Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2953 E. 2023/6660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2953
- Karar No
- 2023/6660
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/884 Esas, 2022/216 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/251 E., 2019/348 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından duruşmasız olarak davalı Kurum vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mağazacılık, perakende sektöründe faaliyet gösteren herkes tarafından bilinen, ağırlıklı olarak mutfak eşyalarını kapsayan ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, “...” markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin “...” ve “...” vb. birçok tescilli markalarının sahibi bulunduğunu, buna ilişkin yaptığı tanıtımlar, reklamlar, sponsorluklar, dünya üzerindeki yaptığı tescil başvuruları ile özellikle “...” markasının ayırt edici hale geldiğini, müvekkilinin 21. sınıfta yer alan mallarda şekil ibaresi için marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun ilanına davalının itirazı sonucunda reddedildiğini, taraf markaların benzer olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK’in 2018-M-2975 sayılı kararın iptaline, 2017/13196 sayılı “ŞEKİL” ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin Kütahya Porselen ibareli marka olmak üzere yüzlerce markanın yaratıcısı ve hak sahibi olduğunu, dava konusu marka ile müvekkili markası benzer olmakla birlikte markaların kapsadığı malların da aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil" (2017/13196) başvuru markasıyla davalının "şekil+PEARL" (2000/10838) ibareli tescilli markası arasında görsel olarak ortalama (hedef) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı (hedef) kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının "şekil" (2017/13196) başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davalının "şekil+PEARL" (2000/10838) ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, dava konusu mallar açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu müvekkilinin markası ile redde mesnet gösterilen davalı şirkete ait markanın görsel, işitsel, anlamsal açıdan birbirinden farklı olduğunu, davalının itirazına mesnet markasında kelime de bulunduğunu, şekillerin biririnden çok farklı olduğunu, konumlandırmalarının farklı bulunduğunu, oranlarının aynı olmadığını, farklı renkleri içerdiğini, her iki marka gerek kullanılan grafik ve çizim metotları, gerekse de renk ve şekil çalışmaları neticesinde birbirinden tamamen farklı bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından tescil edilmek istenen marka ile davalı tarafa ait markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları da birbirinden farklı bulunduğunu, uyuşmazlık konusu şekil markasına bizzat müvekkili şirket tarafından ayırt edicilik kazandırıldığını, Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/56 E. sayılı dosyasının huzurdaki davaya etkisinin görmezden gelinemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazına mesnet markasında kelime bulunurken başvuru konusu markanın sadece şekilden ibaret olduğu, taraf markalarının her ikisinde bulunan şekillerin de birbirinden çok farklı bulunduğu, zira konumlandırmalarının, şekil büyüklüklerinin aynı olmadığı, her iki şeklin farklı renkleri içerdiğini, tarafların markalarında bulunan şekillerin çizim şekillerinin birbirinden tamamen farklı bulunduğu, bu itibarla da markalar arasında, markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma sırasında işaretlerin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, iltibas incelemesinin sadece işaretlere bakılarak değil, onların kapsamında bulunan ürünler ile onların niteliğini gözeterek ve her ikisinin birbirine etkisi nazara alınarak yapılmasının gerektiği, ortalama tüketicilerin davacının başvurusuna konu işareti davalının itirazına mesnet markaları ile ilişkilendirmeyeceği, markalar arasında belirgin biçimde farklılık bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı kanaatine varıldığı, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı için mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinin doğru bulunmadığı, dosya kapsamındaki delillere göre davacının başvurusunun kötüniyetle yapıldığı hususu da ispatlanamadığına göre davanın kabulü yönünde hüküm kurulması gerekirken aksi kanaat ile hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TÜRKPATENT'nin 2018-M-2975 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 1991 yılından beri tescilli “pearl” ibareli gerek karara mesnet gerek sair markalarından haberdar olmasına rağmen iltibas teşkil edecek marka müracaatları gerçekleştirdiğini, bu hususun dosya kapsamında tanzim edilen heyet raporu ve bilgilerini verdikleri sair dosyalarda yer alan tespitler ile de somut olarak ortaya konulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince taraf markalarında benzerlik bulunmadığı, davacının kötü niyetli olmadığına ilişkin kararının taraflarınca kabul edilebilir bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı markasının esas unsuru olan şekil unsuru ile davalı markasının esas unsuru olan şekil unsurunun birbirinin aynısı olduğunu, söz konusu şeklin markaların kapsamında yer alan emtialar da nazara alındığında son derece ayırt edici bir şekil olduğunu, anılan sınıftaki emtiaları satın almak isteyen tüketicilerin kolaylıkla markalar arasında bağlantı/ilişkilendirme kuracağının ortada olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.