Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/5046 E. 2023/774 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5046
Karar No
2023/774
Karar Tarihi
Konu
Tespit

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1265 E., 2022/227 K. DAVA TARİHİ : 12.11.2019 KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/544 E., 2021/210 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2009 yılından bu yana Almanya'da bulunan müvekkilinin davalı SGK ya başvurarak yurtdışında geçen hizmet sürelerini borçlanarak emeklilik talebinde bulunduğunu, müvekkilinin yurtdışında geçen ev kadınlığı sürelerini borçlanmak için kanunen gerekli bütün evrakları davalı kuruma ibraz ettiğini, ancak davalı Kurum tarafından bir işlem yapılmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerinin 3201 sayılı Kanun'a göre SGK nezdinde borçlanma hakkının mevcut olduğunun tespiti ile borçlanma talebinin karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64 üncu maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine 3 üncü fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlendiğini, davacının dava şartı olan bu eksikliği tamamlaması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; sigortalının yurt dışındaki ikametinin devam etmesi koşuluyla kısa süreli olarak ülkemize giriş-çıkış yapması bu sürelerin ev kadınlığı kapsamında borçlanılmasına engel olmadığı, davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde yeminli tercüman tarafından yapılmış ve noter onaylı tercüme evrakları ile birlikte sunulan belgelerden; davacının Almanya ilgili kurumlarında ikamete bağlı herhangi bir sosyal yardım hizmeti ya da maaş almadığı, Almanya'da ikamet ettiği dönemde yalnızca az kazanç getiren sigortadan muaf çalışmasının bulunduğunun anlaşıldığı, 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddenin 2 inci bendine göre tahsis talep tarihinde her üç koşulun yerine geldiği ve ayrıca tüm dosya kapsamına sunulu belgeler ve davacının yurtdışında ikamete bağlı herhangi bir hizmet ya da yardım almıyor oluşu da göz önünde bulundurulduğunda kesin dönüş koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile davacının Almanya'da ikamet etmeye başladığı 04.03.2009 tarihinden sonra yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri 3201 sayılı Kanun gereğince borçlanabileceğinin tespitine karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kabulüne, davacı ... TC Kimlik Numaralı ...’ın 04.03.2009 tarihinden sonra yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri 3201 sayılı Kanun gereğince borçlanabileceğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, 3201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca yurda kesin dönülme şartının ve yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının araştırılması gerektiğini, kararın bu nedenle hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, "davacının 26.08.2019 varide tarihli dilekçesinde ev kadınlığı sürelerinin 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandırılmasına ilişkin istemine yönelik Kurum tarafından işlem yapılmadığı, davacının doğum borçlanması ile çakışan mükerrer borçlanma yapılamayacağının ve 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ve 06.10.2008 tarih ve 27046 sayılı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 12 inci maddesi hükümleri kapsamında yerine getirilmesinin hükmün infazı aşamasında davalı Kurum tarafından gözetilebileceği" dikkate alındığında, mahkeme kararının yerinde olduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yurt dışında ev kadını olarak geçen süreyi borçlanıp borçlanamayacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 1,5 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/5046, K. 2023/774, T. 06.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-5046-e-2023-774-k-2092cec9b013