Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/4584 E. 2023/4393 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4584
Karar No
2023/4393
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2021/449 K. KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen direnme kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl dava ve birleşen dava dilekçesinde; davacılar murisinin 16.12.2006 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi, çocuğu, annesi ve kardeşleri için maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuşlardır. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.12.2011 tarihli ve 2007/1085 Esas, 2011/1824 Karar sayılı kararı ile; 1- Davacıların Maddi Tazminat taleplerinin zararı Kurumca karşılanmış olduğunden reddine, 2- Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile müteveffanın eşi ... için 15.000,00 TL, kızı ...... için 10.000,00 TL, anne Ümmiye Kör için 3.000,00 TL, kardeşler .....l için 1.500,00 er TL Manevi Tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalılardan Türkiye Ticaret Sanayi Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 30.09.2013 tarih ve 2013/13515 esas ve 2013/17311 karar sayılı ilamında özetle; hükme esas alınan hesap raporunda hatalı değerlendirme ile davacı eş...’nın kaza tarihindeki yaşı gözetilerek evlenme ihtimalinin değerlendirilmesinin ve buna göre de hesaplanan tazminattan davacı zararına %44 oranında indirim yapılmasının hatalı olduğu, davacı eş...'nın hesap raporunun düzenlendiği 28.11.2011 tarihi itibariyle yeniden evlenmediği ortada olduğuna göre artık kaza tarihinin değil hesap rapor tarihindeki yaşına göre davacı eşin evlenme ihtimalinin belirlenmemesinin doğru olmadığı, diğer yandan davacılar vekilinin hüküm altına alman tazminatlar için faiz talebinin bulunmasına göre Mahkeme'nin geçerli bir gerekçe belirtmeden kararlaştırılan tazminatlar için talep olunan faize karar vermemesinin de yanlış olduğu, zira haksız fiilden kaynaklanan zararlandırıcı olaylarda talep halinde olay tarihinden yasal faize karar verilmesi gerektiği, yine tarafların kusur durumu, sosyal ekonomik halleri ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde tüm davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların ayrı ayrı az olduğu, ayrıca Mahkemenin kabul şekli bakımından davacı eş ve çocuğun maddi tazminat talebinin zararlarının Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsislerle karşılanması nedeni ile reddedildiğinin anlaşılıp, bu red kararının katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve dava açılırken davacının bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre davacıların maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerekirken 120,00TL avukatlık ücretine karar verilmesinin de ayrıca hatalı olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.12.2018 tarihli ve 2013/1352 Esas, 2018/579 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak hesap raporu alınmış ve bilirkişice belirlenen maddi tazminat taleplerinin kısmen kabul edilmiş, manevi tazminat talepleri karşılandığından bu yöndeki talepler konusuz kalmakla hüküm kurulduğu gerekçesiyle; Davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile; 1-Asıl Dava Yönünden; Davacı ... yönünden 63.454,27 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı ... yönünden talebin kısmen kabulü ile 13.451,03 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, 2- Birleşen Dava Yönünden; Davacı ... yönünden 40.516.29 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Manevi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. C. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 11.11.2020 tarih ve 2020/6880 esas ve 2020/6425 karar sayılı ilamında özetle; Mahkemece Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uyulduğu ve yargılamaya devam edildiği, önceki ilam için maddi tazminat istemi reddedilen davacı çocuk hakkında açıkça temyiz gerekçesi sunulmadığından iş bu davacı yönünden hükmün kesinleştiği ve fakat akabinde Mahkemece yukarıda ifade edilen usulü müktesep haklara riayet edilmeden karar verildiği, bozma ilamı sonrasında temyiz isteminde bulunulmayan konu yönünden yeniden inceleme yapılamayacağından davacı çocuğun maddi tazminat istemine dair hükmün davalılar lehine usulü müktesep hak oluşturduğu, bu bağlamda, davacı çocuğun maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarih, 2020/6880 esas, 2020/6425 karar sayılı bozma ilamında belirtildiği şekilde müteveffanın çocuğu için 2007/1085 esas sayılı dosyada maddi tazminat talebinin reddedildiği bu yönden temyiz itirazı olmadığı ve bu kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 30.09.2013 tarih, 2013/13515 esas, 2013/17311 karar sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşılarak davacı ... yönünden maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilerek davacı çocuk için yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı anlaşılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle; 1-Mahkememizin asıl dava dosyasında Davanın kabulü ile; A) Davacı ... yönünden 63.954,27 TL maddi tazminatın (taleple bağlı kalınarak) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Birleşen ... 38.İş Mahkemesi'nin 2017/156 esas sayılı dosyasında Davanın Kabulü ile; B) Davacı ... yönünden 40.526.29 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... 11. İş Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli 2013/1352 E. ve 2018/579 K. sayılı hükmüne karşı sadece davalı TOBB'un temyiz yoluna başvurduğunu ve 2020/6880 E. ve 2020/6425 K. numarasıyla Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından 11.11.2020 tarihinde yerel mahkemenin, davacı müvekkil ... için kurulan maddi tazminat hükmünü bozduğunu, bu karara ilk derece mahkemesince uyulduğunu ve geri kalan hükümlerin kesinleştiğini, ancak ilk derece mahkemesinin bu hususu gerekçeli kararda belirtmeyerek hak mahrumiyetine sebep olabilecek şekilde hüküm kurduğunu, Yargıtayın bozma kararı sonrası, ... 11. İş Mahkemesinin 2021/2 E. ve 2021/449 K. sayılı kararında bozmaya uyularak, ... için 2013/1352 E. ve 2018/579 K. sayılı dosyasında hakkaniyete ve hukuka uygun olarak verilmiş olan 13.451,03 TL tutarındaki maddi tazminat hükmünün yer almadığını, 14.05.2012 tarihli temyiz dilekçesini verdiği sırada yürürlükte olmayan ve çok kısa bir süre sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren, ve ilgili kanun maddesinin yürürlüğe girmesiyle geçmişe etkili olarak maddi tazminat haklarını doğuran 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci maddesi ve 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesi dikkate alındığında bu maddelerin kazanılmış usulü hakka ilişkin istisna oluşturduğunu, Yargıtayın vermiş olduğu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ilgili Kanun maddeleri doğrultusunda yapılan hesaplamalar ile geçmişe etkili olarak davacı müvekkil ... için maddi tazminat hakkı doğduğunu ve dava sırasında ıslah hakkı kullanılarak talep edildiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin kuracağı hükmün yalnızca davalı TOBB adına sonuç doğuracağın, diğer davalılar olan ..., ..., İzosan Mühendislik Ltd. Şti. açısından ise sonuç doğurmayacağını, somut olayların temyiz incelemelerinde sadece temyiz eden davalı açısından sonuç doğuracağını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanun'un 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine, 25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/4584, K. 2023/4393, T. 25.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-4584-e-2023-4393-k-fc4e434f6471