Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10974 E. 2023/11885 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10974
- Karar No
- 2023/11885
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/635 E., 2023/744 K. KARAR : Dava şartı yokluğundan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/407 E., 2022/622 K. Taraflar arasındaki 18.03.2013 tarihli denetim tutanağındaki imzanın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının 01.08.2012-15.03.2014 tarihleri arasında ... Lokanta İşlt. Tur. Ltd. Şti.'de kesintisiz olarak çalışmakta iken işveren tarafından çalışmalarının bir kısmının Kuruma bildirilmediğini, belirtilen tarihler arasında çalıştığının tespiti için Akçaabat 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/262 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığını, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya içerisinde mevcut 26.04.2013 tarihli denetim raporu ve ekindeki 18.03.2013 tarihli durum tespit raporunda davacının denetim günü işe başladığı daha önce çalışmadığını beyan ettiğinden bahisle 18.03.2013 tarihli durum tespit raporundaki imzanın davacıya ait olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek verilen kararın Yargıtayca bozulduğunu, yargılamanın Akçaabat 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/110 Esas sayılı dosyası ile davam ettiğini, 2017/110 Esas sayılı dosyada denetim raporunun eki olan durum tespit raporundaki imzanın sahteliği ile ilgili olarak dava açmak üzere kendilerine 2 hafta süre verildiğini belirterek taleplerinin kabulü ile 26.04.2013 tarihli davacı aleyhine denetim raporunun eki olan 18.03.2013 tarihli iş denetim tutanağındaki imzaların davacıya ait olmaması ve usulüne uygun düzenlenmemesi nedeniyle davacı açısından sonuç doğuran kısımların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının taleplerinin kurumlarınca kabul edilemez olduğunu yapılan yerel denetimde tutanağa kaydedilen sigortalıların kimlik belgeleri kontrol edilerek beyan ettikleri işe başlama tarihleri ile almış oldukları ücretlerin tutanağa geçirildiğini, kayıt altına alınan şahısların yazılı olduğu satırın en sağında bulunan imza sütununun bizzat kendileri tarafından imzalandığını, kayıt altına alınan her şahsın imzasının tek tek alınarak denetim raporunun sonlandırıldığını, tanzim edilen tutanağın işverenin iş yerinde bulunmaması nedeni ile işyeri çalışanı ...'a imza karşılığı teslim edildiğini, kayıt altına alınan davacının, denetim esnasında işe başlama tarihine herhangi bir itirazda bulunmadığını ve işe başlama tarihinin sağ tarafındaki imza sütununu bizzat kendisinin imzaladığını, yine davacının rapor tanzim edilme aşamasına kadar da müdürlüklerine herhangi bir itiraz veya düzeltme talebinde bulunmadığını, kayıt altına alınan kişilerin herhangi bir duruma itiraz etmeleri halinde tutanağa "imza etmekten imtina etmiştir" ibaresinin eklenildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyada alınan ATK raporu doğrultusunda 18.03.2013 tarihli durum tespit tutanağındaki imzanın davacıya ait olduğu kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, imzanın kendisine ait olmadığını, dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı tarafından açılan hizmet tespiti davasında sahtelik sorununun ortaya çıktığı, HMK'nın 208/3 üncü maddesi gereğince sahtelik iddiasının aynı mahkemede ön sorun olarak çözülmesinin mümkün olduğu, bu hususta davacının ayrı bir dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın HMKnın 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olup, Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek Yerel Mahkeme kararının, HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından HMKnın 114/1-h. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 18.03.2013 tarihli denetim tutanağındaki imzanın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.