Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/1739 E. 2023/1480 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1739
Karar No
2023/1480
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/4327 E., 2020/1955 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/197 E., 2018/447 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işyerinde montaj ustası olarak çalışan müvekkilinin 17.05.2014 tarihinde işyerinde çalıştığı sırada 8 metre yükseklikten beton zemine düşerek iş kazası geçirdiğini, kazanın çalışma alanında işverence gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, davalı işverenin tam ve ağır kusurlu olduğunu beyan ederek, 3.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, aşamalarda maddi tazminat miktarını 104.270,48 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelişinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, kazanın davacının kendi dikkatsizliği sonucu vuku bulduğunu, buna rağmen davacının yaşadığı sağlık problemi neticesinde uğradığı zararı davalının tazmin ettiğini ve davacının banka hesabına ödemeler yaptığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkili şirketin kaza nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilse dahi yapılan bu ödemelerin davacının talep ettiği tazminat tutarından mahsubu gerektiğini, davacının kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığı iddiasının somut veriye dayanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş kazası nedeniyle % 12,1 oranında iş gücü kaybına uğradığı, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalı işverenin % 65 davacının ise % 35 kusurlu olduğunun belirtildiği, tarafların kusur durumu, davacının maluliyet durumu, ekonomik sosyal durumlar, somut olayın özellikleri dikkate alınarak davacı lehine 81.967,07 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının maddi-manevi tazminat alacaklarının tümünün zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin Eskişehir İli, Mihalıçık İlçesi, Koyunağılı Köyünde yapılan... 2x145 MW Termik Santrali işinin bir kısmını dava dışı Vitkovicepower Engineering A.Ş.’nin alt işvereni olarak üstlendiğini, kabul etmemekle birlikte şayet meydana gelen olayda müvekkili şirketin kusurundan bahsedilecek ise bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekirken sorumluluk kapsamına dair hiçbir açıklamada bulunulmadığını, iş kazasına davacının bizzat kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin kazada sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, ayrıca davacıya ithaf edilen kusur oranının da gerçekçi olmadığını, iş göremezlik oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği halde alınmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini ve faizin olayın meydana geldiği tarihten itibaren değil dava tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. Feri müdahil şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle, çalışma gücü kaybının Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya üniversite hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri vasıtasıyla tespit edilmesi gerektiğini, kusura ilişkin rapora itirazlar karşılanmadan tazminat hesabına gidilmesinin doğru olmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu ve son olarak olay tarihi değil dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının esas karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımının söz konusu olduğunu, meydana gelen iş kazasına ilişkin kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, somut olayda asıl işveren ve alt işverenin müşterek müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, kusur oranlarının bu kabule göre belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin Eskişehir İli, Mihaliçcık İlçesi, Koyunağılı Köyünde yapılan... 2x145 MW Termik Santrali işinin bir kısmını dava dışı Vitkovicepower Engineering A.Ş.nin alt işvereni olarak üstlendiğini, davacının iş kazasına bizzat kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, illiyet bağı kesilmiş olduğundan davalının sorumluluğundan bahsedilmesi mümkün olmadığını, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, dosya içerisinde Adli Tıp Kurumu'ndan alınan bir rapor bulunmadığını, SGK tarafından düzenlenen rapora itibar etmek yerine öncelikle Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, tespit edilen iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, bilirkişi hesap raporunda bilinmeyen dönem hesabının hatalı yapıldığını, manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4'ncü maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından, Dairemiz'in 12.10.2021 tarihli geri çevirme kararı ile dosyaya celp edilen sözleşmeye göre dava dışı Çek Cumhuriyeti merkezli Vitkovıce Power Engineering A.Ş. şirketinin yüklenici olarak yapmakta olduğu termik santralin mekanik yapı montajı ve çelik yapı montaj işini davalı Efor Grup Mak. İnş.ve Mont. Ltd. Şti.'ne verdiği, davacının davalı Efor şirketinde bu sözleşme kapsamındaki işte montaj ustası olarak çalışmaktayken iskelede bastığı tahtanın kırılması neticesinde 7-8 metre yüksekten düşerek yaralandığı, ilk derece mahkemesince kök kusur raporu ve aynı heyetten ek kusur raporu alınarak aynı yöndeki bu raporların hükme esas alındığı, ek kusur raporunda davalı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin dosyada bulunmadığından bahisle dava dışı şirket yönünden bir değerlendirme yapılamadığının açıklandığı, anılan raporlarda davacının %35, davalının %65 kusurlu olduğu yönünde görüş belirtildiği, yargılamaya konu kaza olayı nedeniyle Kurum tarafından düzenlenen inceleme raporunda sigortalının %20, alt işveren olarak nitelendirilen Efor Grup Mak. İnş.ve Mont. Ltd. Şti.'nin %40, asıl işveren olarak nitelendirilen Vitkovıce Power şirketinin %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının Kurum sağlık kurulu tarafından %12,10 olarak belirlendiği, davalı vekilinin hesap raporunda itiraz ederken tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına da itiraz ettiği anlaşılmaktadır. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında sigortalının kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Öte yandan üzere 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Somut olayda, davalı ile dava dışı Vitkovıce Power Engineering A.Ş. arasındaki hukuki ilişki değerlendirilmeksizin kusur oranlarının tespit edilmesi isabetsiz olduğu gibi davalının aşamalarda Kurum tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiği açık olmasına karşın yukarıda açıklanan prosedür işletilip sürekli iş göremezlik oranı kesinleştirilmeden sonuca gidilmesi de hatalıdır. İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak iş, yukarıda açıklanan sözleşme kapsamında davalı şirket ile dava dışı Vitkovıce Power Engineering A.Ş. arasındaki hukuki ilişkiyi tespit etmek, bu kapsamda iş kazasının meydana geldiği iş kolunda yetkin iş güvenliği uzmanlarından oluşan, daha önceki raporları düzenleyenden farklı bir üç kişilik bilirkişi heyetine yargılamaya konu kaza olayını inceleterek Kurum inceleme (tahkikat) raporu ile oluşan çelişkiyi de giderecek şekilde kusurun oran ve aidiyetini tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlemek, yukarıda açıklandığı şekilde sürekli iş göremezlik oranının her türlü şüpheden uzak şekilde belirlenmesi açısından sırasıyla SGK Yüksek Sağlık Kurulu'ndan ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor almak, mevcut sürekli iş göremezlik oranı konusundaki raporlar arasında çelişki oluşması halinde raporlar arasındaki çelişkiyi Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle gidermek, sonrasında yeniden bilirkişi hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde hükme esas 16.04.2018 tarihli bilirkişi hesap raporunun bilinen (iskontosuz) / bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değişmemesi gerektiğini ve davacının kanun yoluna başvurmamış olması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/1739, K. 2023/1480, T. 21.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-1739-e-2023-1480-k-40a74fd74f68