Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/2132 E. 2023/2415 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2132
Karar No
2023/2415
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/263 E., 2021/39 K. ... ... KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşıldıktan; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazalı sigortalının 29.04.2006 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 09.05.2002-28.02.2005 tarihleri arasında müvekkili firmada çalıştığını, kaza tarihi itibari ile müvekkili şirkette çalışmadığını, iddia edilen tarihte ... İthalat İhracat İnşaat Gıda Sanayi Ticaret A.Ş'de çalıştığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle; hastanenin temizlik işlerinin ... isimli temizlik firması tarafından yapıldığını, davacının temizlik firmasının sigortalısı olduğunu, müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini, müvekkilinin asıl işveren olmayıp ihale makamı konumunda olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ilk kararında; 29.04.2006 tarihinde meydana gelen iş kazasında davalı ...'nın kusursuz olduğunun tespit edilmesi nedeni ile ... aleyhine açılan davanın reddine, iş kazası tahkikat raporu ile kazanın meydana geldiği tarihte işverenin ... Sağlık A.Ş olduğunun belirlendiği ve Mahkemelerinin 2006/188-2009/35 karar sayılı dosyası ile de davalı ...'nin sorumluluk döneminin 09.05.2002-28.02.2005 olarak belirlendiği, iş kazasının olduğu 29.04.2006 tarihi itibari ile işverenin ... Sağlık Yatırım A.Ş olduğunun tespit edilmesi karşısında husumetin davalı ... Hizmetleri A.Ş'ye yönetilemeyeceği gerekçesiyle; 1- Davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, 2- Davalı ... Bakanlığı aleyhine açılan davanın reddine, karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.04.2017 tarih ve 2016/162 E.- 2017/3556 K. sayılı ilamında özetle; dava dışı şirket işçisinin geçirdiği kazada asıl işveren davalı ...'nın müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi, davacının maluliyet durumunun belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; davacı işçinin davalı işyerinde dokuma makinası operatörü olarak çalışmakta iken 29.04.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle yaralandığı ve kurum kayıtlarına göre maluliyete uğramadığının anlaşıldığı, davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı işverenin (... / ...) % 50 oranında kusurlu olduğu, davalı işverenin dava dışı işçisi ...'ın % 25, davacı işçinin ise % 25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, davalı asıl işveren Sağlık Bakanlığının müteselsilen sorumlu olduğunun ve işverenlere ait % 75 oranındaki kusur oranında müteselsil sorumluluğunun bulunduğunun kabul edildiği, tespit edilen kusur oranları doğrultusunda, davacının karşılanmayan zararlarının tespiti ile ilgili olarak hesap bilirkişisinden rapor aldırıldığı, buna göre, davacının davaya konu olay nedeniyle uğramış olduğu geçici işgöremezlik miktarının 570,69 TL olduğu, davalı ... Hizmetleri şirketinin kaza tarihi itibariyle işveren olmadığı anlaşılmakla hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; Davanın kısmen kabulüyle; A-Davalı ... Hiz. Bilgi İşlem Otom. Gıda Tem. Tur. San. ve Dış Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine, B-Davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; gerekçesiyle; 1- 570,69 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, karar verildiği anlaşılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin maluliyetinin olmaması mümkün olmayacağından müvekkilin maluliyet oranın tespiti için müvekkilin dosya ile ile beraber ... Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'ne sevki taleplerinin kabülüne karar verilmesini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi nin 2016/162 E. 2017/3556 K. sayılı ilamının ...'nın müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek hükmü gereği davanın dosyadaki kusur oranına göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu karar verildiğini, dava kısmen kabulde tazminat miktarını geçmeyen vekalet ücretine hükmeden mahkemenin karşı vekalet ücretinde maktu ücreti baz aldığını, husumet incelemesinin hatalı olup alt taşere edilen şirket hakkındaki red kararınin uygun olmadığını, müvekkil hem taşeron şirket hem asıl işveren işçisi olup İş kanunu madde 2/6 gereği asıl işverenin ile alt işverenin maddi alacaklardan birlikte sorumlu olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı temizlik firmasının sigortalı işçisi olduğu için Sağlık Bakanlığına husumet yönetilmesinin hatalı olduğunu, iş kazasında işçi hangi firmanın işçisi ise husumetin o firmaya yönetilmesi gerektiğini, müvekkil idarenin asıl işveren olmayıp ihale makamı konumunda olduğunu, dosya içinde ki tahkikat raporu incelendiğinde 29.04.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sırasında Şişli Etfal Hastanesi'nde, ... Sağlık Yatırımları Anonim Şirketi ünvanını işverenin faaliyet gösterdiğini ve olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece 24.04.2013 tarihli kusuru raporu ile Sağlık Bakanlığının kusursuz olduğunun tespit edildiğini, Mahkemenin 2688 ve 2009/35 sayılı karar dosyası incelendiğinde davacının ... ile ... Sağlık Hizmetleri AŞ’ye karşı alacak davası açtığı yapılan yargılama sonunda davacının iş akdinin dava dışı ... Şirketinde çalıştığı dönemde sona ermesi sebebi ile davalı ... anonim şirketi bakımından sadece kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere kıdem tazminatı alacağından asıl işverenle birlikte sorumlu olduğu yönünde karar verildiği davalı şirketinin sorumluluk döneminin 09.05.2002 ve 28.02.2005 tarihleri ile sınırlı olduğu ve verilen kararın onanarak kesinleştiğinin görüldüğünü, iş bu sebeplerle Sağlık Bakanlığına yöneltilen husumetin reddi gerekirken müvekkil idarenin müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6100 sayılı HMK'nun 303 üncü maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanun'un 332 ve 98 inci maddeleri gereğince uygulanan aynı Kanunun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 53 üncü maddesi, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 inci maddesi, manevi tazminatın belirlenmesi yönünden 22.06.1996 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 18, 19 ve 95 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. 2. 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. 3. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. 4. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. 5.Somut olayda, davaya konu iş kazası nedeniyle SGK Sağlık Kurulunun 29.08.2019 tarihli raporunda maluliyet gerekmediğine karar verildiği, davacının bu karara itirazı üzerine SSK Yüksek Sağlık Kurulu'nun 09.12.2019 tarihli raporunda maluliyet gerekmediğine karar verildiği, davacı tarafça temyiz itirazlarında tekrar edildiği şekilde anılan rapora itiraz edildiği halde, davacı tarafın itirazının karşılanması için yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda rapor alınmadığı anlaşılmaktadır. 6. Bu yöne ilişkin temyiz itirazları yönünden mahkemece yapılacak iş, sürekli iş göremezlik oranın her türlü şüpheden uzak şekilde belirlenmesi açısından; öncelikle Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması, söz konusu raporların birbirini doğrulaması halinde tespit edilen oranın dikkate alınması, çelişkinin bulunması halinde ise giderek Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınması sağlanarak sonucuna göre belirlenecek sürekli iş göremezlik oranının ve bu oranın kurumca tespit edilen oranlardan farklı olması ihtimali halinde ise SGK tarafından bağlanacak gelire etkisi gözetilerek ilgilisine kurum ve işverenleri davalı olarak göstererek tespit davası açmak üzere önel verilmesi önel içerisinde açılacak dava sonucu beklenerek sonucuna göre tespit edilecek sürekli iş göremezlik oranını dikkate alması, kesinleşen bu sürekli iş göremezlik oranından bağlanacak gelirin rucuya kabil kısmını da hesap edilecek tazminattan tenzil etmek suretiyle davalının sorumlu olduğu maddi tazminatı taraflar lehine oluşacak usuli kazanılmış hakları gözeterek belirlemesi ve oluşacak sonuca göre bir karar vermesinden ibarettir. 7. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 8. O halde, temyiz eden davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, bozma sebebine göre bu aşamada davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/2132, K. 2023/2415, T. 14.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-2132-e-2023-2415-k-5c547d2e6833