Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11442 E. 2023/12334 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11442
Karar No
2023/12334
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TARİHİ : 08.05.2013 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, ... tahsis numaralı müvekkiline 01.03.2008 tarihinden itibaren bağlanmış emekli aylığının davalı Kurumun 14.05.2012 tarih, MO:100 sayılı Denetmen Raporuna istinaden müvekkilinin 2006 yılındaki ... işyeri sicil numaralı işyerindeki çalışmalarının iptali nedeniyle müvekkilinin 5000 gün şartını tamamlamadığı gerekçesiyle aylığın bağlandığı günden itibaren iptal edilerek, yazı ekindeki borç tablosu çerçevesinde ödenmiş aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 96/a maddesi uyarınca talep edildiğini, iptal kararının dayanağı raporun hatalı olduğunu, raporda ...'in müvekkilinin de aralarında bulunduğu 23 kişiyi tanımadığı şeklinde beyan edildiğini, ancak müvekkilinin inşaat sahibi ...'in kardeşi ...'in eşinin kardeşi ile evli olduğunu, müvekkili ile dava dışı işyeri sahibi arasında akrabalık olduğunu, davaya konu inşaat işyerinin 4. ve 5. katının şaplarının dökümü teras katının kalebodur işlerini yaptığını, müvekkilinin fiili olarak çalıştığını belirterek, davalı Kurumun müvekkilinin emekli aylığının iptali şeklindeki işleminin iptaline, müvekkilinin 50.706,13 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum, 19.03.2009 tarihinde davaya konu işyerinde yapılan incelemelerde işyerinden 25 kişinin sigortalı gözükmesine rağmen fiilen hiçbir çalışanın olmadığının tespit edildiğini, hatta bu kişilerin tamamına yakınının işvereni tanımadıklarının anlaşıldığını, incelemeler sırasında davacının da ifadesinin alındığını, davacının çalıştığını beyan ettiği dönemde inşaat işyerinde kendisinden başka çalışan olmadığını beyan ettiğini, davacının işverenle akrabalık ilişkisinin olmasının fiili çalışmanın olduğunu göstermeyeceğini, ayrıca işverenin davacıyı tanımadığını yanlışlıkla söylediği düşünülse bile davacının Mehmet Uslu dışında kimsenin inşaatta çalışmadığını beyan ettiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince müfettiş raporlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edildiğini, davacının bu işyerinde hizmet akdine tabi fiili çalışmasının olmadığının tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/223 E. 2023/243 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından vefat eden davacı ...'in 01.03.2008 tarihinden itibaren emeklilik aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işlemi ile emekliliğinin iptaline yönelik Kurum işlemlerinin ayrı ayrı iptaline, bu işlem neticesinde vefat eden davacıya çıkartılan 50.706,13 TL yersiz ödeme borcundan vefat eden davacının ve mirasçılarının sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/2589 Esas, 2021/1772 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esasdan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 11.04.2022 tarihli ve 2022/1317 E. 2022/5327 K. sayılı ilamında; Mahkemece, bildirimleri iptal edilmeyen çalışanların tanık olarak dinlenilmesi, komşu iş yeri işverenleri ve onların bordrolu çalışanları tespit edilerek davacının çalışması ile ilgili beyanlarının alınması, tanıklara ilişkin iş yeri kayıtları ve hizmet cetvellerinin celp edilerek beyanlarının denetlenmesi, işveren ...'in kurum raporunda verdiği beyan ile Mahkemede verdiği beyan arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği gerekçeleriyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Kurum denetmen raporunda beyanları geçen tanıkların duruşmada raporun aksine beyanda bulundukları, işyeri sahibinin ayrıntılı beyanları ile Kurum denetmenine verdiği beyan ile Mahkememize verdiği beyan arasındaki çelişkinin giderildiği, denetmen raporunun aksinin Mahkememizce dinlenen kamu tanık beyanları ile de ortaya konulduğu, Kurum tarafından tutulan rapor uyarınca davacının sigortalılığının haksız olarak iptal edildiği ve davacının iptal edilen sigortalılık döneminde işyerinde fiilen çalıştığının ispat edildiği belirtilerek davanın kabulüne, vefat eden davacının emekli aylığının 01.03.2008 tarihinden itibaren kesilmesi şeklindeki Kurum işleminin iptaline, davacının- mirasçılarının yersiz ödeme kapsamında Kuruma 50.706,13 TL'den borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, çalışmanın ispatlanamadığı, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların murisinin aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptalini, Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un geçici 79, 5510 sayılı Kanun'un 59 ncu maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11442, K. 2023/12334, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11442-e-2023-12334-k-065e9f0d7d98