sayılmak suretiyle kurulan hükmün infaza elverişli olmadığı, usul ve yasaya aykırı hüküm tesis edildiği belirtilerek karar bozulmuştur.
2. Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince verilen 22.03.2022 tarihli ve 2021/259 Esas 2022/54 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile
Davacının davalı işverenlik yanında 01.01.2000-14.11.2014 tarihleri arası hizmet akdiyle çalıştığı, Kuruma bildirilen sürelerin dışında 2000/1-2010/5 dönemleri arasında ayda 30’ar gün, 2010/6. ayında 2 gün, 2012/5-2012/10 dönemleri arasında ayda 30’ar gün, 2012/11 ayında 22 gün olmak üzere 3954 daha hizmetinin olduğunu tespitine,
Kuruma bildirilen sürelerin yeniden tespitinde hukuki yarar olmadığına, davalı işveren yanında sigortalı bir işte çalıştığının tespitine, davacının 01.01.2000-14.11.2014 tarihleri arasındaki sigorta primine esas kazançlarının belirtilen tutarlarda olması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
2.Dairemizin 21.09.2022 tarihli ve 2022/7671 E. 2022/10997 K. sayılı bozma kararında,Mahkemece hizmet tespiti talebi yönünden istemin kabulüne dair mahkeme kararı yerindedir. Ne var ki,prime esas kazancın tespitine yönelik verilen kabul kararı ise eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu belirtilerek ücretin ispatı için yazılı delil aranması gerektiği, yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge bulunması halinde tanık beyanları ile birlikte ispatının mümkün olabileceği belirtilerek mahkemece buna göre değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yargılama, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar ve tüm dosya kapsamına göre; Hizmet tespiti talebi yönünden verilen kararımızın bozma konusu yapılmadığı, sigorta primine esas kazanç yönünden ise talep edilen dönemlerdeki iddia edilen yıllık kazanç tutarlarının senetle ispat sınırını aştığından yazılı delil kanılanmasının zorunlu olduğu, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmada prime esas kazanç tespitine yönelik ücretin ispatı konusunda herhangi bir yazılı delil veya delil başlangıcı tespit edilemediği, buna göre davacının kuruma bildirilmeyen hizmet süresine asgari ücret üzerinden çalıştığı, kuruma bildirilen sürelerde ise prim esas kazancının kuruma bildirilen miktarda olduğu sonucuna varılarak özetlenen nedenlerle davanın kısmen yönelik aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalı işverenlik yanında 01.01.2000-14.11.2014 tarihleri arası hizmet akdiyle çalıştığı, kuruma bildirilen süreler dışında 2000/1-2010/5 dönemleri arası ayda 30'ar gün, 2010/6. ayında 2 gün, 2012/5-2012/10 dönemleri arasında ayda 30'ar gün, 2012/11. ayda 22 gün olmak üzere 3954 gün daha asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen sürelerin yeniden tespitinde hukuki yarar olmadığına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2.506 sayılı Kanun'un 77 nci, 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi, 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inici maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.