Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/2502 E. 2023/1753 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2502
- Karar No
- 2023/1753
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/590 E., 2021/768 K. ... KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/152 E., 2020/311 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 26.10.2007 tarihinde davalı işyerinde greyderin lastiğine hava bastığı sırada lastiğin aniden patlaması ve lastik ile jant arasında bulunan sekman denilen parçanın davacıya çarpması sonucu yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 200,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiş; 26.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 150.200,00 TL olarak attırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayın davacının kendi kusuru sonucu meydana geldiğini, davacının maluliyet oranının kabulünün de mümkün olmadığını, iş kazası sonrası bakım, tedavi ve iyileşme süreçlerinde davacının kendisinden beklenen özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, iş kazası ile 2010 yılında meydana çıkan rahatsızlıklar arasında uygun bir illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 26.10.2008 tarihli iş kazasına bağlı maluliyetin %9 olduğunun kabul edildiği, bilirkişi heyeti tarafından kusur raporunda söz konusu kazada davalı ... Yol Yapı İnş. Taah. Mad. Nak. San. ve Tic. A.Ş'nin %80 kusurlu olduğu ve kazalı işçinin %20 kusurlu olduğunun bildirildiği, kusur raporunda olaya dair maddi ve hukuki olguların tartışılmış olduğu, davacının son ücretinin iddia edildiği üzere asgari ücretin 1.8 katı olduğu, hesap raporu alındığı belirtilerek maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; manevi tazminat talebi yönünden ise, iş kazası tarihi, iş kazasının gerçekleşme biçimi, iş kazasının meydana gelmesinde davacı kazalının müterafik kusuru, davacının sosyal ve ekonomik durumu, iş kazası nedeni ile husule gelen maluliyetin derecesi, davacının işbu maluliyeti nedeni ile çektiği ve çekeceği üzüntü, ülkenin ekonomik koşulları, davalı işverenin mali durumu, paranın satın alma gücü, 26.06.1966 gün 7/7 sayılı YİBK'da belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları gözönünde tutularak manevi tazminatın takdir edildiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 113,267,84 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,18.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, kazanın davacının greyder lastiğine fazladan hava vermesi sonucu meydana geldiğini, kusur oranına yapılan itirazın dikkate alınmadığını, diğer işçi ... 'ın kazadaki kusur oranı dikkate alınmadığını, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerel mahkemece yapılan yargılamada davacının maluliyeti ile ilgili olarak SGK ... Sağlık Kurulunca düzenlenen 05.02.2015 tarihli ve SGK Yüksek Sağlık Kurulu 04.04.2016 tarihli raporlarına göre meslekte kazanma gücü kaybının % 9 olarak belirlendiği, tarafların 13.celsede söz konusu orana itiraz etmeyerek kabul ettikleri, davacının son ücretinin iddia edildiği üzere asgari ücretin 1.8 katı olduğunun kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, kusurun tespiti yönünde yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda işyerinde yapılan çalışmaları iş güvenliği yönünden izlemeyen ve denetlemeyen davalı işverenin %80, davacı işçinin ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun olayın meydana geliş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalının bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerektiği, davacının geçirdiği kazanın 26.10.2007 tarihli olduğu, davacının olayda %9 oranında meslekte kazanma gücü kaybı yaşadığı ve meydana gelen kazada % 20 oranında kusurlu olduğu, olayın meydana geliş şekli, davacının yaşı, davacıda yarattığı üzüntü, işverenin kusur durumu, maluliyet oranı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları manevi tazminatın caydırıcılık unsuru olması gözetildiğinde, davacı için mahkemece hükmedilen manevi tazminatın miktarının fazla olup; bu miktarın 10.000 TL olmasının somut olaya ve manevi tazminatın kapsam ve amacına uygun olacağı sonucuna varıldığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile,113,267,84-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı vekili, kaza tarihi ile mevcut günümüz koşulları, aradan geçen zaman, işleyen faiz tutarı, davacının maluliyet oranı, kusur oranı dikkate alındığında istinaf mahkemesi tarafından 10.000 TL 'ye manevi tazminatın düşürülmesinde aykırılık bulunmadığı, dosyanın bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde maddi tazminat, maddi tazminata işleyen faiz, manevi tazminat ve manevi tazminata işleyen faiz oranlarının oldukça yüksek olduğu, davacının kaza tarihinden yaklaşık 9 yıl sonra işbu davayı açmış olup maddi kazanç elde etmeyi amaçladığını belirterek davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile davalı şirket lehine hüküm kurulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 26.10.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı temyizine gelince ; Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Somut olayda, yukarıda belirtilen ilkeler gözetilerek bir miktar daha fazla manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi'nce hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat az olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...