Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9408 E. 2024/5975 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9408
- Karar No
- 2024/5975
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2743 Esas, 2020/3144 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan Red, Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray İş Mahkemesi SAYISI : 2020/134 Esas, 2020/318 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmek ve de temyiz eden taraf vekilleri tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 05.04.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacılar adına Av. ... Baysal ve duruşmalı temyiz eden davalı ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti. adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin murisinin iş kazasında vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalı işveren ... Petrol şirketinin kusurlu olduğunu ileri sürerek işveren ve sigorta şirketine karşı açtığı asıl dava dosyasında eş Makbule için 35.000,00 TL maddi, çocuk ... için 8.000,00 TL maddi, çocuk ... için 12.000,00 TL maddi, çocuk Busenur için 25.000,00 TL maddi tazminat, sadece davalı işveren ... Petrol şirketine karşı açtığı birleşen dava dosyasında eş için 15.000,00 TL manevi, çocuk ... için 10.000,00 TL manevi, çocuk ... için 10.000,00 TL manevi, çocuk Busenur için 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 10.12.2013 tarihli ıslah dilekçesinde eşin maddi tazminat istemini davalı ... şirketi yönünden 88.619.28 TL’ye, davalı işveren şirket yönünden 66.464,46 TL’ye, çocuk Busenur’un maddi tazminat istemini davalı ... şirketi yönünden 29.541,62 TL’ye arttırdığı, davalı işveren şirket yönünden 22.156,22 TL’ye daralttığı, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra mahkemece yeni bir hesap raporu alınmasından sonra davacılar vekili 23.08.2020 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile davacı eşin maddi tazminat istemini her iki davalı yönünden 125.413,92 TL’ye, çocuk Busenur’un maddi tazminat istemini 37.143,72 TL’ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2018 tarih, 2010/286 Esas, 2018/136 karar sayılı kararıyla asıl dava dosyasında çocuk ...'in maddi tazminat isteminin reddine, eş lehine 35.591,96 TL maddi, çocuk Busenur lehine 11.831,26 TL maddi, çocuk ... lehine 1.247,80 TL maddi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyasında eş ve çocuk Busenur lehine 10.000,00'er TL manevi, çocuklar ... ve ... lehine 6.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 03.05.2018 tarihli bu ilk kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2020 tarih, 2018/3405 Esas, 2020/109 Karar sayılı kararı ile 01.02.2018 tarihli adli tıp genişletilmiş uzmanlar komisyonu tarafından düzenlenen raporda davacıların murisi ... sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, aracın lastiğinin patlamış olmasının sürücü ve davalı işveren tarafından önceden öngörüsü olmayan teknik arıza mahiyetinde bir husus olup olayın oluşu üzerinde %75 oranında etken olduğu, davalı firmanın kusursuz olduğunun belirtildiği, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen bu raporun dosya içeriğine uygun bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından dosyada alınan 05.10.2013 tarihli hesap raporuna göre davacılar lehine maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu, dosyanın iş kazalarında uzman aktüerya hesap bilirkişisine tevdii edilerek maddi tazminat konusunda güncel hesap raporu alınması gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarih, 2020/134 Esas, 2020/318 Karar sayılı kararı ile asıl dava dosyasında eş lehine 125.413,92 TL maddi, çocuk ... lehine 5.619,90 TL maddi, çocuk Busenur lehine 37.143,72 TL maddi, çocuk ... lehine 1.878,41 TL maddi tazminat ile birleşen dava dosyasında eş ve çocuk Busenur lehine 10.000,00'er TL manevi, çocuklar ... ve ... lehine 6.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı tarafça 10.12.2013 tarihli dilekçe ile ıslah hakkını kullandığını, ikinci ıslah dilekçesinin yasal olarak kabulünün mümkün olmadığını, maddi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, mahkemenin kaçınılmazlık ve kusura yönelik tespitlerinin hatalı olduğunu, davacılar murisinin ağır ve bağışlanamaz kusuru sonucu kazanın meydana geldiğini, mahkeme tespitinin aksine kazanın meydana gelmesine araç lastiğinin patlamasının sebebiyet vermediğini, aksine aracın lastiğinin kaza sonucunda ve kaza nedeniyle patladığını, kazanın asıl ve tek nedeninin davacılar murisinin yasal düzenlemelere aykırı olarak, dikkatsiz, özensiz ve talimatlara aykırı araç kullanması ve hız limitlerini ihlali neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi olduğunu, mahkeme tespitlerinin dosya kapsamına uygun olmadığını ve maddi gerçekliğe uygun olarak İstanbul Teknik Üniversitesinden yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davacı eş ...’in evlenme ihtimaline dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, tazminat hesabı yapılırken anne ve baba payının da hesaba dahil edilmesi ve payların dolayısıyla tazminat miktarlarının buna göre belirlenmesinin zaruri olduğunu, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hüküm altına alınan tutarın fahiş olup faiz yürütülmesinin de mümkün olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 28.12.2020 tarih, 2020/2743 Esas, 2020/3144 Karar sayılı kararı ile davacıların istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ... Petrol şirketinin istinaf başvurusunun aynı davada ancak bir kez ıslah işlemi yapılabileceği, davacılar vekilinin verdiği ikinci ıslah dilekçesinin sonuç doğurmayacağından bahisle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasında davacı eşin maddi zararının 125.413,92 TL olduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak eş lehine 88.619.28 TL maddi, çocuk Busenur’un maddi zararının 37.143,72 TL olduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak adı geçen davacı çocuk lehine 29.541,62 TL maddi, çocuk ... lehine 5.619,90 TL maddi, çocuk ... lehine 1.878,41 TL maddi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyasında eş ve çocuk Busenur lehine 10.000,00'er TL manevi, çocuklar ... ve ... lehine 6.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesinin ikinci ıslah yapılamayacağından bahisle İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmasının hatalı olduğunu, davalı ... şirketinin İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararını istinaf etmediğinden adı geçen davalının da BAM kaldırmasından yararlandırılmasının hatalı olduğunu, karar verilen tazminatlar yönünden her bir müvekkili için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek vekalet ücreti takdir edilmesi yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, yerel mahkemenin ve istinaf mahkemesinin kaçınılmazlık ve kusura yönelik tespitlerinin hatalı olduğunu, bir olayın kaçınılmazlık olarak değerlendirilebilmesi için bilimsel ve teknik anlamda gerekli tüm önlemler alınmış olmasına rağmen olayın önlenmesinin mümkün olmaması gerektiğini, oysa davaya konu kazanın davacılar murisinin ağır ve bağışlanamaz kusuru sonucu meydana geldiğini, bu durumun müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi anlamında illiyet bağını kestiğini, dosyada mevcut 01.02.2018 tarihli ATK raporunda açıkça meydana gelen kazada müvekkili işverene atfedilebilecek bir kusurun mevcut olmadığının ifade edildiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğinin dosya kapsamı ile de sabit olduğunu, davacılar murisinin trafik kurallarını ihlal ederek aracın hızını mevzuatta belirtilen hız limitlerinin üzerinde seyrettirmiş ve hakimiyetini kaybederek söz konusu kazanın meydana gelmesine neden olduğunu, bu anlamda kazanın işverenin herhangi bir şekilde sorumluluğuna delalet edecek bir illiyet olmaksızın gerçekleştiğinin sabit olduğunu, Yerel Mahkemenin ve bölge adliye mahkemesinin tespitlerinin aksine kazanın meydana gelmesine kesinlikle araç lastiğinin patlamasının sebebiyet vermediğini, aksine aracın lastiğinin kaza sonucunda ve kaza nedeniyle patladığını, davacılar murisinin kullanmakta olduğu aracın müvekkili şirket tarafından uydu cihazları ile takip edildiğini, dosyaya müvekkili tarafından da ibraz edilen bu kayıtlardan, davacılar murisinin kaza anında 112 km. hızla seyrettiğinin tespit edildiğini, bu hıza da birden bire çıktığını, ölen sürücünün vitesi boşa alarak seyretmek istediğini, vites boşta olduğu için aracın ani hızlandığını ve sürücünün kontrolü kaybettiğinin bu kayıtlardan da anlaşıldığını, araç sürücüsünün yüklü olarak bu hızla seyredebilmesi için araç vitesini boşa almış olmasının gerektiğini, aksi halde aracın bu hıza ulaşamayacağını, aracın vitesinin boşa alınması ve birden hızlanması neticesi direksiyon hakimiyetinin zorlaşacağını, sürücünün yapmaması gerektiği halde vitesi boşa alarak aracın birden hızlanmasına, araç hakimiyetinin zorlaşmasına neden olarak kazaya sebebiyet verdiğini, dosyaya ibraz edilen bakım belgelerinden, davacılar murisinin kullandığı aracın seferi öncesinde tüm bakımlarının yapılıp şoföre teslim edildiğinin, lastiğin yeni bir lastik olup, evsafının uygun olduğunun da belirgin olduğunu, bu hususun bilirkişi kurulu ve istinaf mahkemesi tarafından da kabul edilmediğini, müvekkili şirkete ait 06 GRN 52 plakalı çekici aracındaki patlayan sağ ön lastiğin Hankook marka olup Nisan 2008 de değiştirilen lastiklerin 2 yıl garanti süresi bulunduğunu, garanti belgesinde lastiğin diş kalınlığının 1.6 mm düşünceye kadar ömrü olduğunun belirtildiğini, olay sonrasında yapılan ölçümlerde diş kalınlığın 12 mm olduğu, kaza tarihinin 10.10.2008 olduğu ve 5-6 aylık zaman diliminde lastik ömrünün menfi, olumsuz yönde etkisinin olamayacağını, araçtaki sağ ön teker patlamasının olay öncesi kendiliğinden patlamadığı aksine sürücü ...'in dalgın, hatalı araç kullanımı ile sağ ön tekeri ile yol korkuluklarına çarpması ve aldığı darbe sonucu sağ ön lastikte enine doğru yarılmış olması, lastik ve zemindeki S şekilindeki fren izleri, korkuluklarda oluşan hasarın lastiğin önceden değil korkuluklara çarpma sonucu patladığının raporda açıkça tespit edildiğini, kazaya ilişkin olarak araç bakımından sorumlu usta ... Söğütözünün ceza dava dosyasında kusursuz bulunarak beraat ettiğini, müvekkili şirketin kusursuz olduğunu ve bakım yükümlülüğünü ihlal etmediğini, buna karşılık davacılar murisinin hız limitleri üzerinde seyrettiğinin Yargıtay 12. Ceza Dairesi Bozma ilamı ve Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile de sabit olduğunu, Yargıtay 12. Ceza Dairesi bozma ilamında kaza anında davacılar murisinin hız limitlerinin üzerinde seyrettiği ve kazanın meydana gelmesinin asli unsurunun hız limitlerinin aşılması olduğunun kesin olarak tespit edildiğini, buna rağmen bilirkişi kurulu tarafından sadece trafik kazası tespit tutanağı ve tanık beyanları esas alınarak kazanın asli nedeninin aracın lastiğinin patlaması olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, mübrez kazaya konu araca ait "Hız-Zaman Grafiği" incelendiğinde davacılar murisinin kısa zamanda defalarca Rölanti süresini (vitesi boşa alması) ve hız sınırını ihlal ettiği ve sistem tarafından bu nedenle uyarı verildiğinin görüleceğini, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacı eş Makbule’nin evlenme ihtimaline dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, davacıların pay oranı belirlenirken müteveffanın anne ve babasının payının hesaplanmadığını, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu, manevi tazminatlara faiz işletilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından, davacılar murisinin davalı ... Petrol şirketine ait iş yerinde şöför olarak çalışmakta iken olay günü saat 10:24 sıralarında kendi sevk ve idaresindeki adı geçen davalı işverene ait çekici ve buna takılı yüklü römorkla Gaziantep istikametinden Şanlıurfa ili yönüne doğru seyrederken çekicinin sağ ön lastiğinin patlamasıyla direksiyon hakimiyetini kaybettiği, aracın yolun sağından çıkarak devrildiği, kaza mahallinin 11 m genişliğinde, tek yönlü, orta refüjle iki platforma ayrılmış asfalt kaplama otoyol olduğu, havanın açık, zeminin kuru, vaktin gündüz ve mahallin yerleşim yeri dışı olduğu, olay mahallinde kazaya karışan araca ait olduğu anlaşılan sağ şeritten başlayıp orta şeride doğru yönelen takibinde tekrara sağa doğru yay çizerek vasıtanın yoldan çıktığı noktaya kadar devam eden 70 metre uzunluğunda fren izi mevcut olduğu, kaza yapan aracın bakımından sorumlu ustabaşı olarak davalı ... Petrol şirketinin işçisi ... Söğütözü’nün sanık olarak yargılandığı ceza dava dosyasının yargılamasını yapan Asliye Ceza Mahkemesince ilk olarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12 Ceza Dairesinin 2013/14201 Esas sayılı kararı ile ceza mahkemesi kararının “…Olay günü gündüz saat 10:24 sularında açık havada, meskun mahal dışında, bölünmüş, tek yönlü, 11 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, hafif eğimli düz yolda idaresindeki çekici ve buna takılı yüklü römorkla otoyolda seyir halinde bulunan ölenin, aracının sağ ön lastiğinin patlaması üzerine direksiyon hakimiyetini kaybedip yol üzerinde fren izleri de bırakarak seyir yönüne göre yolun sağındaki su kanalını aşarak devrilmesi şeklinde gelişen ve sürücünün olay mahallinde yaşamını kaybetmesiyle sonuçlanan olayda; Şirket adına kayıtlı aracın bakımından sorumlu ustabaşı olarak çalışan sanığın, suça konu aracın lastiklerini 2008 yılı Nisan ayı içerisinde değiştirdiklerini ve aracın bakımını da 04.09.2008 tarihinde yaptıklarını ifade ederek buna ilişkin faturaları ibraz etmesi, ölenin kaza anında hız limitleri üzerinde seyrettiğinin dosyadaki bilgi ve belgelerle sabit olması karşısında meydana gelen kazada sanığa atfı kabil kusur bulunmadığı gözetilmeden beraat yerine, yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi…” nin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, ceza mahkemesince bozmaya uyularak sanığın CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2015/15786 Esas sayılı kararı ile ceza mahkemesi kararını onadığı, temyiz incelemesine konu dava dosyası arasında mevcut olan davalı işveren tarafından ibraz edilmiş araç takip cihazı kayıtlarına göre davacılar murisinin kaza anındaki sürati 112 km olduğu, 2008 yılı Nisan ayında diğer bir deyişle kazadan yaklaşık 6 ay önce değiştirilen lastiklerin Hankook marka olup 2 yıllık garanti süresi bulunduğu, eldeki temyiz incelemesine konu dosyada hükme dayanak kılınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 01.02.2018 tarihli raporunda davacıların murisi ... sürücü ... yönetimindeki yüklü yarı römork takılı çekici ile seyrini sürdürürken aracının teknik yapısı, yük durumunu ve yolun geometrik özelliklerini dikkate alarak uygun hızla gitmesi gerekirken belirtilen bu kurallara riayet etmediği, olay yerindeki iz ve emareler ile dosyadaki verilerden anlaşıldığı üzere hızını yük durumu, aracın teknik özelliklerine göre ayarlamadığı, bu haliyle hızına bağlı olarak olarak lastiği patlayan aracın kontrolünü kaybettiği, mevcut şartlarda meydana gelen olayda tali kusurlu (%25) olduğu, vasıtanın kazadan önce lastiğinin patladığı, bu patlamadan mütevellit aracın sürücü kontrolünden çıktığı, lastik patlamasının sürücü tarafından önceden öngörüsü olmayan teknik arıza mahiyetinde bir husus olduğu, bunun olayın oluşu üzerinde asli derecede /%75) etken olduğu, patlayan araç lastiğinin bakımsız ve eski olmadığı, kazadan bir süre önce değiştirildiği, lastiğin patlamış olmasının sürücü ve davalı şirket tarafından ön görülemeyeceği, davalı firmaya kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, Kurum tarafından yapılan iş kazası tahkikatı sonrasında düzenlenen inceleme raporunda kazanın tamamen ... sigortalının kusurundan kaynaklandığı, işverenin veya üçüncü kişinin bir kusuru olmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının veya hak sahiplerinin kazanç kaybının hesaplanmasında kazalı sigortalının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Olay günü gündüz saat 10:24 sularında açık havada, meskun mahal dışında, bölünmüş, tek yönlü, 11 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, hafif eğimli düz yolda idaresindeki çekici ve buna takılı yüklü römorkla otoyolda dosya kapsamına göre 112 km/s hızla seyir halinde bulunan davacılar murisinin kullandığı araçta takılı standartlara uygun, yeterli diş derinliğine sahip sağ ön lastiğinin bilinmeyen bir nedenle patlaması üzerine direksiyon hakimiyetini kaybedip yol üzerinde yaklaşık 70m fren izleri de bırakarak seyir yönüne göre yolun sağındaki su kanalını aşarak devrilmesi şeklinde gelişen ve sigortalının olay mahallinde yaşamını kaybetmesiyle sonuçlanan tek taraflı trafik iş kazası niteliğindeki olay nedeniyle alınan ve hükme dayanak kılınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda kazanın oluşumunda lastik patlaması teknik arıza ve kazanın asıl sebebi olarak değerlendirilmiş ise de raporun hatalı değerlendirmeler içerdiği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Kabul ve uygulamaya göre de davacılar vekilinin 10.12.2013 tarihli ıslah dilekçesinde davacı eşin maddi tazminat istemini davalı ... şirketi yönünden 88.619.28 TL’ye, davalı işveren şirket yönünden 66.464,46 TL’ye arttırdığı, davacı çocuk Busenur’un maddi tazminat istemini davalı ... şirketi yönünden 29.541,62 TL’ye arttırdığı, davalı işveren şirket yönünden 22.156,22 TL’ye daralttığı gözden kaçırılarak davalı işveren şirket yönünden talep aşımı sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Yine davacıların destekten yoksun kalma zararları belirlenirken müteveffanın anne ve babasının davacı konumda olup olmadıklarına bakılmaksızın destek süresi içerisinde sağ oldukları dönemlerin tespit edilerek ilgili dönemlerde onlara da pay ayrılması gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olduğu gibi İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli kararına karşı davalı ... şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı dikkate alınmadan adı geçen davalı yönünden de hüküm altına alınan maddi tazminatların azaltılması davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş trafik iş güvenliği uzmanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden daha önce aynı olay nedeniyle alınan tüm raporları irdeleyen, özellikle davacılar murisinin kullandığı araçla kazanın meydana geldiği mahaldeki bölünmüş yolda kaç km hızla seyretmesi gerektiğini tespit eden, ... sigortalı lastik patladığı anda seyretmesi gereken yasal hız sınırları içerisinde seyretmiş olsaydı bu durumda dahi kazanın meydana gelip gelmeyeceğini teknik olarak belirleyen, kusur oranlarını bu belirlemeler kapsamında taksim eden yeni bir kusur raporu almak, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacıların hesap raporuna yönelik bir itirazları olmadığını dikkate alarak hükme dayanak kılınan 20.03.2020 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi ve ... sigortalının anne ve babasının destek süresi içerisinde sağ olduklarının anlaşılması halinde onlara da müteveffanın gelirinden pay verilmesi gerektiğini göz önünde bulundurmak, davacıların davalı işveren şirkete yönelik ıslahı ile davalı ... şirketine yönelik ıslahının farklı maddi tazminat tutarlarını içerdiğini, yine davalı ... şirketi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmadığını gözetmek, usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.Temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 4. Davacılar avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılardan ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine, davalılardan ... Petrol ve Tic. Ltd. Şti. avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.