Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10245 E. 2023/9088 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10245
Karar No
2023/9088
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1263 E., 2023/1163 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/270 E., 2022/684 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... Büyükelçiliğinde 18.01.1986 - 15.12.2005 tarihleri arasında yakın koruma ve güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, ancak bu çalışmalarının Kuruma bildirmediğini ileri sürerek, davacının 18.01.1986 - 15.12.2005 tarihleri arasında davalı nezdinde aralıksız geçen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunarak, davacının Büyükelçiliğe verdiği ibranamede, 15.02.1991 - 15.11.2001 tarihleri arası çalıştığını ikrar ettiğini, Büyükelçilik aleyhine açılan davalarda dokunulmazlık nedeni ile davaların reddinin gerektiğini, ayrıca bu işyerinde sigorta mevzuatının uygulanamayacağını, yetkili ülkenin Suudi Arabistan Mahkemeleri olduğunu, davacının işyerinde 15.02.1991 - 15.11.2001 tarihleri arası güvenlik elemanı olarak çalıştığını, sözleşme imzalayarak işe girdiğini, 15.11.2001’de istifa ettiğini, 05.03.2002 tarihinde sözleşmeden kaynaklanan haklarını teslim aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dosya kapsamına göre, davalı işveren tarafından sunulan 05.03.2002 tarihli ibraname başlıklı belgede davacının 15.02.1991 - 15.11.2001 tarihleri arası çalıştığının belirtildiği, ... 2. İş Mahkemesinin 2014/698 E. sayılı dava dosyası içinde, 01.10.1997 tarihli davacının Büyükelçi yakın koruması olduğuna dair kimlik kartı fotokopisi, 28.07.2005 tarihli Büyükelçi tarafından davacıya yazılan 1998-2005 arasında davacının çalışmalarından bahsedilen teşekkür mektubu fotokopisi, 26.07.1991 tarihli davacının Büyükelçilikte görevli olduğu, maaşı dışında çocuk yardımı almadığı gibi ne kendisi ne de çocuklarının sağlık yardımından faydalanmadığına dair Elçilik yazısı fotokopisi, tanık ...'in; kendisinin komşu Suriye Büyükelçiliğinde 1986-2010 arası çalıştığı, davacının 1987-2005 arasında davalı yanında çalıştığına dair beyanı, adı geçen tanığın hizmet döküm cetvelinde 01.01.1987 - 30.12.2003 tarihleri arasında 38604.06 sicil sayılı ... Çankaya-... adresinde bulunan Suriye Arap Cumhuriyeti Büyükelçiliği işyerinden çalışmalarının bildirildiği, davalının o tarihteki adresinin de ...Çankaya-... adresi olduğu, tanığın komşu işyeri tanığı vasfını haiz olduğu, tanık Halim Demiralay'ın; 1987 yılında davacının çalışmaya başladığını, kendisinin dükkanına gelip gittiğine yönelik beyanı, adı geçen tanık adına 1998 yılında verilen işyeri açma ruhsatında adresin ...olduğu, bu adresin bulunduğu sokak ile Elçiliğin önceki adresinin bulunduğu sokak (şu anki ismi.... Caddesi, önceki ismi......Sokak) ile kesiştiği, tanık ...'ın; 2001-2006 arasında Elçilikte çalıştığını ve davacının bu sürede elçiliğe ait araçla girip çıktığını beyan ettiği, adı geçen tanığın 01.09.2000 - 20.04.2002, 31.07.2002-30.06.2006 arasında Büyükelçilik koruma noktasında görevli olduğunun 28.07.2020 günlü ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü yazısından anlaşıldığı, davacının ... 2. İş Mahkemesinin 2014/698 E. sayılı dosyasında 15.02.1991 - 30.06.2005 tarihleri arasında çalıştığına dair kabulüne rağmen hükmü temyiz etmemesi karşısında, Mahkemece alınan 06.01.2021 ve 04.08.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan tespitler nazara alınarak, davanın kabulü ile davacının davalı Büyükelçilik işyerinde 15/02/1991- 30.06.2005 tarihleri arasında 5174 gün çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; 6552 sayılı Kanun uyarınca davada feri müdahil sıfatını haiz olmaları nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri yüklenemeyeceğini, hizmet tespiti davasında yöntemince fiili çalışma olgusunun araştırılması gerektiğini, bordro tanıklarının ya da komşu işveren/çalışanlarının tanık olarak dinlenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davalının çalışmalarına ilişkin olarak davalı tarafından işe giriş bildirgesi verilmediği, sigorta hizmet cetvelinde bildirim olmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde kapsamda olan 65065.006 sicil numaralı işyeri dosyası bulunmakla birlikte dönem bordrosu verilmediği, taraflar arasındaki ... 2.İş Mahkemesine ait 2014/698 E. sayılı işçilik alacakları dava dosyasındaki davacının 15.02.1991 ile 15.11.2001 tarihleri arası çalışmalarına ilişkin olarak düzenlenen ibraname, 28.07.2005 tarihli işveren tarafından düzenlenen davacının 1998-2005 arası çalışmalarına ilişkin teşekkür belgesi, kesinleşen mahkeme kararı ile 1994-2005 arası çalışmaları tespit edilen tanıklar ... ve ...'ın beyanı, kayıtlı komşu işyeri çalışanı Hüsnü Nüzhet'in beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 15.02.1991 ile 30.06.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarının kanıtlandığı, davacının 01.06.1999 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı alması nedeniyle, hükmün infazı sırasında 01.06.1999 tarihinden sonraki çalışmalarının, Kurum tarafından SGDP'e tabi olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmasına göre, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; mahkemece yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, öncelikle hak düşürücü süreden davanın reddinin gerektiğini, işbu davada Kurum fer'i müdahil olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, davalı Büyükelçilik nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 18.01.1986 – 15.12.2005 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Sosyal güvenlik destek primi ise yaşlılık aylığı kesilmeksizin yeniden çalışmaya başlayabilmek için ödenmesi gereken primdir. 5510 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi 3 üncü fıkrası (a) bendinde; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlayanların aylıkları kesilecektir. Ancak, 5510 sayılı Kanun'un "Sosyal Güvenlik Destek Primine İlişkin Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 14 üncü maddesi ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edileceğine dair, amir hüküm getirilmiştir. 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunda ise "Yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaları" başlıklı 63 üncü maddesinin; (A) bendinde yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerektiği, (B) bendinde; tekrar sigortalı bir işte çalışma halinde, sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenmesi suretiyle, yaşlılık aylığının ödenmesine devam olunacağı hükümlerinin düzenlendiği, söz konusu maddenin son fıkrasında ise, yaşlılık aylığı almakta iken tekrar çalışmaya başlayan sigortalıya, 506 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin (A) ya da (B) bendinden yararlanmak için bir tercih hakkı tanındığı anlaşılmaktadır. 3.Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, davacının, 01.06.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı, yaşlılık aylığı almaya başladıktan sonrasında da davalı yanında çalıştığının tespitini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama ile, davacının 15.02.1991 - 30.06.2005 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve açıklamalar ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; dava ile tespit talep edilen dönem içerisinde, davacının Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışma hakkı bulunduğu sabittir. Ancak davacının talebinin açık ve belirgin olmadığı anlaşılmakla; öncelikle, davacıya talebi açıklattırılmalı, isteminin 01.06.1999 tarihinden sonraki dönem yönünden, 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa, 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılmalıdır. Mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10245, K. 2023/9088, T. 03.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10245-e-2023-9088-k-ac4ebfa5f8f5