Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1184 E. 2023/12865 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1184
- Karar No
- 2023/12865
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/432 E., 2022/2333 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/321 E., 2019/263 K. Taraflar arasındaki 5746 sayılı Kanun kapsamındaki destekten faydalanan davacı şirkete davalı Kurum tarafından fazladan tahakkuk ettirildiği ileri sürülerek ödenen primlerin istirdadı ve fazla ödemelerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili ... 21. İş Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sanayi Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 5746 sayılı Kanun ile ... merkezlerine tanınan teşvik ve muafiyetlerden yararlanma hakkı bulunması nedeniyle ilgili yasanın tanıdığı destek ve muafiyetlerden yararlanma talebinde bulunduğunu, 5510 sayılı Kanun'un sağladığı hazine desteğinden önce 5746 sayılı Kanun'un uygulanarak sonrasında hazine desteğinin uygulanmasıyla hesaplanması ve bu çerçevede yapılacak hesaplamalarla tespit edilecek fazla ödemelerin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi veya doğmuş borçlardan mahsup edilmesi için yapılan başvurularına olumsuz yanıt verildiğini, usul ve esas bakımından yasaya aykırı surette gerçekleşen ret işleminden dolayı müvekkili şirketin mağdur olduğunu beyanla mağduriyetin giderilmesi bakımından idarece yasaya aykırı şekilde gerçekleşen hatalı uygulamanın ve hesaplamanın düzeltilerek hukuka aykırı işlemin iptali ile ... merkezlerine 5746 sayılı Kanun'un öngördüğü teşvik ve desteğin uygulanarak yasal teşvik ve desteklerin de uygulanması suretiyle müvekkilinin SGK ödemelerinin yeniden hesaplanmasını, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemelerin de yeniden hesaplanarak tespit edilecek fazla ödemelerin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili ... 21. İş Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Anadolu İş Mahkemeleri olduğunu, gerek 5510 sayılı Kanun ve gerekse 4447 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanun maddelerinde işverenlerin sigorta prim teşvik sisteminden yararlanma olanağının geleceğe yönelik olarak düzenlendiğini, düzenlemelerin hiç birinde teşviklerden geçmişe dönük yararlanılabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın geçmişe yönelik herhangi bir talebinin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca yasal düzenlemelerde sigorta prim teşviklerinden yararlanmanın ön koşulunun aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmesinin gerektiğini, süresinde verilen belgelerde hatalı olarak belirlenen sigorta prim teşvikine ilişkin kanun numarasının düzeltilebileceğini, yasal süre dışında verilen düzeltme amaçlı taleplerin kabul edilmediğini beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, "...Dava, 5746 sayılı Kanun kapsamında sigorta prim desteğinden yararlanan davacı şirkete, davalı Kurum tarafından fazla tahakkuk edildiği ileri sürülen sigorta primlerinin tespiti, tahakkukların düzeltilmesi ve fazla ödemelerin iadesi ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemlidir. 5746 sayılı Kanun'un 3/3 üncü maddesinin " Kamu personeli hariç olmak üzere teknoloji merkezi işletmelerinde, ... merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından ... projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen ... ve yenilik projeleri ile rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde çalışan ... ve destek personeli, bu Kanun kapsamında yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen tasarım projelerinde ve tasarım merkezlerinde çalışan tasarım ve destek personeli ile 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesi uyarınca ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, (…)(1) Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır." şeklinde, 5510 sayılı Kanun'un "Primlerin oranları ve Devlet Katkısı" başlıklı 81 inci maddesinin (ı) fıkrasının sonuncu cümlesinin ise "Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır. " şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından prim teşviki yönünden öncelikli olarak özel kanun olan 5746 sayılı Kanun'un 3/3 üncü maddesinde belirlenen hükmün uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Kural olarak aynı düzeyde yer alan ve aynı tarihli iki hüküm arasında çelişki varsa, özel hüküm niteliğinde olanı uygulanır; genel hüküm niteliğinde olanı ise ihmal edilir. Ancak özel hükmün kapsamına giren olaylarda genel hüküm onun yanında seçimlik olarak veya onu tamamlamak üzere de uygulanmaktadır. Bu sebeple özel hükmün daima ve her halükarda genel hükmü bertaraf edeceğini söylemek isabetli değildir. Başka bir deyişle iki hükmün birbirine oranla özel ve genel hüküm teşkil etmeleri genel hükmün ihmal edilmesi için yeterli değildir. Kanunkoyucunun bir özel hüküm ihdas ederken bunun kapsamına giren olaylara artık genel hükmün uygulanmayıp münhasıran özel hükmün uygulanmasını, özel hükmün genel hükmü bertaraf edici nitelikte olmasını arzu ve irade etmiş olması da gerekmektedir. Yapılan tüm açıklamalar neticesinde, 5510 sayılı Kanun'nun 81 inci maddesinin (ı) fıkrasındaki düzenleme ile 5746 sayılı Kanun'un 3/3 üncü maddesindeki düzenlemenin tamamlayıcı nitelikte olduğu, Kurum tarafından yapılan işlemde usul ve yasaya aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmakla; davacının davasının reddine..." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Nedenleri İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili aksi yöndeki Kurum işleminin iptali gerektiğini, buna göre verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabul edilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin kararında "...Maltepe Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 29.11.2017 tarih 13379805 sayılı yazısında, davacı şirketin yaptığı başvuru sebebiyle yapılan incelemede 2011-45 sayılı genelgede belirtilen "..öngörülen sigorta prim desteğinden yararlanılması sırasında, öncelikle 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde öngörülen beş puanlık prim desteğinden yararlanılacak, ardından belirtilen Kanunlarda öngörülen desteklerden, işveren hissesine isabet eden beş puanlık kısım düşüldükten sonra kalan işveren hissesi üzerinden ilgili kanunlarda öngörülen oranlar üzerinden yararlanılabilecektir." hükmü gereğince dilekçeye yapılacak herhangi bir işlemin olmadığı belirtilmiştir. Dosyaya sunulan 09.05.2019 tarihli Prof. Dr. ... ve Doç Dr. ... tarafından hazırlanan Uzman Görüşünde, 2011/45 sayılı Genelge'nin 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesine aykırı olduğu ve dikkate alınmaması gerektiği, yüzde beş prim teşvikinin diğer teşvik tutarından indirilmesi gerektiği yönünde bir hükmün Kanun metninde yer almadığı, davacı işverenin hem yüzde beş oranındaki prim teşvikinden, hem de ... prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğu, her iki teşvikten aynı anda yararlanılması durumunda diğer teşvikten yüzde beş oranındaki prim teşvikinin düşülmesi gerektiğine yönelik bir hükmün bulunmadığı, uyuşmazlığa 2011-45 sayılı genelgenin değil, doğrudan Kanun hükmünün uygulanmasının gerektiği, bu durumda davacı işverenin aynı anda hem yüzde beş oranındaki prim teşvikinden hem de herhangi bir düşme işlemi yapılmadan ... prim teşvikinden yararlanması gerektiği belirtilmiştir. İki farklı teşvik olan "İşveren Hissesinden 5 Puanlık İndirim Teşviki" ile "Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinde Sigorta Prim Teşviki" unsurlarının yasal dayanağını, mevzuatta yapılan değişiklikleri, her iki teşvikin birlikte uygulanıp uygulanamayacağı, uygulanabilir ise ne şekilde uygulanabileceğini incelemek gerekmektedir. Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinde Sigorta Prim Teşviki: 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Madde 3/3 hükmü şu şekildedir. "Sigorta primi desteği: Kamu personeli hariç olmak üzere teknoloji merkezi işletmelerinde, ... merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından ... projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen ... ve yenilik projeleri ile rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde çalışan ... ve destek personeli, bu Kanun kapsamında yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen tasarım projelerinde ve tasarım merkezlerinde çalışan tasarım ve destek personeli ile 26.06.2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu'nun geçici 2 nci maddesi uyarınca ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır." İşveren Hissesinden 5 Puanlık İndirim Teşviki: 5510 sayılı Kanun Madde 81/ı hükmü aşağıda belirtilmiştir. "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise Maliye Bakanlığına vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na ve 22.02.2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır... Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır...." 13.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un 38 inci maddesiyle 5510 sayılı Kanun madde 81/ı hükmünde değişiklik yapılmıştır. 81 inci maddenin ı bendinde değişiklik öncesi ilk halinde “Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır.” denmekte iken değişiklik sonrasında madde hükmünde Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanmasıhalinde, bu destek öncelikle uygulanır...." denmektedir. Bu durumda yapılan değişiklik ile her iki teşvikten birlikte yararlanma imkanı getirilmiştir. Her İki Teşvikten Birlikte Yararlanma Durumu ve Kurum Uygulaması Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere 5510 sayılı Kanun'un ilk halinde desteklerden birlikte yararlanma imkanı bulunmamakta, işverenin birden fazla desteği haketmesi durumunda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılmakta iken 13.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun değişikliği ile 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde değişikliğe gidilmiş ve işverenin birden fazla destekten faydalanmasının önü açılmıştır. 5510 sayılı Kanun'daki değişiklik sonrası durum dikkate alındığında, sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, Kanun'un 81/ı madde hükmünde belirtilen işveren hissesinden 5 puanlık indirim desteği öncelikle uygulanmakta, daha sonra diğer destekler uygulanmaktadır. Uygulamaya yönelik çıkarılan genelgelerden 6111 sayılı Kanun'la yapılan sigorta primi desteği düzenlemeleri konusunda çıkarılan 2011-45 sayılı Genelge bu konuda düzenleme yapmaktadır. Genelgenin ilgili hükmü aşağıdadır."...6111 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunda yapılan değişiklik sonucunda, 01.03.2011 tarihinden itibaren gerek diğer bir prim desteği kapsamına, gerekse beş puanlık prim desteği kapsamına giren bir sigortalı için, ilgili kanunda mükerrer yararlanılamayacağı hususunda bir düzenleme bulunmayan hallerde, aynı dönemde aynı sigortalı için iki ayrı kanunda öngörülen prim desteklerinden yararlanılması mümkün hale getirilmiştir. Bu durumda, her iki destek kapsamına giren sigortalılardan dolayı öncelikle beş puanlık prim desteğinden, ardından diğer kanunda öngörülen destekten yararlanılabilecektir. 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yapılan bu düzenleme ile 2011/Mart ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinden başlamak üzere kapsama giren ve yasal ödeme süresi geçmiş prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmayan işverenlerce; - 4447 sayılı Kanun'un geçici 7 nci, geçici 9 uncu ve geçici 10 uncu maddesinde, - 4857 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, - 5510 sayılı Kanun'un ek 2 nci maddesinde, - 5225 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde, - 5746 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, Öngörülen sigorta prim desteğinden yararlanılması sırasında, öncelikle 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde öngörülen beş puanlık prim desteğinden yararlanılacak, ardından belirtilen Kanunlarda öngörülen desteklerden, işveren hissesine isabet eden beş puanlık kısım düşüldükten sonra kalan işveren hissesi üzerinden ilgili kanunlarda öngörülen oranlar üzerinden yararlanılabilecektir..." İlgili Kanunlar ve uygulamaya yönelik Genelgeler dikkate alındığında öncelikle işveren hissesine isabet eden 5 puanlık indirim yapıldıktan sonra kalan işveren hissesi üzerinden diğer desteklerden faydalandırılmaktadır. Bilirkişi raporunda; davacı şirketin Maltepe Sosyal Güvenlik Merkezi'ne verdiği 03.11.2017 evrak giriş tarihli dilekçesi ile iş yeri hakkında öncelikle 5746 sayılı Kanun'un öngördüğü desteğin uygulanması, daha sonra 5510 sayılı Kanun'un sağladığı desteğin uygulanması talep edilmiş, Kurumun cevabi yazısında ise 2011-45 sayılı Genelgede belirtilen şekilde önce beş puanlık prim desteğinden yararlanılacak, ardından belirtilen Kanunlarda öngörülen desteklerden, işveren hissesine isabet eden beş puanlık kısım düşüldükten sonra kalan işveren hissesi üzerinden ilgili kanunlarda öngörülen oranlar üzerinden yararlanılabilecektir denmektedir. 5510 sayılı Kanun'un 81/ı bendinde belirtildiği şekilde işveren önce yüzde 5 oranındaki prim desteğinden yararlanacak, bu oran düşüldükten sonra kalan işveren payının yarısı 5746 sayılı Kanun'un Madde 3/3'de belirtilen "sigorta primi işveren hissesinin yarısı Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır." hükmü gereğince indirilecektir. Sonuç olarak, 5510 sayılı Kanun'un uygulanmasına yönelik çıkartılan 2011-45 sayılı Genelgede belirtilen hususların 5510 sayılı Kanundaki her iki destekten aynı anda faydalanma hakkını ortadan kaldırmadığı, aynı şekilde Genelgede belirtilen "öncelikle yüzde beşlik oranın düşülmesi daha sonra diğer teşvik uygulamalarının devreye girmesi" yönündeki hususun da 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde belirtilen "Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır." hükmü ile uyumlu olduğu, öncelikle yüzde beş oranındaki indirimin yapılması, akabinde kalan oranın yarısının 5746 sayılı Kanun'da belirtilen ... teşvikleri kapsamında indirilmesinin ilgili kanunlarla çelişmediği, bu durumda her iki teşvikten de şartları sağlaması durumunda işverenlerin faydalanmış olacağı, teşviklerin uygulanma sırasının ise 5510 sayılı Kanun'da belirtilen şekilde önce yüzde beşlik destek, daha sona diğer destekler şeklinde uygulanacağı değerlendirilmiştir. Davacı tarafın, Kurum hesaplamaları yapılırken öncelikli olarak 5746 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğine yönelik değerlendirmesi ile 2011-45 sayılı Genelgenin Yasaya aykırı olduğu ve uygulanmaması gerektiği hususu yönünde iddialarının değerlendirilmesi, hukuki değerlendirme kapsamında olduğu görüşü bildirilmiştir. Yukarıda yer alan maddi ve hukuki bilgiler ışığında; 5746 sayılı Kanun ile ... merkezlerine tanınan teşvik ve muafiyetlerden yararlanma hakkı ile 5510 sayılı Kanun Madde 81/ı hükmü İşveren Hissesinden 5 Puanlık İndirim Teşvikinin birlikte uygulanmasını talep ettiği, davalı Kurumun teşvik uygulaması sırasında önce 5510 sayılı Kanun'un 81/I ve akabinde 5746 sayılı Kanun'un 3/3 maddesi gereğince uygulama yapılmasının yasaya uygun bulunmakla, aynı düzeyde yer alan ve aynı tarihli iki hüküm arasında çelişki varsa, özel hüküm niteliğinde olanı uygulanır; genel hüküm niteliğinde olanı ise ihmal edilir gerekçesi ile davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine ..." dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili hakkında verilen kararın bozulması gerektiğini, esasen Kurum işleminin iptali gerektiğini, 5746 sayılı Kanun'un öngördüğü teşvik ve desteğin uygulanarak yasal teşvik ve desteklerin de uygulanması suretiyle müvekkilinin SGK ödemelerine göre teşvik hakkının yeniden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını ve buna göre karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5746 sayılı Kanun kapsamındaki destekten faydalanan davacı şirkete davalı Kurum tarafından fazladan tahakkuk ettirildiği ileri sürülerek ödenen primlerin istirdadı ve fazla ödemelerin iadesi gerekip gerekmediği hususundadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 15.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.