Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10253 E. 2025/13656 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10253
Karar No
2025/13656
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/259 E., 2023/1602 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/62 E., 2022/273 K.

Taraflar arasındaki asıl davada prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına ve ek prim tahakkukuna dair Kurum işlemlerinin iptali ile birleşen davalarda re'sen ek bildirge ve bordro tanzim talebi ve fazla ödenen primlerin iadesi davalarında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davaların dava dilekçelerinde özetle; davalı Kurum tarafından davacı şirket adına işlem gören işyeri ile ilgili tanzim olunan 31.10.2017 tarih, 7113 İnC-50/7791-İNC-18 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Raporuna istinaden işyerinde çalışan 63 işçinin Şubat - Ağustos 2017 döneminde fazla mesailerinin ödenmediği, çalıştırılan işçilerin sigortalarının bildirilmediği, sahte sigortalı bildirildiği, asgari ücret desteğinden yararlanamayacakları gerekçesiyle 75.584,34 TL prim aslı ve 18.040,59 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 93.624,93 TL borç tahakkuk ettirildiği, giriş çıkışların kayda dayandığı, ödemelerin yapıldığı, Kurum işlemlerinin yasal olmadığı iddiasıyla asıl davada; Asgari Ücret Desteğinin İptali ile ilgili aylara ilişkin 75.584,34 TL prim borç aslı, 18.049,59 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 93.624,93 TL borç tahakkukuna ilişkin rapor, tutanak ve prim ve gecikme zamanımın iptaline, prim ve gecikme cezasının yasal faiziyle tahsili ile asgari ücret desteğinin iptaline ilişkin işlemin iptaline; birleşen davalarda Kurumun belge talebi, aylık prim hizmet belgesi düzenlenmesi ve prim belgelerinden doğacak prim ve gecikme zammının Kuruma ödenmesine yönelik rapor, tutanak ve işlemin iptaline ve Sosyal Güvenlik Kurumunun 8866.../13038... sayılı 04.10.2018 tarihli 2017/02 - 03 - 04 - 05 - 06 - 07 - 08 aylara ek aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı prim, işsizlik aslı, 39498,92 TL, prim, işsizlik gecikme zammı 10.755,15 TL olmak üzere toplam 50.254,07 TL borçlu olmadığının tespiti ile Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili asıl ve birleşen davaların cevap dilekçelerinde özetle; dava 12.10.2018 tarihinde açılmış olduğundan davanın hak düşürücü süre nedeniyle incelenmesi gerektiği, dava yasal süresi içerisinde açılmamış ise davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, davacı işyeri ile ilgili tanzim olunan 31.10.2017 tarih, 7113 İNC-50/7791-İNC-18 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Raporuna istinaden istinaden 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi gereğince 01.02.2004 - 31.08.2017 döneminde eksik bildirilen prime esas kazanç tutarları için 19.01.2018 tarih ve 961229 sayılı Kurum yazısı ile prim belgeleri talep edildiği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde veya Mahkeme kararı neticesinde ya da resmi kurum ve kuruluşlardan alınan yazılardan çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği ya da prime esas kazancını eksik bildirdiği veya fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenlerin 2017 Ocak ile 2017 Aralık ayları için destekten yararlanamayacağı gibi 2017 yılında yararlanılmış destek tutarı olması halinde yararlandırılan tutarlar gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte alınması gerektiği, Kurum tarafından yapılan işlem ve incelemelerin usule ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla bilirkişi raporu ile “Muteriz işyerine uygulanan İPC’nin müfettiş raporuna dayandığı, müfettiş raporunun ise personel ifadelerine dayandığı karşısında; aynı personellerce imza edilmiş haftalık çalışma programı, haftalık şhift, ücret pusulası, çalışma saatlerine dönük bilgilerin yer aldığı imza edilmiş ücret bordrosu, fazla mesailerin tahakkukların dönük bilgilerin yeraldığı imza edilmiş ücret pusulaları yazılı delil olarak yer aldığı, hatta söz konusu haftalık program müfettiş rapor ekinde de yer aldığı, bu durumda müfettiş raporunda işe başlarken ve bırakırken 15’er dakikalık sürenin ve yemek molasında kullanılmadığını kabul ettiği 30 dakikalık sürenin personel tarafından ara dinlenme ve yemek molası olarak kullanıldığının kabulü gerektiği, muteriz işyerinin hizmet sektörü olması ve birden fazla iş çeşidinin olması neticesinde personelin daha dinç çalışması ve gerektiğinde çalışmaya davetin kolaylaştırmak maksadı ile ara dinlenme ve mesai saatlerinin uzun tutulması pek tabi olup sektörel bir gereklilik olduğu kanaatine varılarak, yazılı delil ile ispatlanmış olan çalışma sürelerine göre işyerinin çalışma sürelerine uyduğu, ödenmeyen fazla mesainin oluşmadığı kanaati ile işyerinin 4857 sayılı Kanun'un 41... . maddelerine muhalefetinin olmadığı kanaatine varıldığı, yönünde tespitte bulunulduğu, bu tespit doğrultusunda idari para cezasının İptaline karar verildiği, tanıklarca işyerinde parmak okuma sistemi olduğu, işe başlarken ve bitiminde 15’er dakika kıyafet değişim için ara dinlenmeleri olduğu beyan edildiği, davacı tarafça da bir kısım parmak okuma kaydının sunulduğu, tarafların iddia ve savunmaları, tanık beyanları, Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2018/678 D.iş sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile dosya kapsamından davacı işyerinde yapılan teftiş sonucu 63 işçinin fazla mesai alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle prim borcu, gecikme zammı borcu çıkarıldığı, asgari ücret desteğinin iptal edildiği, idari para cezası uygulandığı, Yargıtayca ilke kararlarında 7.5 saate kadar asgari yarım saat, 7,5 saat ile 11 saat arasında asgari 1 saat, 11 saat üzerinde asgari 1,5 saat ara dinlenme süresi mahsubu gerektiği kabul edildiği, Yargıtayca gerçekliği tartışılmayan parmak okuma, kart okuma sistemlerinin varlığı halinde fazla mesainin bu kayıtlara göre belirlenmesi gerektiği kabul edildiği, Yargıtayca imzalı bordrolarda fazla mesai tahakkuku olması halinde daha fazla fazla çalışma yapıldığının tanıkla ispatlanamayacağı, yazılı belgeyle ispatlanabileceği kabul edildiği, bu husus işçi alacaklarına bakan gerek 9. Hukuk Dairesince gerekse de 22. Hukuk Dairesince uzun yıllardır benimsenip uygulandığı, işyerinde parmak okuma sistemi olduğu, Kayseri l.Sulh Ceza Mahkemesinin 2018/678 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ile fazla mesailerin bordrolara yansıtıldığı ve işçilerce imzalandığı tespit edildiğinden Yargıtayca parmak okuma kart okuma sistemlerinin varlığı halinde fazla mesainin bu kayıtlara göre belirlenmesi gerektiği ayrıca imzalı bordrolarda fazla mesai tahakkuku olması halinde daha fazla çalışma yapıldığının tanıkla ispatlanamayacağı, yazılı belge ile ispatlanabileceği kabul edildiğinden Kurumca çıkartılan fazla mesaiye dayalı prim, işsizlik sigortası primi ve gecikme zammının yasal olmadığı, yine buna dayalı asgari ücret desteğinin iptali işleminin yasal olmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile Kurum tarafından tahakkuk ettirilen 75.584,34 TL prim borcu 18.040,59 TL gecikme zammının iptaline, davacının 2017 yılı asgari ücret desteğinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen borçtan dolayı davacının Kuruma ödediği miktarların davacıya yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiğinin tespitine, birleşen davada davanın kabulü ile aylık prim hizmet belgesi düzenlenmesine ve prim belgelerinden doğacak prim ve gecikme zammının Kuruma ödenmesine ilişkin 19.01.2018 tarihli Kurum işleminin iptaline, birleşen davada davanın kabulü ile Kurum tarafından tahakkuk ettirilen ek aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı 39.498,92 TL prim borcu 10.755,15 TL gecikme zammının iptaline, bu yöndeki Kurum işleminin iptaline, davacı tarafından bu borçtan dolayı Kuruma ödenen miktarların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek davacı işyerine yönelik Kurum müfettişi tarafından yapılan inceleme ve sonrasında düzenlenen rapora göre Kurum işleminin kanuna uygun olduğu, davacı şirketin sigortasız işçi çalıştırması ve işçilerin fazla mesai ücretlerini pirime esas kazanç noktasında Kuruma eksik bildirmesi sebebiyle asgari ücret gelir desteğinin iptalinin yerinde olduğu, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporuna yönelik Kurum itirazlarının dikkate alınmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına ve ek prim tahakkukuna dair Kurum işlemlerinin iptali ile birleşen davalarda re'sen ek bildirge ve bordro tanzim talebi ve fazla ödenen primlerin iadesine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10253, K. 2025/13656, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10253-e-2025-13656-k-701f7079cf25