Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11352 E. 2023/11611 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11352
- Karar No
- 2023/11611
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1188 E., 2023/2058 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/240 E., 2021/78 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin dikkate alınarak, 01.09.2019 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının askeri öğrenci olarak adım attığı TSK bünyesinde 5434 sayılı Kanuna tabi olarak muvazzaf subay (pilot) olarak emekli sandığı sicil no: ... ile çalıştığını, 24.04.2010 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, daha sonra özel hava yolu şirketlerinde çalışmaya ... numarası ile çalıştığını, 23.08.2019 tarihli 351098 tahsis no ile Bağcılar SGM 'ne başvurduğunu, fiili hizmet süresinin sigorta başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden geriye çekilmesini, yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, verilen 28.08.2019 tarihli yazıda müvekkilin 51 yaşını doldurduğunda emekliliğine hak kazanacağının bildirildiğini, cevabın hatalı olduğunu, emekli sandığına tabi olanların fiili hizmet zammı uygulamaları 08.09.1999 tarihinden önce veya sonra işe başlamalarına göre değişiklik gösterdiğini, bu tarihten önce başlayanların hem sigortalılık başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden indirilmesi gerektiğini belirterek müvekkilin fiili hizmet zammı süresi 1395 gün yani 3 yıl 10 ay 15 gün olduğunu, davacının fiili hizmet zammı süresinin bir kısmının sigorta başlangıç tarihinden geriye çekildiğini, hizmet başlangıç tarihinin 15.07.1991 olduğunu, 1395 gün yani 3 yıl 10 ay 15 gün geriye çekilmesi gerektiğini, bu nedenle hizmet başlangıç tarihinin 31.05.1987 olacağını, bu tarihe göre emeklilik yaşının 50 olacağını, bu tarihten fiili hizmet zammının süresinin yasa gereğince yaş haddinden de indirilmesi sonucu emeklilik tarihinin 17.05.2019 olacağını, davacının hak etmiş olduğu 1395 gün yani 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin tamamının sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmesini, bunun sonucunda emeklilik yaş haddinden düşmesi sonucu 17.05.2019 olarak tespitinin 23.08.2018 tarihini takip eden 01.09.2019 tarihini ve birikmiş aylıklarının 01.12.2019 tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı hakkında yapılan işlemin Kanuna ve hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosyamız arasına alınan 22.05.2020 havale tarihli bilirkişi raporu ile rapora itirazları değerlendiren 25.06.2020 havale tarihli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı 08.09.1999 tarihinden önce hizmete başladığı için fiili hizmet zammı süresi ile ilgili olarak 5434 sayılı Emeklilik Sandığı Kanununun uygulandığı bu kanunun geçici 205 maddesine 23.05.2002 tarih ve 4759 sayılı Kanun'un 5 maddesi uyarınca eklenen son fıkrasında "32 madde gereğince fiili hizmet sürelerine zam yapılanların bu maddede belirtilen yaş hadlerinden hizmetlerine eklenen fiili hizmet zammı süresi zammı kadar indirim yapılır" hükmü mevcut bulunmaktadır. Davacının hizmet başlangıç süresi 3 yıl 10 ay 15 gün davacının hizmet başlangıç tarihi 15.04.1991 olup bu tarihten bu süre kadar geriye çekildiğinde davacının hizmet başlangıç tarihi 31.05.1987 olduğu ve bu tarih itibariyle davacının emeklilik yaşının 50 olacağı ve 50 yaşını 01.04.2023 tarihinde dolduracağı nedeniyle 3 yıl 10 ay 15 gün düşüldüğünde davacının emeklilik tarihinin 17.05.2019 olarak tespit edilmiştir. Bu hesaplamada 5510 sayılı 506 sayılı ve 5534 sayılı Kanun'lara ve emsal yargıtay kararlarına uygun bulunduğundan davalı vekilinin itirazları konusunda raporda herhangi bir değişiklik yapılamayacağına dair tespitlerde bulunulduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda davanın kabul edilmesi gerektiği anlaşılmış, davanın kabulü ile davacının hak etmiş olduğu 1395 gün (3 yıl 10 ay 15 gün) fiili hizmet zammı süresinin sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmesi, emeklilik yaş haddinden de bu sürelerin düşülerek davacının emekliliği doldurduğu tarihin 17.05.2019 olarak tespiti ile, SGK Bağcılar SGM tarafından 23.08.2019 tarihini takip eden aybaşı 01.09.2019 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların davacının talebiyle bağlı kalınarak 01.12.2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine,..." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davacının iddia ettiği tarihte emekli olduğu tespit edilmeden yaşlılık aylığının hesaplanmasının mümkün olamayacağını yaşlılık aylığı bağlanmaması durumunda davacının dava hakkının doğacağı, bu sebeple davacının taleplerinin tefriki gerekeceğini, dava dilekçesinde herhangi bir miktar belirtilmediği, buna göre harç ödenmediğini, olayda kurumun herhangi bir ihmali, kusuru veya kasti bir davranışı olmadığını, sigortalı başlangıç tarihinden davacının talebinin geriye çekilmesinin mümkün olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği kararı ile "..Eldeki davada, davacının tahsise hazırlık, dava ve karar tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarına sahip olmadığı, ancak dairemizde inceleme ve karar tarihinde bu koşullara sahip olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B bendi gereğince davacının 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık süresinin (15.04.1991 - 23.05.2002) toplam 11 yıl 1 ay 8 gün olduğu, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B-ı bendine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 52 yaş ve 5525 gün prim ödemesiyle yaşlılık aylığına hak kazanacağı; davacının 23.08.2019 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talep tarihinde sigortalılık süresi ve prim gün sayısı koşulunu sağladığı, 52 yaşını 01.04.2022 tarihinde ikmal ettiği ve 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet süresi zammının, aylık hesabı yapılırken yaş haddinden indirilmesi (506 SK Ek m.39) sonucunda davacının (dava tarihinden sonra) 16.05.2021 tarihinde yaşlılık aylığı koşullarını tamamladığı ve takip eden aybaşından (01.06.2021) itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı ve İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmış; Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nun 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davacının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi gereğince belirlenen yaş haddinden aynı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin indirilmesi gerektiği ve yaşlılık aylığı koşullarının tamamlandığı 16.05.2021 tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.2021 tarihinden itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.06.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla; davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ... 1. İş Mahkemesi'nin 15.03.2021 tarihli, 2019/240 Esas - 2021/78 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davacının 506 sayılı Yasa'nın Geçici 81.maddesi gereğince belirlenen yaş haddinden aynı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin indirilmesi gerektiği ve yaşlılık aylığı koşullarının tamamlandığı 16.05.2021 tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.2021 tarihinden itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.06.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davacı hakkında fiili hizmet zammının yaş haddinden indirilmesi şeklindeki bir uygulamaya kanun ve kurum genelgelerinin cevaz vermediğini, bu nedenlerle yasaya aykırı uygulamalar ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın bozulmasını talep ettiğini belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davacı vekili ise verilen kararın hatlı olduğunu, davasının tam kabul edilmesi gerektiğini ve buna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin dikkate alınarak, 01.05.2018 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 ve 359 uncu maddesi ile 369 uncu maddesi ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ek 39 ile 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile birlikte 5510 sayılı Kanun'un 42 ncı maddesi hükümleridir. 2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. 3.5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alınması gerekirken yazılı şekilde karar tesisi de isabetsizdir. 3. Değerlendirme Eldeki davada, davacı hakkında 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet süresi zammının yaş haddinden geriye çekilmesi ile bulunan tarihin 15.05.2021 olmasına göre, bu tarihi takip eden aybaşı olan 01.06.2021 tarihinden itibaren tahsise ve bu tarihe göre 01.09.2021 tarihinden itibaren de faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz itirazlarının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, a bendinin (1) nolu alt bendinin tamamen silinmesi ile yerine; "Davanın kısmen kabulü ile, 01.06.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile hak edilen aylıkların 01.09.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," kelimelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.